Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali Davasında, Üretim ve Satın Alma Sözleşmesi Kapsamındaki Kumaş Borcu ve Fatura İtirazlarının Değerlendirilmesi
Özet: Bu dava, davacının davalıya "Üretim ve Satın Alma Sözleşmesi" kapsamında tedarik ettiği kumaşlar için düzenlenen faturadan kaynaklanan ve 44.831,79 TL olarak belirlediği alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı borcun varlığını iddia ederken, davalı ise taraflar arasında TTKya uygun yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, dolayısıyla borçlu olmadığını, aksine kendisinin davacıdan daha yüksek bir alacağı bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davacı ile davalı arasında akdedilen “Üretim ve Satın Alma Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 2. maddesine göre sözleşmenin konusu; “İş bu Sözleşme ... A.Ş.'ye ait mağazalarında satışa sunulan ürünlerin işbu Sözleşmede ve Üretim ve Kalite Kitapçığında belirtilen kurallar ve şartlar çerçevesinde Üretici tarafından üretimin yapılması ve Koton'a satılmasıdır" akdedilen bu sözleşme kapsamında davalı şirketin, sipariş konusu ürünleri sipariş emrinde belirtilen fiyatlar ve ödeme koşullarıyla Koton'a satmayı yüklenmiş olup taraflar ticari faaliyetlerini bu kapsamda ilerletmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından tedarikçi davalı şirkete kumaş temin edilmekte bu kapsamda davalı şirket de sözleşmede belirtilen koşullar ile bu ürünleri Koton'a temin etmekle yükümlü olduğunu, ancak davalı şirketin, müvekkili şirkete olan kumaş borcunu ödemediğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete gönderilen 06.10.2021 tarih ve ... fatura nolu e-arşiv faturasından bakiye borç kaldığını, davalı borçlunun cari hesabı incelendiğinde, söz konusu toplam dönem borcunun bu sebepten 44.831,79TL olduğunu görüleceğini, tedarikçi ekstresi incelendiğinde de yine söz konusu toplam dönem borcunun 44.831,79 TL olduğunu, davalı şirket, taraf tüm ihtarlara borcunu ödemediğinden dolayı davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, beyan ederek; İtirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında tarafların birbirlerinden ürün aldıklarını ve birbirlerine ürün satışı yaptıklarını, taraf arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılında başladığını, 2022 yılında sona erdiğini, davacı müvekkili aleyhine yapmış olduğu icra takibinde 44.831,79TL cari hesap alacağı talep ettiğini, cari hesap ilişkisi T.T.K. 89 vd. maddelerinde düzenlendiğini, T.T.K'nın ilgili maddelerine göre, cari hesap ilişkisinin mevcudiyeti için yazılı olarak cari hesap sözleşmesi yapılması gerekmekte olduğunu, taraflar arasında bu nitelikte bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı her ne kadar davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüş olsa da, davacının davalıdan hiçbir alacağı bulunmamakta aksine müvekkili davacıdan 52.884,91TL(faiz ve fer'iler hariç) alacaklı durumda olduğunu, bu hususun müvekkilinin ticari defter kayıtlarının incelenmesiyle tespit edileceğini, beyan ederek; davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 44.831,79-TL asıl alacak 4.456,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.288,26-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2022 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.Bilirkişinin düzenlediği █████/2024 tarihli 9 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, haricen muavin defter dökümlerini ibraz ettiği, ibraz olunan muavin defter dökümlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığı, davacının ticari defterlerine göre 27.06.2022 takip tarihi itibariyle 44.831,79-TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davalının haricen sunulan 2021 - 2002 yılı muavin defterlerine göre, davalının 27.06.2022 takip tarihi itibariyle 52.884,91TL davacıdan kayden alacaklı göründüğü, taraf kayıtlarındaki 97.716,70TL farkın sebeplerinin yukarda raporun B, 2 bölümünde arz edildiği, davacının takibe dayanak faturası davalı tarafça sunulan muavin defter dökümünde kayıtlı olmakla davalının faturadan haberdar olduğu ayrıca bir teslim/tebliğ şerhi aramaya mahal olmaksızın faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu, davacının ticari defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olmasına mukabil, davalının ticari defterlerinin eksik olması, davacının takibe dayanak faturasının haricen sunulan davalı muavin defter kayıtlarında yer alan faturanın davalı aleyhine borç doğuruyor olması ve yukarıda arz edilen sair hususlar da nazara