İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesindeki marka hükümsüzlüğü davasında, davacının önceki tescilli markasının davalı tarafından ihlal edildiği iddiasına karşı davalının sessiz kalma savunması.
Özet: Davacı, 1974 yılından bu yana gıda üretim ve tarım makineleri sektöründe faaliyet gösteren ve tescilli markalara sahip bir şirket olarak, davalının farklı tarihlerde tescil edilmiş üç markasının kendi markalarıyla aynı veya benzer sınıflarda çakıştığını, ayırt edici niteliğini zedelediğini ve bu durumdan kendi marka tescil başvurusu reddedildiğinde haberdar olduğunu iddia ederek söz konusu markaların hükümsüzlüğünü talep ederken; davalı ise yetkisizlik, tecavüz iddiasının dayanaksızlığı ve davacının markaların tescilinden uzun süre sonra dava açarak sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı savunmasını yapmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ ESAS
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkil şirketin 1974 yılında ... ilinde kurulmuş bir şirket olduğunu, paslanmaz çelik malzemelerden mamul, her türlü gıda üretim proseslerinin üretmeye başladığını , arge ve mühendislik çalışmalarıyla 50 yıldır kendini geliştirerek makine imalatı yapıldığını, ...sınıf olarak aşağıdaki emtialarda müvekkil şirketin ... başvuru numaralı ... isimli markasının tescilli olduğunu, yapılan araştırmada davalı şirkete ait... başvuru ve tescil numaralı "..." markasının █████/2017 tarihinde tescil edildiğini, tescilin ....sınıflarda yapıldığını, ....sınıfta "tarım , hayvancılık , ziraat sektörlerinde ve tahıl /meyve /sebze / gıda işlenmesinde kullanılan makineler " olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait olan grupta konserve gıda makinelerinin ise davalı şirket adına tescilli yapılan tarım , hayvancılık , ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar alt sınıfına dahil olduğunu, aynı şekilde yine davalı şirkete ait ... başvuru ve tescil numaralı "..." markasının █████/2007 tarihinde tescil edildiğinin tespit edildiğini, yine ...sınıfta tescili bulunduğunu, davalı şirketin bir diğer ... isimli markasının da ...numaralı olduğunu , █████/1990 tarihinde tescil edildiğini, müvekkili adına tescilli ...sınıfa giren "süt sağım makinası, pancar sökme makinası , ot toplama tırmığı, su pompaları , elektrikli jeneratör , tarım ilaçlama makinesi, balya makinesi, pulluk" tescili bulunduğunu, müvekkil şirket tarafından daha önce tescili yapılan markaya rağmen davalı şirketin 3 markasına kurum tarafından aynı sınıf veya emtialarda tescil verildiğini, davalı şirketin markalarının müvekkil ile ortak sınıflar bakımından hükümsüzlüğü talebiyle işbu davayı açma zaruriyetinin olduğunu, yasal mevzuat müvekkili şirkete bu hakkı tanıdığını, müvekkil şirket tarafından aktif bir şekilde kullanılan markanın ayırt edici nitelik kazanmış olması nedeniyle davalı şirketin müvekkil şirket ile aynı markayı tescil ettirmiş olmasına itiraz ettiğini, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin davalı şirketin marka tescilinden bilgisinin bulunmadığını, bulunma ihtimalinin de farklı şehirde şirketler de olması nedeniyle olmadığını, müvekkil şirket tarafından ... başvuru numarası ile ... markası adına kurum nezdinde tescil başvurusunda bulunulduğunu, tescil başvurusuna kurum tarafından kısmi ret karar verildiğini, verilen ret kararında ...tescil numaralı markanın olduğunun tespit edildiğini, bu karar ile markadan ve davalı şirketten müvekkil şirket tarafından haberdar olunduğunu, bu nedenle müvekkil şirket tarafından sonraki tarihli markanın daha öncesinde bilinmediğini, müvekkil şirket tarafından davalı şirketin markaları hakkında bu karar ile araştırma yapılmış olup yeni haberdar olunması nedeniyle işbu davanın açılması gerektiğini, davacının kabulü ile müvekkil adına tescilli olan " ..." markasına vaki ve devam eden tecavüzün tespiti ve durdurulması, "..." markasının hükümsüzlüğü , sicilden terkini ile bu mümkün değil ise müvekkilin adına kayıtlı sınıflar ve alt sınıflar bakımından