Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, taşeronluk sözleşmesi kaynaklı kum çıkarma anlaşmazlığıyla ilgili itirazın iptali davasını hükme bağladı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket 2010 tarihli taşeronluk sözleşmesi kapsamında yaklaşık 500.000 ton kum çıkarma taahhüdünü büyük ölçüde yerine getirerek, özellikle daha zor ve pahalı olan ince kum çıkararak sözleşme bedelinin üzerinde iş yaptığını, ancak 16.880 tonluk malzemenin bedelinin ödenmediğini iddia ederek kendi başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı şirket ise davacının sözleşmedeki 500.000 tonluk üretimi tamamlamadan işi terk ettiğini, taahhütlerini yerine getirmediğini ve kendisine 244.477,93 TL borçlu olduğunu savunmaktadır, bu süreçte her iki tarafın da birbirine karşı başlattığı icra takipleri ve itirazın iptali davaları bulunmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVALI
: ... - ... ...
VEKİLLERİ
: Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: 18/.../2023
KARAR Y.TARİHİ
: 27/.../2023
Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 14.01.2010 tarihli taşeronluk sözleşmesi gereğince 500 ton kum çıkarmayı yüklendiğini, anlaşmaya göre 0,5-10-15 mm kum çıkarılacağını, ocağın kum rezervi kesin olarak tespit edilemediğinden sözleşmeye ayrıca ve açıkça takriben 500 ton ibaresinin kullanıldığını, iş tutarın da yaklaşık maliyet hesabıyla 1.375.000,00 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirerek 0,5-10-15 mm kum çıkarıp, işleyip teslim ettiğini, davalı şirketinde sözleşme kapsamında yapması gereken mahsupları yaparak müvekkiline hak edişlerin ödediğini, davalı şirketin müvekkilinden 10-15 mm kum istemediğini, sadece en ince yani çıkarılması ve işlenmesi en zor kum olan 0,5 mm kum talep ettiğini, kararlaştırılan ücrette birim bazında 5 TL'ye yükseltildiğini, 2010 yılının 5. ayından itibaren de yapılan ödemeler bu miktar üzerinden yapıldığını ve davalı şirketin tüm hakedişlerden mahsup etmesi gereken tüm bedelleri mahsup ettikten sonra müvekkillerine hakedişini ödediğini, müvekkilinin çoğunluğu 0,5 ince kum olarak 453.574,66 ton kum çıkardığını, sözleşmede kararlaştırılan bedelin çok üstünde iş yaptığını, sözleşmenin değişmemesi çok uygun bedelle müvekkiline ince kum çıkarıyor olmasının davalı şirketin işine geldiğininden müvekkilinin 500 ton kum çıkarması yönünde zorlandığını, müvekkilince çıkarılan 16.880,00 ton malzemenin yani, ... nolu hak ediş olarak adlandırılan iş bedelini ödemediğini, davalı şirketin müvekkilinin ürettiği 16.880,00 ton malzemenin bedelini ödemediği gibi müvekkili şirket aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile 244.477,93 TL bedelli ilamsız icra takibi ve müvekkili şirket yetkilisine tarafından taşeronluk sözleşmesinin 10. maddesi gereği teminat olarak verilen taşınmaz üzerinden ... sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, icra takiplerine itiraz neticesinde ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama sonucu ... ... A.Ş.'nin açmış olduğu asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiğini, anılan kararın davalı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiğini, müvekkili tarafından ... A.Ş. aleyhine ... sayılı takip dosyası ile 103.141,54 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafın borca ve yetkiye itiraz ettiğini, yetki itirazı sonucu ... Esasına kaydının yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirket tarafından müvekkilinin ürettiği 16.880,00 TL malzeme bedelinin ödemediğini belirterek davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 04.01.2010 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme ile yüklendiği edimlerini yerine getirmeyerek işte kullanılan tesislerini sökmeye başladığını ve iş yerini terk etme hazırlıklarına başladığını, davacının bu tutumu nedeniyle ihtarname ile davacıdan 23 gün içeresinde sözleşmeye göre eksik kalan bakiye 46.425,35 ton kum-çakıl üretiminin yapılmasının talep edildiğini, verilen sürede talebin yerine getirilmez ise sözleşme konusu ifanın artık kabul edilmeyeceğini, sürenin bitiminden sonra sözleşme konusu ifa yerine, müspet zararın talep edilebileceğinin davacıya tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen davacının işte kullanılan tesislerini söktüğünü ve iş yerinin terk ettiğini, davacının iş yerini terk etmesi akabinde davacının müvekkiline 244.477,93 TL borcu olduğunun tespit edildiğini, fatura düzenlendiğini, faturanın davacı şirkete tebliğ edildiğini ancak davacı tarafından ödeme yapılmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin gereğince tüm masrafların birim fiyat içinde olduğu, birim fiyata dahil olup da müvekkilinin davalının nam ve hesabına yaptığı tüm edimlerin hak edişten düşülmesi gerektiğinin sabit olduğunu, davalı şirketin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin 6. ve 14. maddeleri ile sabit olduğu üzere davalı şirketin 500.000 ton üretim yapması gerekirken sadece 453.574,65 ton üretim yaptığını, bu hali ile davacının edimlerini yerine getirilmediğinin sabit olduğunu, sözleşmenin 19. maddesinin 4. bendi ile sabit olduğu üzere taraflar arasında imzalanan hak edişlerin imalatın tespiti ve geçici ödemelere temel oluşturduğunu, bu hak edişlerin davalı taşeron açısından bağlayıcı olsa da müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, davacı tarafından icra takibine konu ettiği işlemiş faizin yasal bir dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin temerrüte düşmediğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini savunmuş davanın reddini istemiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Tarafların üzerinde anlaştığı bir husus bulunmamaktadır.