alınıp davacının defterlerine itibar edilerek 27.06.2022 takip tarihi itibariyle davacının 44 831,79TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan asıl alacağı olduğu davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 27.06.2022 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 10,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren (610,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişinin düzenlediği █████/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatlerin aynı perspektif ile korunduğu, davacının faize ilişkin olarak itirazlarına matuf olarak faturada belirtilen vadenin "fatura'nın mutad ve asli unsurlarından olmadığından bir sözleşme olarak addedilemeyeceği faturada yazılı vade nedeniyle temerrüt oluşmasının söz konusu olamayacağı, bunun yanında TTK md.1530 hükmünün taraflar arasındaki ticari ilişkide uygulanmasının mümkün olmadığı, kaldı ki davacının takipte talep ettiği işlemiş faiz oranın ve miktarının TTK md. 1530'da öngörülen TTK 1530/7 fıkrası uyarınca mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranı ile uyumlu da olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında daha önce vade farkı uygulaması olduğuna dair kaydi bir veri tespit edilemediği, diğer bir ifade ile davacının ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında vade farkına ilişkin bir teamül oluşmadığı, Mahkememiz işlemiş faiz yönünden aksi kanaatte ise faturada yazılı 06.11.2021 vade tarihinden 23.06.2022 takip (kök raporda takip tarihi sehven 27.06.2022 olarak rapora geçirilmiştir) tarihine kadar olan 229 gün için 4.497,56TL değişen oranlarda işlemiş avans faizi hesaplandığı, Mahkememizce davacının işlemiş faizinin benimsenmesi durumunda, davacı takip alacaklısı takipte 4.456,47TL işlemiş faiz talep etmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi gereği takibe 4.456,47TL işlemiş faiz üzerinden devam olunabileceği, kök raporda arz ve izah edildiği üzere davalı tarafından ticari defterleri ibraz edilmediği, sadece davacıya ilişkin muavin defter dökümleri ibraz edildiği, söz konusu muavin defter dökümlerinin içeriği de kök raporda değerlendirildiği, kök rapor aşamasında davalı tarafça ibraz olunan davacıya ilişkin muavin defter dökümleri davacının ticari defter kayıtları ile karşılaştırılarak taraf defterleri arasındaki farkların tespit edildiği, Ayrıca kök raporda, davalının defterlerinde kayıtlı olmayan davacı ödemelerine ilişkin banka dekontları da kayıtlarla karşılaştırıldığı, kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulmuş olan ticari defterlerinde açılış tasdikleri kök raporun keyfiyetine tesir eden bir unsur olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu ve bu anlamda cari hesap borç ilişkisinin oluştuğu, davacının bu cari hesap alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, davacının ticari defterlerine göre 44.831,79TL davalıdan kayden alacaklı olduğu, davalının haricen sunulan muavin defter dökümlerine göre ise; davalı 52.884,91TL davacıdan kayden alacaklı olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre 52.884,91+ 44.831,79 = 97.716,70TL fark bulunduğu, bu farkın davalının dönem sonu hesabında alacak olarak kaydedilmesi gereken hesabın ters tarafına borç olarak kaydedilmesinden ve taraflarca kayıtlara geçirilmeyen havale işlemlerinden kaynaklandığı, davacının ticari defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olmasına mukabil, davalının ticari defterlerinin eksik olması, davacının takibe dayanak faturasının haricen sunulan davalı muavin defter kayıtlarında yer alan faturanın davalı aleyhine borç doğuruyor olması nazara alındığında, davacının defterlerine itibar edilerek 27.06.2022 takip tarihi itibariyle davacının 44.831,79TL davalıdan alacaklı olduğu, davaya konu faturaların incelenmesinde vade tarihinin belirli olduğu, belirli vade olması halinde davacı tarafından davalı temerrüde düşürülmeden işlemiş faiz talep edilebileceği anlaşılmakla bilirkişi ek raporunda avans faiz miktarına göre hesaplanan 4.497,56 TL faiz talep edebileceği ancak icra takibindeki taleple bağlı kalınarak 4.456,47 TL işlemiş faize hükmetmek gerekmiştir.Dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 9.857,65-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine3-Karar ve ilam harcı 3.366,88-TL nin peşin alınan 595,29-TL den düşümü ile kalan 2.771,59-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 775,19TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 2.684,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır