Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, Rekabet Kurumu kararıyla sabit 12 bankanın rekabeti sınırlayıcı eylemleri nedeniyle oluşan kredi müşterisi zararının üç kat tazminatı davası.
Özet: Müşteri davacı, 2010 yılında davalı bankadan aldığı kredinin Rekabet Kurumu tarafından kararlaştırılan bankalar arası rekabeti sınırlayıcı anlaşma dönemine denk geldiğini ileri sürerek, bu durumdan kaynaklandığını iddia ettiği zararının üç katı tazminatını talep etmiş; davalı banka ise, üç kat tazminat hakkının rakip firmalara ait olduğunu, müşterilere karşı husumet ehliyeti olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ve davacının zararını ispatlayamadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: .....
KATİP
: .....
DAVACI
: .....
VEKİLİ
: Av. .....
DAVALI
: .....
VEKİLLERİ
: Av. .....
Av. .....
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2023
YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2010 yılında davalı bankanın ..... şubesinden 45.000,00 TL kredi kullandığını, ... 2011 yılında davalı bankanın da içerisinde bulunduğu 12 banka ile ilgili rekabeti sınırlandırıcı fiil nedeniyle ..... dosya numarası ile soruşturma başlattığını, ...'nun █████/2013 tarihinde ..... sayılı kararı ile davalı bankanın da aralarında bulunduğu 12 bankanın █████/2007-█████/2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. Maddesini ihlal ettiği anlaşıldığını ve 12 bankaya ciroları oranında ceza uyguladığını, davalı bankanın bu karara karşı ..... Mahkemesine dava açtığını fakat reddedildiğini, bunun üzerine bankanın ...'a temyiz yoluna başvurduğunu fakat bu başvurunun da ... tarafından reddedildiğini, davalı bankanın da dahil olduğu 12 bankanın müvekkilinin kredi kullandığı tarihlerde bir anlaşma doğrultusunda rekabeti sınırlandırdığını ve bu vesileyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararın bilirkişi incelemesiyle tespit edilebileceğini, bilirkişi raporuyla ortaya çıkacak zararın 3 katı kadar tazminatın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kredi, ticari kredi olduğunu, tüketici mahkemelerinin görev alanının , taraflarından birisi tüketici olan hukuki işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ile sınırlandırıldığını, dolayısıyla ticari krediden kaynaklanan ihtilaflar tüketici mahkemelerinde görülemeyeceğini, davacının bu davadaki talebinin, akdi ilişkiden kaynaklanan bir alacak hakkında değil doğrudan haksız fiil sebebiyle uğradığını iddia ettiği zararın tazminine yönelik olduğunu, davacının da bu talebini doğrudan 4054 sayılı Kanun’un 57. ve 58. maddelerine dayandırmış olup bu düzenlemeler, rekabet ihlali sebebiyle oluşan zarar bakımından teşebbüslerin haksız fiil sorumluluklarını düzenlemekte olduğunu, buna göre, tüketici kredilerinde dahi haksız fiilden kaynaklanan talepler bakımından Tüketici Mahkemelerinin görevli olmadığını, davanın ticari nitelikte olup, ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı ... RKHK m. 58/II kapsamında, zararının üç katı tutarında tazminat talep ettiğini ancak üç katı oranında tazminat talep imkanının, 58/II. maddeye göre yalnızca rakip firmalara tanınmış bir hak olduğunu, ...'nun açıklamalarından ve basına yansıyan haberlerden de bilindiği üzere, ...'nun 12 bankaya "mevduat", "kredi" ve "kredi kartları hizmetleri" olmak üzere 3 konu bakımından inceleme başlattığını ve bu üç konu bakımından davalı bankaları ayrı ayrı değerlendirmek suretiyle bir karar verdiğini, davacı tarafından açılan iş bu davaya konu taleplerinin dayanağını da bu soruşturmada verilen 15.03.2013 tarihli idari para cezası kararının oluşturduğunu, anılan soruşturma kapsamına mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine ilişkin Banka işlemleri konu olsa da soruşturmada incelenen Banka işlemlerinin, kamu mevduata yönelik Bankacılık faaliyetleri olduğunu, ... kararında ürün bazında detaylı ayrım yapılmadığı için Banka hakkındaki inceleme konusu kararın ayrıntılarından daha net bir şekilde anlaşılmakta olduğunu, Bankanın işbu davaya konu talep bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, Yargıtay kararlarına göre sıfat yokluğunun mahkemelerce res’en gözetilmesi gerekmekte olduğunu, davacının krediden