Çekten kaynaklanan 800.000 TL alacağa dayalı ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Çekten kaynaklanan 800.000 TLlik alacağın tahsili amacıyla borçlu aleyhine mal kaçırma şüphesiyle ihtiyati haciz talep edilmesi, ilk derece mahkemesinin çekin vasıflarını taşıdığı ve borçlunun şahsen sorumlu olduğu tespitiyle alacaklı lehine %20 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı vermesi; akabinde borçlunun, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ve borç bulunmadığını ileri sürerek yaptığı ihtiyati hacze itirazın ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, borçlu vekilinin bu ret kararına karşı istinaf yoluna başvurarak davanın Bölge Adliye Mahkemesinde incelenmeye başlanması.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: 14.11.2024NUMARASI
: █████████ D.iş - █████████ KararDAVA
: İhtiyati HacizTaraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen vekili, dava dilekçesinde özetle; ... Bankası Suadiye Şubesine ait █████/2024 tarihli, keşideci ... Tic. AŞ, lehdarı ... San. Ve Tic. AŞ olan, ... seri nolu, 800.000,00 TL bedelli bir adet çek aslı nedeniyle borçlunun mal varlıklarını kaçırma, gizleme ve devretme eğilimi içerisinde bulunduğunu, alacağın tahsilini teminen borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 15.11.2025 tarihli ihtiyati haciz kararında; "...talep konusu alacağın çekten kaynaklandığı, talep konusu senedin çek niteliğini taşıdığı, zira kanunda çek için öngörülen şartları taşıdığı, kaldı ki kayıtsız şartsız borç ikrarı olduğu, talepte bulunanın çekin yetkili hamili olduğu (çek aslı mahkememize talepte bulunan tarafından sunulmuş ve ciro silsilesinde kopukluk olmadığı görülmüştür), aleyhine ihtiyati haciz talep edilen kişinin de çekin keşidecisi şirket adına müştereken imza atmaya yetkili temsilcisi olduğu, ancak çekin altında keşideci şirkete atfen yalnızca karşı tarafın imzasının bulunduğu, bu sebeple TTK 818/1-c atfıyla TTK 678 uyarınca karşı tarafın şahsen sorumlu olduğu hususunda yaklaşık ispatın sağlandığı, bu haliyle mevcut delil durumuna talepte bulunanın yetkili hamil, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin de borçlu sıfatında bulunduğu, yine çekin arka yüzünün incelenmesinde bankaya ibraz edildiği ve çek üzerinde işlem yapılmadığı ve ibraz tarihi itibariyle yeterli bakiyenin bulunmadığı tespitinin yapıldığı, bu sebeple, talepte bulunanın alacaklı sıfatını, aleyhine ihtiyati haciz talep ettiği kişinin borçlu sıfatını, alacağın varlığı ve vadesinin geldiği hususunu yaklaşık olarak ispatladığı, alacağın rehinle temin edildiğine dair bir delil bulunmadığı, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiği, somut olayın özelliğine göre yukarıda atıf yapılan madde hükmü uyarınca alacağın yüzde 20'sii kadar bir teminat alınmasının tarafların menfaat dengesine ve somut olayın özelliğine uygun olduğu..." gerekçesiyle, alacaklı vekilinin talebinin kabulü ile İİK.'nun 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlular ... 'nın 800.000,00 TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz isteyen alacaklı tarafın İİK'nin 259 ve HMK'nin 87. maddeleri uyarınca yukarıda miktarı belirlenen %20 tutarında (160.000,00 TL) nakdi veya mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubunu mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden vekili, dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından oluşturulan 15.11.2024 tarihli karara karşı, taraflarınca süresi içinde itiraz etme zorunluluğu hâsıl olduğunu, önemle belirtmek gerekir ki, müvekkilinin işbu karar uyarınca tatbik olunan hacizlerden İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... dosyası kapsamında ödeme emrinin kendisine tebliği ile 27.11.2024 tarihinde öğrenmiş ve ilgili dosyada haciz talebi karşı tarafça 21.11.2024 tarihinde talep edilmiş olup süresi içinde işbu ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, öyle ki, haksız ve usûl ile yasaya aykırı olarak verilen mezkur kararın uygulanması, müvekkilinin mağduriyetine, manevi olarak da zedelenmesine, çevresine karşı güç duruma düşmesine ve en nihayetinde geri dönülemez zararlara uğramasına neden olacağını, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... dosyası kapsamında müvekkili aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibine