İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, mali müşavirlik hizmet sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan tazminat davasında sözleşmenin geçerliliği ve imza sahteciliği iddialarının değerlendirildiği istinaf kararı.
Özet: Davacı mali müşavirlik hizmet sözleşmesinin davalı şirket tarafından haksız feshi nedeniyle kalan sözleşme bedelinin ödenmesini talep ederken, davalı şirket iddia edilen yeni sözleşmedeki imzanın yetkilisine ait olmadığını, yetkilisinin sözleşme tarihinde yurt dışında bulunduğunu, davacının aslında daha eski bir sözleşmeye istinaden çalıştığını ve işten ayrıldıktan sonra şirketi tehdit ederek haksız para talep ettiğini, ayrıca yetkilisinin Türkçe bilmemesi nedeniyle Türkçe belgelerin bağlayıcı olmadığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2024
NUMARASI
:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:Tazminat
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Başkanı ... tarafından incelendikten sonra, yapılan müzakerede suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalı şirket ... Şirketi arasında imzalanan █████/2023 tarihli, ... numaralı hizmet sözleşmesi gereği aralarında mali müşavirlik hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkili, sözleşme gereği üzerine düşen işlerin tamamını eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, sözleşme gereği müvekkile ödenmesi gereken aylık ücretin 22.951,39 TL olduğunu, sözleşmenin █████/2023 tarihleri ile █████/2029 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalandığını, sözleşmenin 9.1 maddesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın iş sahibi olan davalı ... Teknoloji tarafından fesih edilmesi halinde kalan sözleşme süresinin bedelinin tamamı iş sahibi tarafından müvekkile ödenmesi gerektiğinin düzenlendiğini, bugüne kadar müvekkili üzerine düşen sorumluluğu gerektiği gibi yerine getirdiğini, sözleşmenin herhangi bir haklı nedenle fesih edileceğine dair fesih tarihinden önce bir bildirim yapılmadığını, müvekkile bu konuda bir ihtar gönderilmediğini, iş sahibi olan davalı sözleşmeyi herhangi bir haklı neden olmadan keyfi olarak sona erdirdiğini, iş sahibi tarafından █████/2023 tarihinde iş sözleşmesinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin fesih edildiğini, müvekkilinin iş gereği elinde bulundurduğu tüm evrak ve defterler şirket sahibi ...'ye teslim edildiğini, haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, sözleşme gereği, sözleşme haklı bir neden olmadan fesih edildiği için sözleşme süresinin kalan bedelinin müvekkile ödenmesi gerektiğini, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak ödenmesi gereken bedelin hesaplanmasına, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL kalan sözleşme süresi bedelinin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davlıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığından zamanaşımı deflerini ileri sürdüklerini, dava dilekçesinde müvekkili şirket ile davacı arasında █████/2023 tarihli, ... numaralı hizmet sözleşmesi akdedildiği iddia edilerek birtakım taleplerde bulunulduğunu, ancak dilekçe ekinde yer alan hizmet sözleşmesi müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, sözleşmede yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'ye ait olmadığını, müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkili olan ..., sözde sözleşme tarihinde kızının doğun günü nedeniyle yurtdışında olduğunu, Türkiye'de dahi bulunmadığını, işbu sözleşmeyi imzalamış olmasının fiilen mümkün olmadığını, mahkemece yapılacak imza incelemesi ile işbu sözleşmenin müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edileceğini, dava dilekçesi ile hizmet sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından haklı bir neden bulunmaksızın feshedildiği iddia edilmişse de bu hususun gerçekten uzak olduğunu, davacının, müvekkili şirketin kuruluşu olan █████/2020 tarihinden ilişkisini sona erdiği, █████/2024 tarihine kadar mali müşavirlik hizmeti vermek için müvekkili şirkette çalıştığını, davacının, ekte yer alan █████/2020 tarihli, ... numaralı sözleşmeye istinaden müvekkili şirketin mali müşavirlik faaliyetlerini yürüttüğünü, dava