Antalya Bölge Adliye Mahkemesinden, araç bedeli ödemesine karşılık teminat olarak verilen bonodan kaynaklanan menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının tadilat işleri için imzaladığı 40.000 TLlik bononun kalan 17.500 TLlik kısmını araba devri ile ödemesi sonrası, davalı tarafından eline geçen ve "teminat senedi" olarak nitelendirilen aynı bedelli ciro edilmiş bir bonodan dolayı aleyhine başlatılan icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasını konu almaktadır. Davacı, senedin araç karşılığı ve teminat olarak verildiğini, davalıya borcu olmadığını iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, hem sözleşmede araç ile ödeme taahhüdü hem de senet üzerindeki "teminat senedi" ibaresi nedeniyle davacının borçlu olmadığına karar vermiştir. Davalı ise bu karara itiraz ederek, senedin teminat değil borç karşılığı verildiğini, davacının kötü niyetli hareket ettiğini ve kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2021
DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait 2 dairenin eksiklerinin tamamlanması için ... Yapı Tasarım sahibi ... ile █████/2018 tarihinde "sipariş ve satış" sözleşmesi imzalandığını, sözleşme altında matbu bono senedini de imzaladığını, müvekkilinin 40.000,00 TL bono senedi bedelinin 2.500,00 TL'sini peşin olarak ödediğini, kalan kısmını da 2.500,00 TL'yi █████/2018 tarihli tahsilat makbuzu ile, 22.000,00 TL'yi █████/2018 tarihli tahsilat makbuzu ile ödediğini, geri kalan 17.500,00 TL borcunu da ... plakalı arabayı teslim ederek ödediğini, 17.500,00 TL bedel kabul edilen arabanın satışını almak istemeyen ..., arabanın 3. şahıslara satışının önlenmesi amacı ile müvekkilinden araba bedeli karşılığı, alacaklısı ..., borçlusu ... olan █████/2018 vadeli █████/2018 tanzim tarihli 17.500,00 TL bedelli bono senedini müvekkilinin cirosu ile teslim aldığını, müvekkilinin senet üzerine teminat senedi ve senet borçlusu adı üzerine "... nolu araç karşılığında verilmiştir" kaydı yazdığını, ... plakalı aracın daha sonra ...'ın gösterdiği 3. şahsa noter aracılığı ile müvekkili tarafından satıldığını, müvekkilinin ciro ettiği bono senedi iade edilmesi gerekirken, senet kayboldu bahanesi ile müvekkiline iade edilmediğini, iade edilmesi gereken bono senedinin 1 buçuk yıl sonra davalının eline geçtiğini, davalının kendi adını yazıp imzalayarak müvekkili aleyhine Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü yol ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinde alacaklı görünen davalıya müvekkilinin hiçbir borcunun olmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile, yazılı anlaşmaya göre bedelsiz kalan bononun iptaline, davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...hem sözleşmede 17.500 TL'nin ... plakalı araç ile ödeneceği hem de bonoda ''teminat senedi'' ibaresi bulunduğu ve ... plakalı araç için teminat olarak verilmiş olduğu açıkça düzenlenmiş olduğundan, HGK'nin █████/2001 tarih, ███████-233 ve █████/2001 tarih ve... sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile ispatlandığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Denizli 2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu █████/2018 ödeme tarihli, 17.500,00 TL bedelli, keşidecisi ... olan, lehtarı ... olan bonodan dolayı davalı ...'na borçlu olmadığının tespitine, İİK'nın 72/5. maddesi gereği takibin kötüniyetli olduğu ispat olunamadığından, kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu senedin borcuna karşılık davacı tarafından cirolanarak müvekkiline verildiğini, senedin teminat senedi olduğundan bahsedilmediğini, bu iddiaların yersiz olduğunu, araç satışı sözleşmesinde görüleceği üzere, aracın üçüncü bir ilgisiz şahsa satıldığını, bu kişinin tanık olarak dinlenmediğini, müvekkiline yemin teklif edilmediğini, müvekkilinin alacağının silinip atıldığını, davacının iddialarının müvekkili ile uzaktan yakından alakasının olmadığını, teminat senedi olduğunu