Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarını reddederek yerel mahkeme kararını oy birliğiyle onadı.
Özet: Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan aldığı mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazları incelenmiş; mahkeme, sanığın suçlamaları reddetme ve polisin haksız işlem yaptığı yönündeki iddialarını reddederek, haksız tahrik koşullarının oluşmadığı ve eylemin sanık tarafından işlendiği yönündeki yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir; bununla birlikte, yerel mahkemenin eylemi birden fazla görevliye karşı tek fiille yapılmasına rağmen 5237 sayılı Kanunun 43/2. maddesini ve suçun birden fazla kişi tarafından silahla işlenmesine karşın 265/3 ve 4. maddelerindeki artırımı uygulamamış olmasının aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmayarak hüküm onanmıştır.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Görevi yaptırmamak için direnmeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece bozma üzerine sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi, atılı suçlamayı kabul etmediğine, beyanlarının tutanağa doğru geçirilmediğine, polis memurlarının kendilerine haksız işlem yaptıklarına vesaire yöneliktir.III. GEREKÇEKatılan ve şikayetçi beyanları ile katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen adli rapor içeriği doğrultusunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmış; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte, ayrıca fikir ve eylem birliği içerisinde silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 265. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında düzenlenen artırım uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.01.2025 tarihinde karar verildi.