Kasko sigorta şirketinin, karayolu üzerindeki yabancı cisimden kaynaklanan trafik kazası sonrası sigortalıya ödediği hasarın rücuen tahsili takibine itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, kasko sigortacısı davacı bir şirketin, yol bakımı ve işletmesinden sorumlu davalı şirketin kusuru sonucu meydana gelen trafik kazasında sigortalısına ödediği hasar bedelini rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, takibin iptali ile birlikte ödenen tazminatın ve %20 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ettiği bir davayı ele almaktadır; belge, mahkemenin davanın hukuki niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesindeki değerlendirmelerini sunarken, henüz hüküm kısmına ulaşmamıştır.

ESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2025/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin ... Plaka Sayılı ... adına kayıtlı aracın kasko sigortacısı olduğunu, ... ... düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında yapılan incelemede 16.09.2024 günü saat sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... ... istikametinden ... İstikametine seyir halinde iken KM 68' e geldiği esnada yol üzerinde bulunan bir cisme aracının ön ve alt kısımları ile çarpması sonucu tek araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı yolun bakımı yapımı ve işletmesinden sorumlu ... A.Ş'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 13 maddesi gereği (Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısım, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür) maddesini ihlal ettiğinin görüş ve kanaatine varıldığını, aynı zamanda ... A.Ş 2918 Sayılı K.T.K 7 maddesine göre; Madde 7/a: “Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak” kuralını ihlalden de tam kusurlu olduğunu, esasen para vererek ve yüksek hızlarda kullanan otobanlarda yol üzerinde yabancı maddelerin bulunmasının tehlike arz ettiğini, yolun ve canın güvenliğini sağlamanın davalının 1. derecede sorumluluğu olduğunu, müvekkili şirketçe kaza için ... Kasko nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, hasar dosyası incelendiğinde Kasko sigortalı aracın maddi hasarı için 08.10.2024 tarihinde 142.607,57 TL ... Otomotiv'e ödeme yapıldığını, ödenen bu hasar bedeli zararlarına ilişkin olarak davacı şirketin, zarara sebebiyet veren taraflara TTK 1472 vd. maddesinde düzenlenen sigortacının halefiyet koşullarını,Borçlar Kanunun Haksız Fiil Hükümleri, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gereği rücu ettiğini, kasko zararının tazmini için ... Yatırım İşletme Anonim Şirketi aleyhine ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Enolu dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu şirketin yetkiye, ödeme emrine, borca, takibe, asıl alacağa ,faiz oranına, faize işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine açıkça kötü niyetli itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabulucuğa başvurulduğunu, fakat anlaşma sağlanamadığını, iş bu nedenlerle itirazın iptali davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle ödenen tazminat alacağının rücuen temini için ... 5.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve yersiz itiraz nedeniyle aleyhine % 20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.HUKUKİ NİTELİNDİRME VE GEREKÇE;Dava; kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsiline yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerekir. ... ... Kurulu'nun █████/1944 tarihli Esas ve Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda, davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerektiği, buna göre sigortalı tacir olmayıp, kazaya konu aracın da hususi kullanım amacı ile kayıtlı olduğu, ayrıca davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı, sonuç olarak, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı anlaşıldığından bu hususla ilgili yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır