Yatırım destek sözleşmesi kapsamındaki etkinlik taahhütlerinin eksikliği iddiasıyla feshedilen sözleşmeden kaynaklanan alacağın tespiti ve icra takibine vaki itirazın iptali davasında bilirkişi incelemesi kararı.
Özet: Bu dava, davacının "Yatırım Destek Sözleşmesi" kapsamında sağladığı 780.000,00 TLlik yatırım desteği karşılığında davalının taahhüt ettiği 44 etkinlikten yalnızca 20sini gerçekleştirmesi üzerine sözleşmeyi feshederek talep ettiği 502.036,43 TLnin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebini konu edinmekte; davalı, 44 etkinlik taahhüdü olmadığını ve alacağın dayanağının belirsiz olduğunu savunurken, mahkeme taraflar arasındaki etkinlik programı belgesinin sözleşme eki olup olmadığını, davalının etkinlik yükümlülüğünü, eksik performans nedeniyle iade koşullarının oluşup oluşmadığını ve alacak miktarını belirlemek üzere bilirkişi incelemesi yaptırmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Taraflar arasında 18.04.2019 tarihinde “Yatırım Destek Sözleşmesi” akdedildiğini, davalı tarafça sağlanan etkinlik takvimi uyarınca satış noktasında gerçekleştirileceği taahhüt edilen etkinlikler ile sözleşmenin 4.maddesi doğrultusunda ... satış noktasında yapılacak yeme içme ve diğer kültür, sanat, müzik aktivitelerini desteklemek adına satış noktasına 780.000,00-₺ KDV tutarında yatırım desteği sağlandığını, 20 etkinliğin gerçekleştiğini, taahhüt edilen 24 etkinliğin gerçekleştirilmediğini, sözleşmenin 5.2 maddesi ile belirlenen hüküm doğrultusunda müvekkili şirket tarafından davalıya ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek sözleşmenin feshedildiğinin ve sözleşme kapsamında üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilmeyen kısmı için 502.036,43-₺ tutarının iade edilmesinin ihtar edildiğini, alacağın tahsili için ... 12. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davaya konu icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında akdedilen yatırım destek sözleşmesinde müvekkilinin 44 etkinlik gerçekleştireceğine ilişkin herhangi bir taahhüt bulunmamakla birlikte sözleşmeye ek bu minvalde bir belge de bulunmadığını, sözleşme imzalanırken davacıya iletildiği iddia edilen etkinlik takviminde sözleşme tarihi olan 18.04.2019 tarihinden önce yer alan 8 etkinlik bulunduğunu, davacının alacağına dayanak gösterdiği etkinlik programı belgesindeki son etkinlik tarihi 29.06.2019 iken sözleşmenin 1 yıl süreyle yapıldığı ve 01.04.2020 tarihinde sona erdiğinin anlaşıldığını, davacının 22.04.2021 tarihinde müvekkiline ihtarname göndererek sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini ve yatırım destek bedelinin iadesini talep ettiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan banka dekontları incelendiğinde 02.10.2019 tarihinde 460.200,00-₺ ve 25.06.2019 tarihinde 354.000,00-₺ ödeme yaptığının anlaşıldığını, davacının müvekkilinin hangi yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayamadığını ve alacağı olduğunu iddia ettiği 502.036,43-₺'nin neye dayanarak hesaplandığının izah edemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan "..."nın davacı ve davalı arasında akdedilen "Yatırım Destek Sözleşmesi"nin eki olup olmadığının, davalının anılan sözleşme kapsamında söz konusu etkinlik programında yazılı 44 etkinliği düzenleme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının, davacı tarafça davalıya yapılan 780.000,00-₺ tutarındaki yatırım desteğinin icra takibine konu edilen kısmının, etkinlik programında yazılı 44 etkinliğin tamamının gerçekleştirilmemiş olması nedeni ile iade koşullarının oluşup oluşmadığının, neticeten davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacak talebinde haklı olup olmadığının, alacaklı ise talep edebileceği alacak tutarının tespiti talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için davacı tarafça dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan "..."nın davacı ve davalı arasında akdedilen "Yatırım Destek Sözleşmesi"nin eki olup olmadığının, davalının anılan sözleşme kapsamında söz konusu etkinlik programında yazılı 44 etkinliği düzenleme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının, davacı