kaynaklanan tazminat talebi bakımından da Bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep ettiğini, davacının bu davayı en geç 21.11.2012 tarihine kadar ve/veya 31.04.2016 tarihine kadar açması gerekirken zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde davacının kullanmak istediği bankacılık ürününü, dilediği bankadan almak konusunda irade serbestisine sahip olduğunu, davacının dava konusu Bankacılık ürününü ...’nun soruşturması kapsamında bulunmayan bankalardan kullanma konusunda tamamen serbest olduğunu, davada davacının iddia ettiği haksız fiilin etkileri ve dava konusu olay bakımından unsurları hususunda herhangi bir açıklama ya da iddia ettiği zararı ispat etmeye elverişli herhangi bir kanıt ileri süremediğini, yapılan incelemelerde Bankanın tüketici kredi, kredi kartı ve faiz uygulamaları doğrudan incelemeye tabi tutulmadığını ve bu ürünler bakımından Bankanın rekabeti ihlal eden eylemi tespit edilmediğini, bu sebeple Bankanın davacının kullandığı kredi bakımından hukuka aykırı bir fiilinin varlığından bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın diğer unsurlarda olduğu gibi bu unsur bakımından da herhangi bir ispat vasıtası ileri sürmeyip ... kararını yeterli gördüğünü, bu nedenlerle davanın görev yönünden reddine, davanın husumet nedeniyle reddine, süresi içinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, usule ilişkin itirazılarının kabul edilmemesi halinde davanın esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
-Davacının davalı bankadan çekmiş olduğu krediye ilişkin kayıtlar,
-... kararı,
-İdare Mahkemesi ve ... kararları,
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine aykırı eylemlerden ötürü uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un "Tazminat Hakkına" ilişkin 57. maddesi, "Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur" hükmünü içermektedir.
Aynı Kanun'un "Zararın Tazminine" ilişkin 58. maddesinde ise, "Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.
Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedebilir" şeklindedir.
Davacı taraf ...'nun █████/2013 tarih ve ..... sayılı kararı ile aralarında davalı bankaların da bulunduğu 12 adet bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda faiz karteli oluşturduğu yönündeki kararını dayanak göstererek davacı ile davalı bankalar arasındaki kredi akitlerinde daha yüksek faiz ödemek durumunda kaldığı ve yine mevduatlarına daha düşük faiz uygulandığını, davalıların haksız rekabet oluşturan bu kartel eylemlerinden ötürü zarara uğradığını iddia ederek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Yargılamaya konu edilen uyuşmazlığın esasına yönelik olarak davacı yanın haksız rekabet nedeni ile tazminat istemine dayanak teşkil eden █████/2013 tarih ve ..... sayılı kararına karşı iptal istemi ile yapılan başvuru üzerine ..... Mahkemesince iptal talebinin reddedildiği, bu karar aleyhine ... nezdinde temyiz başvurusu yapıldığı, önce temyiz talebinin ..... tarafından reddedildiği, bu karar aleyhine karar düzeltme başvurusu üzerine karar düzeltme talebinin ...... Dairesi'nin 21.05.2019 tarih, .....sayılı ilamı ile kabulüne karar verilerek ..... Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verildiği, bu defa ..... Mahkemesince karara karşı direnilmesi üzerine, .....'nun 31.05.2021 tarih, ..... sayılı kararı ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, ..... Dava Daireleri Kurulu'nun kararına karşı karar düzeltme istemi ise █████/2022 tarih, ....., sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bu anlamda davacının haksız rekabet nedeni ile tazminat talebinin dayanağını teşkil eden davalı bankaların davacının da kullandığı kredi türlerinde kartel oluşturduğu yönündeki iddiasının temeli ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca ispat edilmeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 60,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 209,85 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 3.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davalı vekili Av. .....'nun yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıld.█████/2023
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!