dilekçesinde ise bu süreçten hiç bahsedilmediğini, sanki davacı ile müvekkili arasındaki iş ilişkisinin █████/2023 tarihinde başlanmış gibi anlatıldığını, davacının, müvekkili şirketteki işinden ayrıldıktan sonra da müvekkili şirket yetkililerini çeşitli şekilllerde rahatsız ettiğini, tehdit etmiş ve sürekli olarak para talep ettiğini, davacının müvekkili şirket yetkilisi ...'ye yazımş olduğu whatsapp mesajı ekran görüntüsünün ekte olduğunu, davacının müvekkilliden herhangi bir haksı sebebi bulunmaksızın 475.000,00 TL para istediğini, müvekkili şirketin bu parayı vermemesi üzerine ise çeşitli sebeplerle tehditlerine devam ettiğini, tutanak altında imzası bulunan müvekkili şirket yetkilisi ...'nin Türkçe bilmediğini, imzalanan herhangi bir belgenin müvekkili şirket açısından geçerli ve bağlayıcı olabilmesi için İngilizce ya da İtalyanca olması veyahut tercüman vasıtası ile imzalanmış olması gerektiğini, evrak ve belge teslim tutanağının Türkçe olduğu ve herhangi bir tercüman vasıtası ile imzalanmadığının açıkça görüldüğünü, davacının, müvekkili şirket defter ve kayıtlarını olması gerektiği şekilde ve düzende, mevzuat hükümlerine ve iş etiğine uygun olarak tutamadığını, açılış ve kapanış tasdiklerini yapmadığını, müvekkili şirket tarafından banka kayıtları davacı ile paylaşılmışsa da işbu kayıtların muavin defterine işlenmediğini, muavin defterinin eksiklik ve hatalarla dolu olduğunu, müvekkili şirket tarafından iletilen faturaları ise kayıt altına alınmadığını, defterlere yansıtılmadığını, kayıt altına alınmadığını, bu konuda müvekkile hiçbir bilgi verilmediğini, davacının müvekkili şirket ile olan iş ilişkisini sonlandırdıktan sonra müvekkilinin kullandığı programların, interaktif vergi dairesi vb. Şifrelerini söylemekte ısrar ettiğini, müvekkilinin birçok defa davacıdan şifreleri vermesini istemek zorunda kaldığını, bu durumun müvekkilin işlerini ve ticari faaliyetlerinin gecikmesine sebep olarak müvekkilini zor durumda bıraktığını, bu eylemlerin tespit edileceğini anlamış olacak ki dava dilekçesi ekindeki █████/2023 tarihli sözleşmeyi düzenlediğini, müvekkili şirket yetkilisini kandırarak ve Türkçe bilmemesinden yararlanarak dava dilekçesi ekindeki evrak ve belge teslim tutanağını düzenlediğini, akabinde ise müvekkilinden dönem şartları dikkate alındığında fahiş bir rakam olan 80.000,00 TL maaş talep ettiğini, kabul görülmeyince, iş ilişkisini sonlandırdığını, müvekkili şirketten para istediğini, davacı önce 200.000,00 Euro ödenmesini talep etmiş böyle bir alacak hakkı bulunmadığı ve ödemenin kendisine yapılmayacağınnı belirtilmesi üzerine 475.000,000 TL ödenmesini talep ettiğini,davacının hiçbir yasal dayanağı olmayan bu talebin de müvekkili şirket tarafından karşılanmaması akabinde davacının işbu haksız ve hukuka aykırı davayı ikame ettiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 4. Tüketici Mahkemesince █████/2024 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar ilamı ile; "...1-Davacının davasının GÖREVSİZLİK nedeniyle REDDİNE, 2-HMK.nun 20.maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-Dosyanın gönderilmesi hususunda süresi içinde Talepte bulunulmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,..." karar verilmiştir. Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine Kesinleşme ile hükmün, █████/2024 tarihinde kesinleştiği, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği görülmüştür. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile; "...1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, 2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine, Bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,..." karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama aşamasındaki beyanlarını tekrarla; "...1)İstinaf konusu karar ile davacının tacir olmaması nedeniyle asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığına, davaya bakma görevinin genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerine ait olduğuna, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Verilen bu karar usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılması gerekmektedir. 