tarafça davalıya yapılan 780.000,00-₺ tutarındaki yatırım desteğinin icra takibine konu edilen kısmının, etkinlik programında yazılı 44 etkinliğin tamamının gerçekleştirilmemiş olması nedeni ile iade koşullarının oluşup oluşmadığının, neticeten davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacak talebinde haklı olup olmadığının, alacaklı ise talep edebileceği alacak tutarının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 26.09.2023 tarihli bilirkişi kök raporunun değerlendirme ve sonuç kısmında "...1) Dava konusu uyuşmazlık; davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan Yatırım Destek Sözleşmesi uyarınca davalının, sözleşme süresi boyunca 44 adet etkinlik gerçekleştirme borcu (taahhüdü) altına girip girmediği; eğer girmişse, bu borcunu (taahhüdünü) eksik olarak yerine getirmiş olup olmadığı; bu borcunu eksik olarak yerine getirmiş ise, davacının, eksik kısma tekabül eden Yatırım Desteği kısmının iadesini takip tarihi itibariyle davalıdan talebe hak kazanıp kazanamadığı, noktalarındadır...3) Davacı; sözleşme yapılırken davalı tarafından davacıya iletilen Etkinlik Takvimi içerisinde yer alan 44 adet etkinliğin gerçekleştirileceğinin davalı tarafından taahhüt edildiğini, fakat davalının bu etkinliklerden sadece 20 tanesini gerçekleştirdiğini, geriye kalan 24 tanesini ise gerçekleştirmediğini; bu sebeple davacının, sözleşmenin 5.2 nolu maddesi hükmüne istinaden sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve davalıya ödemiş olduğu Destek Tutarının, gerçekleştirilmemiş olan 24 tanesine tekabül eden kısmının geri ödenmesini davalıdan talebe hak kazandığını, iddia etmektedir. Davalı ise; işbu sözleşmeye davalının davacıya, 44 adet Etkinlik gerçekleştirmeyi taahhüt etmediğini, dolayısıyla da böyle bir taahhüdünü ihlal etmiş olmasının mümkün olmadığını, iddia etmektedir. 4) Öncelikle belirtelim ki: Taraflar arasında akdedilmiş olan Sözleşmenin içeriğinde, davalının davacıya, sözleşme süresi içinde 44 adet etkinlik gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği bir hükme rastlanmadığı gibi, davacının sözünü ettiği Etniklik Programına atıfta bulunmak suretiyle bu Programda sayılmış olan Etkinlikleri gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğin bir hükme de rastlanmamıştır. Ayrıca, Sözleşmenin 4.7 nolu maddesinde yer alan; “İşbu sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya nakdi destek verilmesi halinde, bu destek sözleşme süresi için ve satış veya herhangi bir hedef veya satış öngörüsüne bağlı olmaksızın davacının uygun gördüğü dönemlerde taksitler halinde veya bir kereye mahsus olmak üzere işletmede yapılacak yatırıma bağlı olarak davacı tarafından belirlenecek şekil ve zamanda ödenecektir” şeklindeki hükme göre; davacı sözleşmeyle vermeyi üstlenmiş olduğu Desteği davalının herhangi bir hedefi gerçekleştirmesine bağılı olmaksızın davalıya verecektir. Öte yandan, taraflar arasındaki sözleşme, 01.04.2019 - 01.04.2020 tarihlerinde yürürlükte kalmak üzere, 1 yıl süreli olarak akdedilmiştir. Davacının dava dosyası bir örneğini sunmuş olduğu Etkinlik Programı örneğinde sayılmış olan Etkinlikler ise, 04.04.2019 — 29.06.2019 tarihleri arasındaki dönemi kapsamaktadırlar; yani taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin, sadece, yaklaşık ilk 2 ay 25 günlük dönemini kapsamaktadırlar. Sözleşmenin geriye kalan dönemini ise kapsamamaktadırlar (peki bu geriye kalan sözleşme döneminde davalı Etkinlik Gerçekleştirmeyecek midir?). Bu durum karşısında, işbu Etkinlik Programının davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan sözleşmenin bünyesi ile de bağdaşmadığı kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Bundan başka, taraflar arasındaki sözleşme 01.04.2019 - 01.04.2020 tarihlerinde yürürlükte kalmak üzere, 1 yıl süreli olarak akdedilmiştir. Dolayısıyla da, 01.04.2020 tarihi itibariyle süresi dolmuş ve sona ermiştir. Sözleşmenin süresinin sona ermesinden sonra tarafların örtülü (zımni) anlaşmasıyla Sözleşmenin süresinin “belirsiz bir süre” için uzatıldığını, sözleşmenin “belirsiz süreli olarak” uygulanmaya