İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin, senet, çek ve sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptali davasında imza sahteciliği iddiaları ile verilen kötü niyet tazminatı kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı vekilinin sözleşme, çek ve senede dayalı icra takiplerine yapılan itirazların iptali ve takiplerin devamı talepleriyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, takip konusu belgelerdeki imzaların davalıya ait olmadığını tespit ederek itirazın iptali davalarını reddetmiş ve davacıyı kötü niyetli takip tazminatına mahkum etmiştir. Davacı ise bu kararı istinaf ederek, davalı ile sözleşme imzalandığını, karşılığında çeklerin sorunsuz tahsil edildiğini, önceki imza incelemelerinde imzaların davalıya ait olduğunun belirlendiğini ve davalının şikayetini geri aldığını, bu nedenle kötü niyetli tazminat ödemesinin haksız olduğunu ileri sürmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ19. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2021NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:İtirazın İptali (Senet, Çek ve Sözleşmeden Kaynaklanan )DAVA TARİHİ
:█████/2016BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DOSYASIDAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)KARAR TARİHİ
:█████/2025İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin █████/2021 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekili, aynı gün açtığı bu iki davada, davalı ... aleyhine kök dosyada ... sayılı takip dosyasıyla, birleşen dosyada ise yine aynı icra müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibinde bulunduklarını; icra takiplerini sözleşme, çek ve senede dayandırdıklarını; davalının her iki takibe de haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, itirazın iptaline, takiplerin devamına ve davalıdan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, icra takibinin dayanağı olan belgelerdeki senetteki ve çekteki imzaların müvekkiline ait olmadığını; bu nedenle icra takiplerine itiraz edip, imzanın kendilerine ait olmadığını bildirdiklerini, icra takibine dayanak herhangi bir borçlarının bulunmadığını; davacının sahte imzalı belgelerle söz konusu icra takiplerini başlattığını belirterek, hem davanın hem de birleşen davanın reddini savunmuş, davalıdan da %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2021 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı "İş bu dosya ve birleşen mahkememizin ████████ Esas sayılı dosyasında; İcra takibine konu belge ve kambiyo senetlerindeki imzalar davalımıza ait olmadığı için açılan itirazın iptali davalarının reddine, dosya kapsamına nazaran iş bu dosyada 256.060,00 TL üzerinden birleşen mahkememizin ████████ Esas sayılı dosyasında ise 403.000,00 TL üzerinden %20 kötü niyetli takip tazminatının davacıdan alınıp, davalıya verilmesin" kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı ile 2 adet sözleşme imzalandığı, davalının sözleşmeye istinaden borcuna karşılık müvekkile 9 adet çek verdiği, bu çeklerin ... şubesinin 7. 900,00 TL sıralı çekleri olup bu çeklerin müvekkili tarafından bankadan hiçbir sorun olmadan tahsil edildiği, söz konusu hiçbir sorun olmadan tahsil edildiği, söz konusu imza incelemelerinde bu çeklerin dosya içine aldırılmadığı, eksik belgeler ile Adli Tıptan rapor aldırıldığı, İstanbul CBS'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile alınan █████/2018 tarihli imza incelemesinde davaya konu sözleşme ve belgelerde yer alan imzaların davalıya ait olduğu tespit edildiği, davalı imzaların kendisine ait olduğunun ortaya çıkması ile soruşturma dosyasında şikayetini geri aldığı, müvekkilinin hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, haklı olan alacağı inancı ile alacağını tahsil etmeye çalıştığı gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuştur.GEREKÇE