hükümsüzlüğü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Tic. A. Ş vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilin ...'ta faaliyet gösteren bir ticari işletme olduğunu, somut olayda ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, açılan davanın konusunun markanın hükümsüzlüğü davası olduğunu, tüm dava dilekçesinin sonuç kısımnda bir kelime ile "... " markasına vaki ve devam eden tecavüzün tespiti ve durdurulması gibi bir talepte bulunulmuş ve dava dilekçesinin içeriğinde bu iddiayı ispatlayacak hiçbir delile yer verilmediği gibi tecavüz konusundan hiç bahsedilmediğini, somut olayda sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleştiğini, dava açılmayacağına dair kişide haklı bir güven uyandırılmasına rağmen uzun süre geçtikten sonra dava açılmasının Türk hukukundaki temel prensipler ışığında korunmaya değer bir davranış olmadığını, HMK madde 25/6 uyarınca marka sahibi sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu durma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa , sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremediğini, Kanunda her ne kadar sessiz kalmaktan, söz edilse de hükümsüzlük davaları bakımından bu sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğunu, somut olayda müvekkilin ... , ...ve... sayılı ... markaları uzun yıllardan bu yana tescilli olan ve sektörde kullanılan markalar olduğunu, olayda davaya konu hükümsüzlük talepli davanın █████/2024 tarihinde açıldığını, SMK madde 25/6 maddesinde belirtilen 5 yıllık süre dikkate alındığında sürenin geçtiğini, somut olayda her iki tarafın da tacir olduğunu, davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, her iki firmanın ticaret unvanını esas unsurunun ... olduğu için zaman zaman firmalar arasında karışıklık meydana geldiğini, davacı tarafa gönderilmesi gereken e mail , teklif ya da cvler müvekkile geldiğini, bu iddianın ispatlayacak bazı deliller dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı tarafın davaya dayanak olarak gösterdiği ... ibareli ... başvuru numaralı markası ...'nci sınıfta yer alan a"Süt kazanları, komple tereyağ tesisleri, konserve gıda makineleri, buharlı süt kazanları , peynir mayalama tezgahları, soğutucular , tereyağ çıkarma makineleri " emtialarında tescilli olduğunu, müvekkilin hükümsüzlüğü talep edilen ... ibareli ... nolu markası █████/1990 tarihinde başvurulduğunu, ... 'uncu sınıfta yer alan Süt sağım makinesi, pancar sökme makinesi, ot toplama tırmığı, su pompaları, elektrikli jeneratör, tarım ilaçlama makinesi, balya makinesi, pulluk, emtialarında tescilli olduğunu, ... ibareli ... sayılı marka ise █████/2005 tarihinde başvurulduğunu, başvuru esnasında markanın başvurusuna itiraz edildiğini, bu itirazın davacı tarafından yapılıp yapılmadığının bilinmediğini, TPMK'ya müzekkere yazılarak tüm dosya içeriğinin celbini talep ettiklerini, davacı vekili tarafından somut olayda müvekkilin markalarının varlığının marka hakkına tecavüze yol açtığını bir cümle ile iddia ettiğini, bir marka hakkına tecavüzden bahsedebilmek için hak sahibinin markasının tescilli olduğu sınıflarda izinsiz ve haksız kullanımı olması gerektiğini, somut olayda müvekkil ... markasını tescilli olduğu kendi sınıflarında kullandığını, müvekkilin farklı sınıflarda tescilli olan ... markasının varlığının tek başına marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini iddia etmek ise abesle iştigal olduğunu, bu sebeple marka hakkına tecavüz konulu taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, 34 yıl , 20 yıl ve 9 yıl boyunca marka hakkına tecavüz iddiasını ileri sürmeyip sessiz kalan davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, sessiz kalma yoluyla hak kaybı ve haksız fiil zaman aşımı sebebiyle bu iddiasının reddedilmesi gerektiğini, öncelikle yetkisiz mahkemede açılan dava ile ilgili yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi , sessiz kalma yoluyla hak kaybı nedeniyle hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz taleplerinin usulden reddini, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle ; Davalı yan tarafından sessiz kalma nedeniyle hak düşürücü sürenin geçtiğini iddia ettiğini, bu iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilin şirketin davalı şirketin marka tescilinden bilgisi bulunmadığını, bulunma ihtimalinin de farklı şehirlerde şirketler olması sebebiyle olmadığını, müvekkili şirket tarafından... başvuru numarası ile "..." markası adına kurum nezdinde tescil başvurusunda bulunulduğunu, tescil başvurusuna kurum tarafından kısmi ret kararı verildiğini, bu karar ile markadan ve davalı şirketten müvekkil şirket tarafından haberdar olunduğunu, müvekkil şirketin daha öncesinde haberinin olmadığı, olma ihtimalinin de bulunmadığını, davalı yan tarafından müvekkilin daha öncesinde haberinin olduğuna ilişkin ispat sunulmadığını, davalı şirkete ait ... başvuru ve tescil numaralı "..." markasının █████/2017 tarihinde tescil edildiğinin tespit edildiğini, tescil ...sınıflarda yapıldığını, 7.sınıfta "tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/ meyve /sebze / gıda işlenmesinde kullanılan makineler " olduğunun tespit edildiğini, müvekkil şirkete ait olan grupta konserve gıda makinelerinin bulunduğunu, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
6769 sayılı SMK'nun 156/3 maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir." aynı kanunun 156/5 maddesinde "Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmü uygulanır." belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 19/2 maddeside "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davacı adına tescilli ... numaralı marka yönünden davalı ... A.Ş'nin tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğunun, davalı adına tescilli ..., ... ve ... numaralı markalar yönünden hükümsüzlük koşullarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davacı tarafça dava dilekçesinde TPMK'nu da davalı olarak gösterdiği ancak dosya içerisine sunduğu █████/2025 tarihli dilekçesi ile bu davalı yönünden davadan feragat edildiğinin beyan edildiği, bu davalı yönünden feragat edilmiş olması nedeniyle tefrik edilerek ayrı esas numarasına kaydına karar verildiği, davalı ... A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde davalının yerleşim yeri itibariyle yetkili mahkemenin ... Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunun belirtilerek yetki itirazında bulunulduğu, 6769 sayılı SMK'nun 156/3 maddesinde sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkemenin, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi olduğunun, aynı kanunun 156/5 maddesinde üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunun belirtildiği, 156/3 maddesinin tecavüz iddiası yönünden 156/5 maddesinin hükümsüzlük talebi yönünden uygulanabileceği bu maddelerde belirtilen mahkemelerin somut olayda yetkili olacağı, dosya ve Uyap üzerinde yapılan incelemede davacının yerleşim yerinin ..., davalının yerleşim yerinin ...olduğu, davalının yerleşim yeri ... olmakla 156/3 maddesinde belirtilen hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesinin bu yerleşim yeri itibariyle tespit edileceği, bu açıklamalar kapsamında mahkememizin yetkili olmadığı, davalının yerleşim yerinin bağlı bulunduğu ... Adliyesinde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi bulunmadığı bu yargı çevresi yönünden Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu davalarda ... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu bu nedenle davalı vekilince süresi içerisinde yapılan yetki itirazının kabul edilmesi gerektiği, davalının yerleşim yeri itibariyle yetkili mahkemenin ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davalı ...A.Ş yönünden de davalının yetki itirazının kabulü ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Dosyanın talep halinde görevli ve yetkili ... Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK 20.Maddesi gereğince yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili Mahkemece dikkate alınmasına,
Dair taraf vekillerinin (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!