devam edildiğin gösteren bir delile de dosyada rastlanmamıştır. Kaldı ki, bir an için sözleşmenin 1 yılık süresinin sona ermesinden sonra tarafların “zımni anlaşmaları” ile sözleşmenin süresinin “belirsiz bir süre” için uzatıldığı ve sözleşmenin “belirsiz süreli” olarak uygulanmaya devam edildiği farz edilse bile, sözleşme süresinin belirsiz bir süre için uzatıldığı bu dönemde de, davalının 44 adet Etkinliği veya bu Etkinliklerin geri kalan kısmını (henüz gerçekleştirilmemiş olan kısmını) gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini gösteren bir delile de rastlanmamıştır...Davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle, iddia ve talep ettiği gibi bir alacağı bulunmadığı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davacı tarafın kök rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 26.06.2024 tarihli ek raporun sonuç kısmında kök rapordaki kanaatlerin değişmediği yönünde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında 18.04.2019 tarihli Yatırım Destek Sözleşmesi akdedildiği konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşmenin 3. maddesinde süresinin 1 yıl olarak belirlendiği, 4. maddesinde ücret olarak 780.000 TL'ye anlaşıldığı sabittir. Sözleşme uyarınca davacıya ait satış noktalarında davalı tarafından etkinlik gerçekleştirilmesi öngörülmüştür. Davacı, belirtilen sözleşme uyarınca 44 etkinlik gerçekleştirilmesi gerektiğini, ancak sadece 20 etkinlik yapıldığını, bu nedenle Sözleşme'nin 5. maddesi uyarınca sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve davalıya ödemiş olduğu destek tutarının gerçekleştirilmemiş olan 24 tanesine tekabül eden kısmının geri ödenmesini talep etmektedir. Davalı taraf ise etkinlik sayısına ilişkin bir anlaşmanın bulunmadığını, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunmaktadır. Dava dilekçesi ekinde yer alan ve tek sayfadan ibaret olan Sözleşme incelendiğinde, davalı tarafından yerine getirilmesi gereken etkinlik sayısına ve etkinlik yerlerine dair herhangi bir açıklamaya yer verilmediği görülmektedir. Davacı, ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ekinde yer alan 44 adet etkinlik yerinin sözleşmenin eki olduğunu belirtmiş; davalı taraf bunu kabul etmemiştir. Davacının ihtarnamesi ekinde yer alan etkinlik takvimi incelendiğinde, davalının savunmasında da yer aldığı ve takvimin başlığında da belirtildiği üzere Nisan - Mayıs - Haziran 2019 döneminde ...'ye ait tüm etkinliklerin listesi olduğu, sadece 3 aylık dönem için davacının 44 ayrı etkinlik planladığı anlaşılmakla birlikte, taraflar arasındaki sözleşme kapsamından davalının bu etkinliklerin tamamına iştirak etmesi gerektiğine dair bir mutabakata varıldığı sonucuna ulaşabilmek mümkün olmamıştır. Nitekim, bilirkişi heyetinin de değindiği üzere, sözleşmenin 1 yıl süreli olması ve etkinlik takviminin sadece üç aylık bir dilimi içermesi nazara alındığında, sözleşme ile takvimin birbirinin tamamlayıcı unsuru olduğunu kabul etmeye elverişli yeterli ver bulunmamaktadır. Kaldı ki, davacı tarafından sözleşme kapsamındaki ödemelerin üç aylık etkinlik takvimi süresi dolduktan sonra ve herhangi bir itiraz kaydı düşülmeden yapıldığı görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi uyarınca, somut olay bağlamında aksine bir yasal düzenleme de olmadığı için ispat külfeti davacıya aittir. Davacının, davalı tarafından dilekçe ekinde sunulan 44 adet etkinliğin tamamını gerçekleştirme borcu altına girdiğini ispatlaması gerekirken bu yönde bir yazılı delil sunmadığı ve dosya kapsamındaki delillerden bu konuda bir sonuca ulaşılabilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, davacının fesih bildiriminde haklı olduğunu ve ücret iadesine hak kazandığını ispatlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte, söz konusu iddia yargılamayı gerektirdiğinden davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-₺ maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 8.653,86-₺ harçtan mahsubu ile bakiye 8.038,46‬-₺ harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 80.011,07-₺ nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!