B.Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Tararlar arasında, davacının, 04.01.2010 tarihli taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan ve ödemeyen bakiye iş bedeli alacağının kalıp kalmadığı, kalmış ise ne tutarda olduğu ile davacının işlemiş faiz isteminin yerinde olup olmadığı bu kapsamda davalının davadan önce temerrüte düşürülüp düşürülmediği hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Turizm ve Ticaret A.Ş. tarafından borçlu ... Gıda Turz. Tic. A.Ş. aleyhine 50.119,03 TL asıl alacak 53.022,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.141,54 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine girişildiği, borçlunun vekili aracılığıyla borca itiraz ettiği, icra takibinin durduğu, davanın yasal süresi içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
6. 04.01.2010 tarihli taşeronluk sözleşmesinin incelenmesinde; taraflarının ... A.Ş. ile ... Turizm ve Ticaret A.Ş. olduğu, sözleşmenin konusunun; "Taşeron’un gerçekleştireceği iş, ana hatları ile ... (...) arasında imzalanan “...” isimli inşaat işinin yapımına ait mukavele kapsamındaki; beton ve betonarme betonu imalatlarının yapılmasında kullanılacak
olan "elenmiş, yıkanmış, granülometrik" kum-çakılın hazırlanması ve taşıtlara yüklenmiş
vaziyette ...’e teslim edilmesi işinin iş bu sözleşme ve ekleri ile çerçevesinde yapılması olduğu anlaşılmıştır.
7. ... Mahkemesinin 20...2018 gün ve ... Esas ... Karar sayılı kararının incelenmesinde; asıl ve birleşen dosyada davacının ... Gıda Turz. Ticaret A.Ş., asıl davada davalının ... Turz. ve Ticaret A.Ş., birleşen dosyada ... olduğu, asıl davada taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili, birleşen davada taşeronluk sözleşmesinin teminatı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, kararın ... Dairesi'nin 26.09.2022 gün ve ... sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.
8. Bilirkişi raporları.
a) Bilirkişi heyeti 10.04.2023 tarihli kök ve 08.11.2023 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; davacı tarafından Şubat-Mart 2011 döneminde imalatı gerçekleştirilen 16.880 ton
imalata ilişkin davalı şirketçe davacıya ödeme yapılmadığı, buna göre; malzeme
bedelinin (16.880 Ton x 5,00 TL) 84.400,00 TL+KDV eklendiğinde bu tutarın
(84.400,00 TL x %18 KDV 15.192,00 TL)= 99.592,00 TL olduğu, gerek teknik
bilirkişilerce, gerek kesinleşen ... Esas ... Karar sayılı dosyasından anlaşıldığı,
davacı şirkete davalı tarafça ödenmeyen ve davacı alacağı olan 99.592,00 TL tutarında
ki alacak kaleminden, davalı şirketçe davacı adına yapılan ödemeler mahsubu sonunda,
davacının (99.592,00-48.869,97)= 50.722,03 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı şirket vekilince, mahsubu talep edilen kalemlere ilişkin belge suretlerinin
dilekçe ekinde dava dosyasına kazandırıldığı görülmekle, daha önce de bu evrakların ... sayılı dosyasına kazandırıldığı ve kalemlerin tek tek
irdelenmesi sonucu yukarıda detayı arz edilen kalemler harici mahsup işleminin mahkemenin takdirinde olduğu görüşü bildirilmiştir.
