Kaza sonrası olay yerini terk eden sigortalısından ödediği tazminatı rücuen tahsil etmek isteyen sigorta şirketinin itirazın iptali davası.
Özet: Davacı sigorta şirketi, kendi nezdinde sigortalı araca ait trafik kazasında yaralanan üçüncü şahsa arabuluculuk yoluyla ödediği 250.000 TL tazminatın, sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesi nedeniyle poliçe kapsamı dışına çıktığını iddia ederek, bu bedelin davalı araç işleteninden rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmekte; davalı ise aracının motosiklete çarpmadığını, olay yerini terk durumunun olmadığını, ödenen tazminat miktarının, maluliyet oranının ve hesaplama yönteminin fahiş olduğunu, zarar görenin müterafik kusuru bulunduğunu ve davanın usuli eksiklikler nedeniyle reddi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Rücuya Dayalı)
DAVA TARİHİ
: 15.11.2023
KARAR TARİHİ
: 25.02.2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (rücuya dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.05.2022 tarihinde----sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın, sokak üzerinde düz olarak seyir etmekte iken ---- adına kayıtlı, sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----plakalı minibüs ara sokaktan kavşağa sola dönüş yaptığı esnada, motosiklet sürücüsü ---- minibüse çarpmamak için fren yaparak kaydığını ve yaralandığını, ---- adına kayıtlı ----- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ------ poliçe nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi bulunduğunu, söz konusu kaza sebebiyle-----%10 oranında malul kaldığını, müvekkili şirket ile ----- arasında yapılan ihtiyari arabuluculuk görüşmesi ile sürekli ve geçici iş göremezlik, tedavi giderleri, geçici ve kalıcı bakım giderleri, rapor ücretleri gibi maddi tazminat kapsamına girebilecek her türlü alacak kalemine ilişkin 250.000,00-TL tazminat ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, sigortalı araç sürücüsü --- kazada kusurlu olması ve kaza sonrası olay yerini terk etmesi nedeniyle -----nolu poliçeden ----- yapılan 250.000,00-TL tazminat ödemesi, davalı araç işletenine rücu edildiğini, tüm bu nedenlerle; davalı tarafın ---. İcra Dairesi----- esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu (davalı) aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkiline ait aracın motosiklet sürücüsüne çarpmadığını, sigorta tarafından her ne kadar tarafları adına ödeme yapılmış olsa da ortada müvekkili ile motosiklet sürücüsü arasında bir çarpma durumu söz konusu olmadığını, sigorta şirketi tarafından olay yeri terk sebebine dayanarak ödenen tutar rücuen tazmin edilmek istense de dava konusu olayda olay yeri terk durumunun mevcut olmadığını, müvekkiline ait aracın sürücüsünün dava dışı motosiklet sürücüsüne çarpmadığını, çarptığından haberi dahi olmadığını, bu sebeple Mahkemeden olay yeri terk nedeniyle açılan işbu davanın reddine karar verilmesini, dava dışı zarar görene ödenen tutarın kim tarafından nasıl hesaplandığının belli olmadığını, ödenen tutarın hangi kısmın hangi zarar için ödendiğinin de sigorta şirketi tarafından aklanamadığını, Üniversite Hastanesi tarafından tanzim edilen sağlık raporuna istinaden, tazminat hesaplaması yapıldığını ve ödendiğini ancak raporda belirtilen %10'luk maluliyet oranının fahiş olduğunu, yapılacak inceleme ile maluliyet varsa doğru maluliyet oranı ve %10'luk oranın fahiş olduğunun görüleceğini, Üniversite Hastanesi tarafından tanzim edilen sağlık raporunda Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği kullanılması gerekirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre hesaplama yapıldığını ve bu hesaplamanın genel şartlara göre aykırı olduğunu, meydana gelen kazanın “trafik iş kazası" niteliğinde olduğunu, bu nedenle mükerrer ödeme olmaması nedeni ile ---- tarafından davacıya rücuya tabi bir gelir alıp, almadığı, herhangi bir gelirin bağlanıp bağlanmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini, ------ tarafından rücuya tabi bir gelir bağlanmış ise yapılan hesaplamadan düşülmesi gerektiğini, bu nedenle bu hususun hesaplamaya ilişkin olarak önem arz ettiğini, öncelikle uyuşmazlığa ilişkin bu hususun tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kazazede motosiklet sürücüsünün koruma ekipmanı takmaması sebebiyle yaralandığını, bu sebepten de %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davacı tarafın süresi içerisinde arabulucu tutanağını sunmaması sebebiyle öncelikle davanın usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise taraflarınca da izah edildiği üzere davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; davacı sigorta şirketinin, trafik kazası sonucunda dava dışı---- yaptığı ödemeyi, poliçe kapsamında kalmadığını iddia ederek sigortalısından tahsili talepli başlattığı takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; █████/2022 tarihinde, kendileri nezdinde ZMMS ile sigortalı bulunan ----plakalı araç ile ----- plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, --- plakalı aracın sürücüsü --- malul kalması nedeniyle 250.000,00-TL ödeme yapıldığını, sigortalı araç sürücüsü ----- kaza sonrası olay yerini terk etmesi nedeniyle zararın poliçe kapsamı dışına çıktığını, yapılan ödemenin rücuen tahsili için başlatılan takibe davalı sigortalının itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; sigortalı araç sürücüsünün dava dışı motosiklete çarpması ve olay yerini terk etmesi gibi bir durum olmadığını, ayrıca ---- için belirlenen %10'luk maluliyet oranının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davacı sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiş, kazaya dair ceza dosyası celp edilmiş, dava dışı ---- --- kaydı dosya içine alınmış, kendisine rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, dava dışı ----- için düzenlenen maluliyet raporunun uygun yönetmelik hükümlerine göre ve usulüne uygun heyet tarafından düzenlenmesi nedeniyle yeniden maluliyet incelemesi yapılmamış, kusur ve aktüerya raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davacı sigorta şirketi nezdinde --- poliçesi kaspamında sigortalı ve davalı ---- ait olup dava dışı ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile dava dışı ---- sevk ve idaresindeki -----plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumu, kaza sonucunda dava dışı ---- malul kalıp kalmadığı, tedavi ve bakım zararı ile sürekli ve/veya geçici iş göremezliğinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarları, davalı araç sürücüsünün olay yerini terk edip etmediği, olay yerini terkin tek başına, zararı poliçe kapsamından çıkarıp çıkarmayacağı, davacı sigorta şirketinin dava dışı -----yapılan ödemeyi rücu talebiyle davalıdan isteyip isteyemeyeceği, bu kapsamda itirazın iptali ile icra inkar koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.-------- doğumlu, ---- --- numaralı ------------ tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle oluşan arızası yapıları muayenesinden ve tıbbi belge incelemesinde elde edilen bulgular kapsamında; A) 20.02.2019 gün ve ---- sayılı ----- Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiğinde; kişinin tüm vücut engel oranının 010 (yüzdeon) ve sürekli olduğu; B) Kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme-içme, vb.) ihtiyaç süresinin 1(bir) ay olduğu; C) Kişinin iyileşme süresinin 4(dört) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği,..." şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.--------Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; █████/2022 tarihli trafik kazasından ötürü, ---- hakkında ----- karşı 'taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma' eyleminden ötürü cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemenin basit yargılama usulüne göre yaptığı yargılama neticesinde sanık ------ hakkında hagb kararı verildiği, dosya içerisinde mevcut --- tarihli ----raporunda sanığın olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.Makine Mühendisi ve Aktüerya uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli raporlarında özetle; "...A-) Sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için %75 kusurlu olduğu, B-) Sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan ----- plaka sayılı motosikleti ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda ikinci derecede etkenlik arz ettiği için % 25 kusurlu olduğu; C-) Dava konusu olayda sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan ----plaka sayılı motosikleti ile meydana gelen kazada ----- emniyet tertibatı ekipmanlarını kullanıp kullanmadığına ait ve kusurlu veya özensiz davranışına dair tetkik edilen verinin mevcut olmadığı, dolayısı ile meydana gelen trafik kazasında; sürücü ----- trafik kurallarını ihlal ettiğine dair dosya içeriğinde yeterli bilgi-belge/doküman/olay yeri fotoğraflarının mevcut olmaması nedenleri ile kazanın oluşumunda müterafik kusurunun bulunmadığı değerlendirmesi yapılmıştır. D-) Davacının zarar görene ödemiş olduğu tazminatı ZMSS Genel Şartları B.4.f maddesi kapsamında sigortalısından rücuen talep edebileceği, E-) Davacı ---- rücuen alacağının 250.000,00 TL asıl alacak ve 3.075,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 253.075,61 TL olduğu, F-)----- İcra Dairesi ------- sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 250.000,00 TL asıl alacak ve 3.075,61 TL işlemiş faiz olmak üzere 253.075,61 TL üzerinden devamının gerekeceği..