4. Ceza Dairesi, küçük yaşta mağdurun fuhuş yapmasına aracılık eden sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarını reddedip yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: Bir önceki bozma kararının ardından sanık hakkında yaşı küçük mağdurun fuhuş yapmasına yer temin etmek ve müşteri bulmak suretiyle aracılık etmek suçundan verilen mahkumiyet kararı, temyiz incelemesinde; dosyadaki tutanaklar, tanık beyanları ve sanığın ikrarıyla desteklenen eylemin somut delillerle sabit olduğu, mağdurun sanığı kurtarmaya yönelik beyanlarının dikkate alınmadığı, yerel mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve katılan vekilinin vekalet ücreti talebinin hukuka uygun görülmediği tespit edilerek oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: FuhuşHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇBozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteği, masumiyet karinesine aykırı olarak, her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmamasına karşın sanığın cezalandırıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının kamu vicdanını yaraladığına, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.III. GEREKÇEAnayasa’nın 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmeyerek yapılan incelemede;Tüm dosya kapsamı, 15.12.2013 tarihli tutanak, tanıklar ...... ve ........'nin beyanları karşısında her ne kadar mağdurun kovuşturma aşamasında alınan beyanında sanığın kendisinin fuhuş yaptığından haberdar olmadığını iddia etmiş ise de, sanığın aşamalarda kendisine ait evde mağdur ile tanık .........'nin ilişkiye girdiğini söylemesi nedeniyle mağdurun kovuşturma aşamasında alınan beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığın yaşı küçük mağdurun fuhuş yapmasına yer temin etmek ve müşteri bulmak suretiyle aracılık ettiğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.01.2025 tarihinde karar verildi.