Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen, ticari araç satışında boya atma sorunu nedeniyle ileri sürülen gizli ayıp ve tazminat talebine dair gerekçeli karar.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı araçta kullanım sonrası dış yüzeyde boya atma sorunu ortaya çıkması üzerine, bu durumu gizli ayıp olarak nitelendirip Türk Borçlar Kanununa uygun şekilde ihbar ettiğini ve satış bedelinden ayıp oranında indirimle oluşan zararın tazminini talep ederken; davalı ise aracı teslim anında ayıpsız ve kusursuz olarak, davacı tarafından incelenerek teslim edildiğini, iddia edilen ayıbın kendileriyle ilgili olmadığını ve gizli ayıp iddiasını reddederek davanın reddini istemektedir.

ESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2025/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin, 18.04.2023 tarihinde davalıdan dava konusu 2023 model OPEL Mokka marka ... plakalı aracı satın aldığını, fakat araç kullanılmaya başlandıktan bir süre sonra herhangi bir dış etki olmaksızın aracın dış yüzeyinde boya atma sorunu meydana geldiği fark edildiğini,26.09.2024 tarihinde ... üzerinden davalı tarafa ihtarname gönderilmiş olup, ihtarname ile 'ayıbın ihbarı ile satış bedelinden ayıp oranında indirim yapılarak belirlenecek... tutarın ... hesabına yatırılması' talep edilmişse de, davalı yan taraflarına göndermiş olduğu ihtarnameye cevap dilekçesinde olumlu yanıt vermediğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen ayıbın tespiti hususunda ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/ Değişik İş dosyasında bilirkişi raporu alınmış olup araçta ayıp olduğu -kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte- 36.297,00.-TL satış bedelinden indirim yapılması gerektiği tespit edilmişse de bu tutara itiraz edilmiş olup işbu dosyada yeniden hesaplama yapılmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, TTK m.23/1-(c) ise "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde hüküm koyduğunu, zikredilen kanun metnine göre aşikar ve açık ayıplar bakımından TTK hükümlerine göre hüküm kurulması, gizli ayıplara ilişkin ise TBK hükümlerine gidilmesi gerektiği söylendiğini, müvekkili aracı satın aldığında gerekli dikkat ve özeni göstererek tüm incelemelerini yapmış fakat araçta bir problem görmediğini, bu nedenle, somut olay bakımından araç kullanılmaya başlandıktan sonra aracın dış yüzeyinde boya atması gizli ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiğini, kaldı ki araçtaki bu ayıpları müvekkilinin önceden fark etmesinin imkanı olmadığını, açıklamalar doğrultusunda araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığı apaçık ortada olduğunu, gizli ayıpta alıcının ihbar yükümlülüğüne ilişkin ise TBK m.223'te: "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."şeklindeki hükümle, gizli ayıba ilişkin herhangi bir ihbar süresi verilmediğinden dürüstlük kuralına uygun olacak en kısa sürede ihbar edilmesi gerektiğini, öyle ki müvekkili araca ilişkin gizli ayıpları öğrenir öğrenmez ihtarname çekerek dürüstlük kuralına uygun şekilde ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğin,karşı tarafın delillerine karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla; arz edilen sebeplerle, tüm talepler açısından ayrı ayrı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik; aracın satış bedelinden ayıp oranında indirim yapılarak müvekkilinin uğramış olduğu 100,00 TL (kısmi alacak) zararın temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline, her türlü başvuru, yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; husumet ve yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu araç müvekkili şirket tarafından 18.04.2023 tarihinde fatura edilmiş eksiksiz ve tam olarak davacıya teslim edildiğini, davacı aracı teslim alırken, bizzat kendisi aracı görmüş, incelemiş, muayene etmiş ve aracın herhangi bir ayıbı olmadığını belirterek, araca ait teslim tesellüm belgesini imzaladığını, dolayısı ile davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği boya arızası ve diğer arızalar ile müvekkili şirketin hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacıya araç olması gerektiği gibi, itina ve özen gösterilerek, ayıpsız hasarsız bir şekilde teslim edildiğini, bu nedenle gizli ayıp iddialarına itiraz ettiklerini, başvurucuya satıştan sonra herhangi bir servis hizmeti verilmediğini, müvekkili şirket aracın üretici/tedarikçi ... Pazarlama A.