ilişkin de hali hazırda taraflarınca 28.11.2024 tarihinde İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası üzerinden borca ve imzaya itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesince 10.12.2024 tarihli ek kararında, "... ihtiyati hacze itiraz talebinin, karara konu senet altındaki imzanın itiraz edene ait olmadığı ve bu sebeple borç bulunmadığı iddiasına dayandırıldığı, itirazın ihtiyati haczin dayandığı sebebe yönelik olduğu, bu sebeple itirazın incelenebilir nitelikte olduğu, ancak yukarıda atıf yapılan HMK hükmü dikkate alındığında, senede dayalı verilen ihtiyati haciz (ihtiyati tedbirin bir türü olarak) kararının sahtelik iddiasından etkilenmeyeceği, iddianın esasının eldeki dosya bakımından incelenmesinin de mümkün olmadığı, bu sebeple kararın kaldırılmasını gerektirir bir sebep bulunmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dayanak çekte keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını, başka birinin imzası olduğunun düşünüldüğünü, bu nedenle imza itirazında da bulunulduğunu,İlgili çekin keşidecisinin müvekkilinin değil, ... Anonim Şirketi (...)'nin olduğunu, önemle belirtmek gerekir ki dosyaya sunulan ...'ın şirkete ait temsil iç yönergesi incelendiğinde görüleceği üzere müşterek yetki söz konusu olup şirket adına düzenlenen çekte de çift imza olması gerekirken yukarıda da açıklandığı üzere müvekkilinin imzası yer almadığını, dolayısıyla işbu çek, usulüne uygun şekilde düzenlenmediğinden geçersiz nitelikte olup hatta işbu husus banka tarafından çeke şerh düşüldüğünü, İflas Kanunu'nun 259. Maddesine göre anlaşılacağı üzere; dosyaya yatırılması gereken teminat tutarının öncelikle müvekkilinin zararını karşılar nitelikte olması gerektiğini, iş bu dilekçeye konu karar kapsamında müvekkilinin ödeme tehdidi altında olduğu miktar ile davacı yanın ödemesi gereken tutar arasında bulunan eşitsizlik sebebiyle müvekkilinin zarara uğrayacağının açık olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına, itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek kararın istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen itirazın reddine dair ek karara karşı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Talep, karşılıksız çıkan çek bedelinin TTK 8181-c atfıyla TTK 678 maddesi uyarınca tek başına çek imzalamaya yetkili olmadığı halde keşideci şirket adına imza attığı ileri sürelen borçlu gerçek kişinin talep dışı keşideci şirket adına tek başına imza atarak temsil yetkisi bulunmadığı halde temsilci sıfatıyla imzaladığı çek bedelinden sorumlu olduğu iddiasına dayalıdır. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına borçlu vekilince yöneltilen itirazın reddedildiği, iş bu ara kararın istinaf edildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 265/1maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup buna göre borçlu kendisi dinlemeden verilen ihtiyati haciz sebeplerine, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak itirazda bulunabilir. Somut olayda, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafından ihtiyati haciz konusu çekteki keşideci imzasının sahte olduğu, kendisine ait olmadığı iddiasında bulunulmuş ve buna dair itirazlarını ileri sürmüştür. Yasada belirtildiği üzere ihtiyati hacze itiraz sebeplerine yer verilmiştir. Emsal Yargıtay 11.HD'nin 06.07.2006 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı, Yargıtay 11.HD'nin 31.03.2008 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı vb. İlamlarda da belirtildiği üzere, sahtecilik iddialarına, çekteki imzaya çekin rıza dışı elden çıktığına, borcun bulunmadığına dair itirazları İİK'nın 265.maddesi kapsamında incelenemez. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ileri sürülen bu yöndeki itirazın reddi isabetli görülmüştür. Borçlu vekili, ilk derece mahkemesince alınan teminatın yeterli olmadığı ileri sürülerek itiraz ve istinaf nedeni yapılmıştır. İlk derece mahkemesince talep üzerine 800.000 TL tutarlı çek bakımında takdiren %20 oranı ile belirlenen tutar olan 160.000 TL teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmakla, borçlu vekilinin teminat yönünden aksi istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden vekilince yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.02.2025