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Davacı sigorta şirketi, davalı ---- adına kayıtlı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, kaza sırasında sigortalı aracı kullanan kişinin olay yerini terk ettiğini ileri sürerek poliçe kapsamında ödediği tazminatı sigortalıdan rücuan tazmini için başlattığı takibe yapılan itirazın iptali talebinde bulunmuştur. Dava konusu kaza tarihi █████/2022 olup, poliçenin ise █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında olması sebebiyle uyuşmazlıkta 01.06.2015 tarihinden sonra yürürlüğe giren yeni KZMSS Genel Şartları uygulanacaktır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartlarının B.4. maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunun ispat yükü kural olarak davacı sigorta şirketine aittir. KMZMSS Genel Şartları B.4/f bendinde; "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" şeklinde belirtilmiştir. Başka bir deyişle, kaza sonrasında sürücünün olay yerini terk etmesini bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller varlığına bağlamıştır. Yeni Genel Şartlar B.4.-f bendi ile getirilen rücu sebebinin oluşması için iki şartın mevcut olması gerekmektedir. Bunlardan ilki rizikoya konu zararın bedeni hasara ilişkin olmasıdır. Sigortacının yeni Genel Şartlar B.4.-f bendine göre rücu talebinde bulunabilmesini ikinci şartı ise kaza sonrasında sigortalı veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin olay yerini "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme" ya da "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma” gibi zorunlu haller dışında terk etmiş olmasıdır. Zorunlu haller sınırlı olarak sayılmamış olup her somut olayın kendi şartları içerisinde değerlendirilmelidir. Sigortacı, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ispatlaması yeterlidir. Bu durumda ispat yükü sigorta ettirene geçmekte olup sigorta ettiren araç sürücüsünün can güvenliği gibi zorunlu hallerle olay yerini terk ettiğini ispatlaması gerekir. (Yargıtay ----. HD. ----- ESas ----- Karar sayılı ilamı)Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu zararın bedeni zarar ilişkin olduğu, davalıya ait sigortalı araç sürücüsü tarafından kaza sonrasında kaza tespit tutanağı vb işlemler yapılmadan olay yeri terk edilmiş olmasına rağmen olay yeri terk edilmesinin zorunlu nedenlere dayandığına ilişkin elverişli ve yeterli delilin sunulmadığı, olay yerini terkin ceza dosyasındaki beyanlar ile de sabit olduğu, davacı sigorta şirketinin KMZMSS Genel Şartları B.4/f bendi gereğince ödemiş olduğu tazminatı davalıdan rücu talebinin haklı olduğu, yapılan ödemenin, dava dışı ----- maluliyet durumuna, kazadaki kusur durumlarına ve Aktüer hesabına uygun olduğu, davalının ödeme tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, takibin 250.000,00-TL asıl alacak ve 3.075,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 253.075,61-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine karar verilmiş, asıl alacak miktarı yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalının -----. İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 250.000,00-TL asıl alacak ve 3.075,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 253.075,61-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Asıl alacak miktarı yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 17.287,59-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 4.322,19-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 1.265,46-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 11.699,94-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 5.587,65-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 7.947,30-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 7.946,77-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 0,53-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 148,30-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak takdiren davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 40.492,10-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 16,86-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak takdiren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!