Ş’nin yetkili bayisi olduğunu, öncelikle boya şikâyetinin üretim aşamasında gizli ayıplı iddiasının üretici şirkete yöneltmesi gerektiğini, ayrıca aracın başvurucuya teslimatından bir yılı aşan süreden sonra herhangi bir kazaya karışıp, karışmadığı Tramer kayıtlarından araştırılması gerektiğini, üretim esnasında boya işlemi, üstün teknoloji ürünü robotlar tarafından uygulandığını,araç üzerindeki boya kalınlıkları, boyanın atıldığı yüzeyin geometrik formuna göre farklılıklar gösterebileceği gibi, bir akışkan olan havanın ve boya materyallerinin araç yüzeyine temas öncesindeki fizik kuralları gereği hareketi, aracın montaj bölgelerindeki boya süresinin uzaması, güvenlik gereği birçok farklı malzemeden üretilen araçlarda, malzemelerde boya tutuculuk özelliklerinin farklı olması sebepleriyle de kalınlık farklılıkları gözlemlenebildiğini, otomasyon teknolojisine dayalı olarak uygulanan boyanın kalınlık olarak toleransı 500 mikronla sınırlandırıldığını, marka araçlar için de bu üst değere kadar tüm boya kalınlıkları, eğer boya örtücülük işlemini sağlamışsa ve görsel bir problem bulunmuyorsa, standartlar dahilinde olarak değerlendirilir.'' dava konusu araç davacıya teslim edilmeden önce teknik mühendisler tarafından incelenmiş ve varlığı iddia edilen ayıplardan ari, kusursuz bir şekilde davacıya teslim edildiğini, teslim sırasında kaportadaki boya mikron kalınlıkları otomotiv sektöründe belirlenen boya kalınlığı aralığında ve Avrupa standartlarında olduğunu, bütün araçlar, üretici fabrikadan son boya kontrolü, seri üretimde bantta aracın boya kalınlık değerlerine ve üretici fabrika tolerans değerlerine uygun olarak çıktığını, kaldı ki, araçlar Bakanlık onaylı tüketiciye satış öncesi “Uygunluk Belgesi” aldığını, davacının araçta var olduğunu iddia ettiği gizli olmayan ayıpların aracın teslim tarihinde de var olduğunu ispatlaması gerektiğini, yapılacak bilirkişi incelemesinde aracın teslim tarihinde ayıplı olup olmadığının tespiti gerektiğini, araçta Varlığı İddia Edilen Boya Arızalarının Kazadan Kaynaklanıp Kaynaklanmadığı Araştırılması gerektiğini, araçta herhangi bir hasar var ise kazalı bir araç için değer kaybı talep edilmesi mümkün olmadığını, aracın tramer kaydının celbini ve yapılacak bilirkişi incelemesinde aracın tramer kaydına girmemiş bir kazasının bulunup bulunmadığının ayrıca araştırılmasını talep ettiklerini, davacının iddiaları doğrultusunda karar verilmesi mümkün olmayacağından öncelikle davanın reddine karar verilmesini, eğer Sayın Mahkeme aksi kanaatteyse söz konusu araçta var olduğu iddia olunan üretim kaynaklı ve güncel olarak herhangi bir husus olup olmadığının tespit edilebilmesi için; dava konusunun otomobil olması nedeniyle, teknik üniversitelerin otomotiv ana bilim dalı öğretim üyelerinden bilirkişi heyeti oluşturularak keşif yapılmak suretiyle iddia edilen hususların incelenmesi gerektiğini, üretici/tedarikçi ... Pazarlama A.Ş’nin Davacının Ayıp İddiası Nedeniyle Davaya Dahil Olması Gerektiğini, müvekkili şirket, Üretici/Tedarikçi ... Otomotiv A.Ş’nin yetkili bayisi olup dava konusu aracın sadece satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, satış işlemlerinden sonra herhangi bir servis hizmeti vermediğini, bu gerekçeler doğrultusunda Üretici/Tedarikçi ... Otomotiv A.Ş’nin yetkili bayisi olduğu için iş bu davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, davanın, yetki ve husumet yönünden usulden reddine,davanın üretici/tedarikçi ... otomotiv a.ş’ye ihbarına,neticede haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:Dava, davalı taraftan satın alınan araçta ayıp olduğu iddiasına dayalı satış bedelinden ayıp oranında indirim tazminat talebine ilişkindir.Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiş olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacı vekilinin dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlere,1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının feragatın ilk celseden önce vuku bulması sebebiyle 1/3' ü olan 205,13 TL'nin peşin alınan 615,40 TL den mahsubu ile artan 410,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-(Davacının davadan feragat ettiği dikkate alınarak) Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,4-Davalı davada vekille temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davacıya iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi’nde .... başvurma hakkı açık olmak üzere karar verildi.█████/2025Katipe-imzalıHakime-imzalı