Trafik kazasında sürücünün alkollü olması gerekçesiyle sigortacının rücuen tazminat ödemesi sonrası zorunlu icra tehdidi altında ödenen miktarın istirdadı davasında Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuk davasında, bir sigorta şirketi tarafından sürücüsünün alkollü olduğu gerekçesiyle başlatılan rücu takibi sonucunda zorunlu icra tehdidi altında 90.950 TL ödeme yapmak zorunda kalan davacı şirket, kazanın münhasıran alkol etkisiyle meydana gelmediğini ve kaza tespit tutanağında farklı kusurların atfedildiğini ileri sürerek ödediği paranın avans faiziyle iadesini talep etmiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, davalı sigorta şirketi ise sürücünün yüksek promil alkollü olması ve asli kusurlu bulunması nedeniyle rücu hakkı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ KararDAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)KARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasının kesinleşmesini takiben cebri icra tehdidi altında bulunan müvekkilinin herhangi bir borcu olmamasına rağmen icra dosyasına konu borcu ödemek zorunda kaldığını, fakat müvekkilinin davalı sigorta şirketine herhangi bir borcu bulunmadığından, cebri icra tehdidi altında ödenen paranın istirdatını talep etme gereğinin hasıl olduğunu, 23.04.2018 tarihinde müvekkili şirketin maliki olduğu ... plaka sayılı araç, sürücü ... sevk ve idaresindeki iken ... plaka sayılı araç ile çarpıştığını ve trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda yaralanan dava dışı ...’e, ... plakalı aracın trafik sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan işbu ödeme sonrasında ise ... Sigorta A.Ş.'nin ...’e ödediği tazminatı, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un alkollü olduğundan bahisle müvekkili şirkete rücu için İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkili şirketinde de işbu icra takibi gereğince, cebri icra tehdidi altında ... Sigorta A.Ş’ye farklı tarihlerde toplam 90.950 TL ödeme yaptığını, kazanın meydana gelmesinde başkaca kusurların varlığı halinde mağdura ödenen tazminatın sürücüye veya araç işletenine rücu edebilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu 23.04.2018 tarihli kaza da salt ...'un alkollü olmasının etkisiyle meydana gelmediğini, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile de ...'a Karayolları Trafik Kanunu’nun 57/1-a (kavşaklarda geçiş hakkına ilişkin kurallar) maddesini, diğer sürücü ...'a ise 52/1-a (hız kuralları) maddesini ihlalden kusur atfedildiğini, alkole ilişkin olarak ise herhangi bir kural ihlalinden söz dahi edilmediğini, açıklanan nedenlerle kazanın salt alkolün etkisi ile oluşmadığı aşikar olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ödemiş olduğu tazminatı, müvekkiline rücu etme hakkı bulunmadığından, müvekkilince İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası kapsamında cebri icra tehdidi ile ödemek zorunda kaldığı 90.950 TL'nin ödeme tarihleri itibariyle işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte istirdatını talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabülü ile; 10.000,00TL nin █████/2019 tarihinden, 10.000,00TL nin █████/2019 tarihinden, 15.000,00TL nin █████/2019 tarihinden, 14.000,00TL nin █████/2019 tarihinden, 4.000,00TL nin █████/2019 tarihinden, 1.000,00TL nin █████/2019 tarihinden, 1.000,00TL nin █████/2019 tarihinden, 13.950,00TL nin █████/2019 tarihinden, 6.980,00 TL'nin █████/2019 tarihinden,15.020,00TL nin █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen, kazanın gerçekleşmesinde alkolün münhasıran etkisinin bulunmadığı yönündeki kararın kaldırılması gerektiğini, ZMSS Genel Şartlar uyarınca sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkol almış olmasının bile tek başına rücu sebebi iken sigortalı aracın sürücüsünün yasal sınırın çok üzerinde 2.32 promil alkollü olarak araç sürmesi sonucu kaza yapmış ve kazada asli kusurlu bulunmuş olduğunu, bilirkişi raporuna istinaden kurulmuş olan kararın çelişkilerle dolu olduğunu, dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, sigortalı aracın sürücüsünün salt alkol etkisiyle söz konusu kural ihlalini gerçekleştirmiş asli kusurlu olarak kazaya sebep olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle istirdat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin istirdat talebine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartları'nın 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Somut olayda, davacının trafik sigorta poliçesini temin eden davalı sigorta şirketi, sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle yaralanan ...'a ZMMS poliçesi kapsamında ödeme yapmıştır. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, sigorta uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. Yargıtay HGK'nun 11.05.2011 tarih, ███████-182 Esas ve ████████ Karar sayılı kararında; taraflar arasındaki Poliçenin Genel Şartlarına göre sigortacının rücu hakkının doğumu için kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması gerekmektedir; tek başına sürücünün alkollü olması sigortacıya rücu hakkı vermez. Aracı sürenin, alkolün tesiri altında olup, güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olması halinde, meydana gelen kazanın sürücünün alkollü oluşunun bir sonucu olması gerekir. Başka bir anlatımla sürücü alkollü olsa da olmasa da kaza meydana gelecekse bu durum sigortacının sigortalıya rücu edebilmesi için yeterli bir neden değildir. Bu kapsamda alkollü araç kullanma sebebiyle oluşan bir rizikoda sigorta tazminatı ödeyen sigortacı kendi sigortalısına rücu ederken TTK 1281. madde uyarınca böyle bir durumun varlığını ispat ile yükümlüdür. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının her zaman doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisi ile meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağının kabulü gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. Somut olayda: İlk Derece Mahkemesince içlerinde nöroloji uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetince düzenlenen raporda olayda sigortalı araç sürücüsünün % 85 kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğundan olayın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği dava dışı karşı araç sürücüsününde kusurlu olması nedeni ile mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.212,80 TL harçtan peşin alınan 1.553,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.659,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2025