b) Bilirkişi heyeti 08.11.2023 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; ... .... Noterliğinden 23.03.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin 25.03.2011 tarihinde tebliğ edildiği, taleple bağlılık ilkesi gereği, takip talebinde asıl alacak tutarının 50.119,03 münasebeti ile işlemiş faiz tutarının 52.507,58 TL olduğu görüşü bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
9. Dava; taraflar arasında akdedilen 04.01.2010 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başaltılan icra takibinde vaki itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
10. Davacı, eldeki dava ile; davalı yan ile akdedilen taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin ödemediğini, alacağın tahsiline yönelik giriştiği icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
11. Davalı yan ise tebliğ aldığı ödeme emrine karşı, süresi içinde, "... Alacaklanın, taraflar arasında olan sözleşme ile ilgili olarak yerine getirmediği edimleri ve buna sözleşmeye aykırı davranışların mevcuttur. Bu hali ile borca ve işlemiş faize itiraz ederiz. Müvekkilin taraflar arasında olan sözleşme ile ilgili olarak cezai şart haklarını saklı tuturyoruz. Ayrıca konu ile ilgili ... Esas ile takip olduğu için bu takibin mükerrer olması sebebiyle itirazda bulunuyoruz. Süresinde yapılan itiraz sebebi ile takibin durdurulmasına, ..." şeklinde itiraz etmiş, cevap dilekçesinde ise; davacı yanın sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
.... Taraflar arasında ... işinin yapımı için beton ve betonarme betonu imalatlarının yapılmasında kullanılacak
olan ellenmiş, yıkanmış, granülometrik kum-çakılın hazırlanması ve taşıtlara yüklenmiş
vaziyette davalıya teslimine dair eser sözleşmesi akdedildiği anlaşılmıştır. Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesine göre eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.
13. Davalı yanca, davacı aleyhine ... esas sayılı dosyasında; sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının tespiti ile teminat olarak verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte vaki itirazın iptali (birleşen dosya) istemli açılan davaların yapılan yargılaması neticesinde verilen 20...2018 tarih ve ... sayılı karar ile; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, anılan karar istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek, 26.09.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen bu hüküm tarafları bağlayıcı kesin delil niteliğinde olup, Mahkemesince alınan ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile davalının davacıdan alacağı olmadığı, aksine; davacının davalıdan sözleşmeden kaynaklı 50.722,03 TL tutarında alacaklı olduğu belirlenmiştir.
14. Gerçekten de, Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de; davacı tarafından Şubat-Mart 2011 döneminde imalatı gerçekleştirilen 16.880 ton
imalata ilişkin davalı şirketçe davacıya ödeme yapılmadığı, ödeme yapılmayan malzeme bedelinin (16.880 Ton x 5,00 TL) 84.400,00 TL olduğunu, bu bedele %18 KDV eklendiğinde
(84.400,00 TL x %18 KDV =15.192,00 TL) davacının (84.400,00 TL + 15.192,00 TL KDV ) davalıdan 99.592,00 TL alacaklı olduğu, ancak davalı şirketçe davacı adına yapılan ödemelerin mahsubu sonrada davacının (99.592,00-48.869,97) = 50.722,03 TL bakiye alacağının kaldığı anlaşılmıştır.
15. Davacı tarafından davalı yana keşide edilen ... .... Noterliğinin 23.03.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; 55.000,00 TL alacağının ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı yan 25.03.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ihtarnamenin tebliği tarihinde temerrüte düştüğü, taleple bağlılık ilkesi gereği, takip talebine konu 50.119,03 TL asıl alacak yönünden; 25.03.2011 temerrüt tarihinden 26.03.2019 takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 52.507,58 TL olduğu hesaplanmıştır.
16. Bu durumda, davacının davasının kısmen kabulüne, davalının itirazının 50.119,03 TL asıl alacak, 52.507,58 TL işlemiş faiz olmak 102.626,61 TL yönünden iptaline, takibin; 50.119,03 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 ve değişen oranlarda temerrüt faiz işletilerek devamına karar verilmiştir.
17. Dava konusu alacak ... esas sayılı dosyasında tartışılmış, mahkemesince verilen 20...2018 tarih ve ... sayılı karar ile yargılama konusu olmaktan çıkmıştır. Dahası anılan karar, 18.05.2021 tarihinde istinaf incelemesinden geçtikten sonra davacı tarafından dava konusu alacak 26.03.2019 tarihli takibe konu yapılmıştır. Artık alacağın varlığının ve tutarının yargılamayı gerektirmediği, başka bir deyişle alacağın likit olduğu ve davalının da itirazında haksız olduğu anlaşıldığından, itirazın iptaline karar verilen 102.626,61 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 20.525,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI-HÜKÜM
1. Davanın kısmen kabulüne; davalının, ... esas sayılı takip dosyasında vaki itirazının 50.119,03 TL asıl alacak, 52.507,58 TL işlemiş faiz olmak 102.626,61 TL yönünden iptaline, takibin; 50.119,03 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 ve değişen oranlarda temerrüt faiz işletilerek devamına,
2. Fazlaya dair istemin reddine,
3. İtirazın iptaline karar verilen 102.626,61 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 20.525,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar ve İlam Harcı
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.010,42 TL harçtan peşin alınan 1.761,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.249,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplamı 1.829,20 TL yargılama harcının red/kabul oranına göre 1.820,07 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 112,50 TL, bilirkişi ücreti olarak 3.000,00 TL yapılan toplam 3.112,50 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre hesaplanan 3.096,96 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesi,
8. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin red/kabul oranına göre hesaplanan 1.313,41 TL’nin davalıdan, 6,59 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Vekalet Ücreti
9. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
10. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 514,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 18...2023 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/.../2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!