:Dosya incelendiğinde davanın kambiyo senedine istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince, tarafların sunmuş oldukları deliller dosya arasına alınarak tarafların iddia ve savunmaları kapsamında inceleme yapıldığı, bilirkişi raporları aldırıldığı görülmüştür.İlk derece mahkemesince "...Kök dosyadaki █████████ sayılı icra dosyası █████/2006 tarihli sözleşme ile █████/2006 tanzim tarihli, █████/2007 ödeme tarihli, 200.000,00 TL bedelli senede ve █████/2007 tarihli 200.000,00 TL bedelli çeke ilişkin olup; birleşen dosyada ise icra takibi █████/2007 tarihli sözleşme ile █████/2008 ödeme tarihli █████/2007 tanzim tarihli 123.200,00 TL bedelli senet ve █████/2008 tarihli 23.200,00 TL bedelli çeke dayalı olarak yapılmış; davalı taraf her iki icra takibine de takip dayanağı altındaki belgelerdeki imzanın sahte olduğunu belirtip, " borcum yoktur " şeklinde itiraz etmiş; itirazlar üzerine takip durmuş, iş bu davalarda bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Taraflar arasındaki ihtilaf, takip dayanağı belgelerin altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.Kök dosyanın dayanağı olan takip 256.060,00 TL asıl alacak + 290.182,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 546.242,62 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere yapılmış olup; birleşen dosyadaki icra takibi ise, 403.000,00 TL asıl alacak + 549.206,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 952.206,20 TL ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle tahsil yönünden yapılmıştır.Mahkememizce davalının örnek imzaları toplanmış, takip dayanağı belgelerin asılları getirtilmiş, davalının huzurda yeteri kadar imzası alınmış ve hem kök dosya hem de birleşen dosya yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor istenmiştir. Adli Tıp Kurumu vermiş bulunduğu raporda, hem kök dosyanın hem de birleşen dosyanın takip dayanağı altındaki imzaların davalıya ait olmadığını bildirmiştir.Ancak, davacı taraf Hasan Kalyoncu Üniversitesi Adli Bilimler Laboratuvarından bir rapor sunmuş olup, söz konusu raporda imzaların davalımıza ait olduğu tespit edilmiştir. Hal böyle olunca,mahkememizce çelişkinin giderilmesi yönünden Jandarma Kriminal'den rapor alınmasına karar verilmiş olup; hem kök dosyanın hem de birleşen dosyanın takip dayanağı belgelerin aslı ile toplanan tüm imzalar ve Hasan Kalyoncu Üniversitesinden alınan rapor Jandarma Kriminal'e gönderilmiş; gelen raporda, hangi aletlerin kullanıldığı ve hangi metotlarında kullanıldığı belirtilmek suretiyle imzaların davalımıza ait bulunmadığı bildirilmiştir.Davacı vekili her ne kadar bir başka bilirkişi heyetinden daha rapor alınmasını talep etmişse de, mahkememizce resmi makamlardan toplanan davalı imzaları ve huzurda bizzat alınan davalı imzaları esas alınmak suretiyle gerek Adli Tıp Kurumunca gerek Jandarma Kriminal tarafından rapor hazırlandığı; bu nedenle artık imzaların davalıya ait olmadığı kanaatinin mahkememizde oluştuğu dikkate alınarak; imzaların davalıya ait olmadığı kabul edilmiştir.Hal böyle olunca, takip dayanağı belgelerin davalıdan sadır olmadığı, bu sebeple takiplerden dolayı davalımızın sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiş; davaların reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın ayrıca kötü niyetli takip tazminatı bulunmakta olup, takip dayanağı belgelerin davacı ile davalı arasında düzenlendiği; araya üçüncü bir şahsın girmediği, bu nedenle davacının söz konusu belgelerin davalı tarafından imzalanmadığını bilecek durumda olduğu; sahte belgelerle ve kambiyo senetleriyle takip başlatmaması gerekirken başlatmasının kötü niyetli kabul edilmesi gerektiği nazara alınarak; başlattığı takibin asıl alacakları üzerinden %20 kötü niyetli takip tazminatına..." gerekçesiyle karar verildiği görülmüştür.Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; hükme esas alınan raporları yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu ve ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davacı istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,İstinaf başvurusu için yatırılan peşin harcın mahsubuyla bakiye 556,10TL harcın hazine adına davacıdan tahsiline,Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere sonucunda HMK 361. madde uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde verilecek dilekçe ile Yargıtay'ın ilgili hukuk dairesi nezdinde temyizi kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025