kabul etmemekle birlikte, bir an için teminat senedi olarak kabul edilmesi halinde dahi, davacının kötüniyetli olarak bu senedi ciro edip müvekkiline verdiğini, sebepsiz zenginleşme amacında olduğunu, dolayısıyla senedin adi senet olarak delil başlangıcı niteliğinde sayılmasının gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, takip konusu bonodan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf, dava dışı ... isimli kişi ile sözleşme yaptığını, bu sözleşmede belirlenen 40.000,00 TL borcu için, sözleşmenin altına dercedilen 40.000,00 TL’lik bir bonoyu imzaladığını, bono borcuna istinaden ödemeler yapıp makbuzlar aldığını, bakiye 17.500,00 TL’lik borç için, kendisine ait ... plakalı aracın devrini yapacağı konusunda anlaştıklarını, bu hususun sözleşmenin arkasına yazıldığını, sonrasında ...’in bu aracı satın almak istememesi üzerine arabanın başkalarına da satılmasının önlenmesi için, araba bedeli olarak belirlenen 17.500,00 TL kadar ...’e bono verdiğini, daha sonra ...’in gösterdiği üçüncü kişiye aracın devredildiğini, dolayısıyla bu bonodan ötürü borcunun bulunmadığını belirtmektedir.
Takip konusu █████/2018 tanzim tarihli, █████/2018 vade tarihli 17.500,00 TL bedelli bononun incelenmesinde; keşidecisinin dava dışı ..., lehtarının davacı ... olduğu, bedelin "teminat senedi" olarak ahzolunduğunun yazılı olduğu, keşidecinin imzasının üzerinde "... nolu araç karşılığında verilmiştir." ibaresinin yazılı olduğu, ...’in cirosuyla bononun davalı ...’e geçtiği görülmüştür.
Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini, teminat altına alınan aracın, sözleşme ilişkisi içerisinde olduğu ...'ın gösterdiği üçüncü kişiye devredildiğini, dolayısıyla borcun kalmadığını ileri sürmüştür. Senet sebepten mücerret olup, davalının da bu senedin borca karşılık alındığı savunmasına karşın, aksini iddia eden yani bononun teminat amaçlı düzenlendiğini, taraflar arasında esasen herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını iddia eden davacı taraf, bu hususu ispatla yükümlüdür. Davacının iddiasında geçen ...'ın ismi, bonoda herhangi bir şekilde yer almamaktadır. Bono üzerinde bedelin "teminat senedi" olarak ahzolunduğu yazılı ise de, neyin teminatı olduğu konusunda bir açıklama bulunmadığından, bu ifadenin tek başına bonoyu teminat senedi haline getirdiği kabul edilemez. Bononun ön yüzünde bulunan "... nolu araç karşılığında verilmiştir." ifadesi, bononun, bu aracın satılmasının teminatı olarak düzenlendiğini göstermemektedir. Yazılı ifadeden anlaşılan, bononun, ... plakalı araç karşılığında yani malen düzenlendiğidir. Somut olayda, davacının anlatımlarında geçen temel ilişkinin tarafı zaten davalı değildir. Dava dilekçesinde, davalıya atfedilen herhangi bir kötüniyet iddiası da bulunmamaktadır. Davacı taraf senede karşı senetle ispat kuralı gereği iddiasını aynı kuvvette kesin bir delille ispatlayamadığından, davanın bu gerekçeyle reddedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bononun teminat senedi olduğu ve teminat altına alınan edimin ifa edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE;
a-İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve uygulanmış olduğundan takip konusu 17.500,00 TL asıl alacağın, takdiren %20'si oranında belirlenecek olan tazminatın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 298,86 TL harcın mahsubuyla bakiye 316,54 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
c-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
d-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
e-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
f-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,
g-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
h-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 299,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 57,20 TL posta masrafı olmak üzere toplam 219,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!