2)Davacı, müvekkil şirkette mali müşavirlik hizmetlerini yürütmek üzere faaliyette bulunduğunu iddia ederek ilişkinin sonlanması nedeniyle birtakım taleplerde bulunmaktadır. Davacı müvekkil şirkette yürüttüğü faaliyetler sırasında ticari amaçla hareket etmektedir. Müvekkil şirket de tacir olduğundan ve davacı ile müvekkil arasındaki ilişki ticari iş olduğundan davaya bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. TTK'nın 4/1. Maddesi uyarınca "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." ticaret siciline ya da odaya kayıtlı olmamak, vergi mükellefi olmamak tacir olmamanın kesin bir ölçütü olmayıp taraflar arasındaki ilişki özelinde değerlendirme yapılarak işin ticari iş olup olmadığına karar verilmelidir. Müvekkil şirket ile davacı arasındaki iş ise ticari iş niteliğinde olduğundan TTK uyarınca meydana gelen uyuşmazlıklarda Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Yukarıda açıkladığımız ve mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle istinaf başvurumuzun KABULÜNE, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. ve ████████ K. Sayılı ilamının kaldırılarak dosyanın yerel mahkemesine iadesine..." karar verilmesini talep etmiştir.Dava, mali müşavirlik hizmet sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı kalan sözleşme süresine ilişkin bedelin tahsili istemine ilişkindir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, davanın her safhasında re'sen gözetilir. 6102 sayılı TTK'nun 6335 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK 4/1-a maddesine göre “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır”.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 s.TTK'nın 5. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. TTK'nın 4. maddesinde nelerin ticari dava olduğu açıklanmıştır. Buna göre hükümde sayılan dava ve işlerin yanı sıra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar da ticari davadır. Anılan yasa hükümleri gereği, davalı tarafın ticari işletmesi bulunmadığından ve dava konusu da maddede sayılan mutlak ticari davalardan olmadığından davaya bakmaya görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır.(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı) 6102 Sayılı TTK'nın 12.maddesine "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla hakla bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Anılan Yasanın11 maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." 15.maddesinde de " İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. (Yargıtay 3. HD, 13.02.2019 tarih, ██████████E., █████████ K.) 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun (TKHK) amaç başlıklı 1maddesinde, "Bu Kanunun amacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. 6502 Sayılı Yasanın 3. maddesinde "Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Yasa'da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici diğerinin ise satıcı veya sağlayıcı olması, taraflar arasındaki işlemin de tüketici işlemi olması gerekir. Yasanın düzenleniş amacı gözetildiğinde her alıcının tüketici olarak kabulünün mümkün olmadığı açıktır. Yasanın lafzından da anlaşıldığı üzere, tüketici olarak kabul edilmenin ilk koşulu, ticari veya mesleki olmayan bir amaçla hareket edilmiş olmasıdır.6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık,davacı ... ile davalı şirket ... Şirketi arasında imzalandığı ileri sürülen █████/2023 tarihli, ... numaralı hizmet sözleşmesi gereği aralarında mali müşavirlik hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup,davacının tacir vasfında olmadığı,taraflar arasında 6502 s.TKHK.nun 13.vd.m.leri kapsamında hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, taraflar arasında tüketici/sağlayıcı ilişkisi bulunması nedeniyle görevli mahkeme Tüketici mahkemesidir. İlk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun değildir.Bu nedenle davalı tarafın istinaf istemi yerinde değildir.Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; davalının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,3.Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye‭ 187,80‬ TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,‬‬‬‬‬‬‬‬4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!