Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, tekstil ürünleri satışından kaynaklanan cari hesap alacağı itirazın iptali davasında ayıplı mal iddiasıyla yapılan istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Tekstil ürünleri satışından kaynaklanan cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan icra takibi sonrası açılan itirazın iptali davasında, davacı firmanın alacağını talep etmesi üzerine davalı şirket, teslim edilen kumaşların ayıplı olduğunu ve bu nedenle uğradığı zararın alacaktan düşülmesi gerektiğini savunmuş, ilk derece mahkemesi ise davalı tarafın reklamasyon faturasının haklı olmadığını, kumaşların ayıplı olduğunun ispatlanamadığını belirterek davacının alacak davasını ve icra inkar tazminatı talebini kabul etmiş, davalı şirket ise ürünlerin ayıplı olduğu ve takas mahsup taleplerinin haksız yere reddedildiği gerekçesiyle karara istinaf başvurmuştur.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
:█████/2021DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptaliGEREKÇELİ KARARYAZIM TARİHİ
:█████/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, davacının davalı tarafla tekstil ürünleri satışından kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunduğunu, alacağın sağlanması amacıyla Denizli 5.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla cari hesap alacağına dayanan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibine geçildiğini, borçlunun yetkiye ve borca itiraz edip takibi durdurduğunu belirterek davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davalı vekili, davacının üçüncü kişilerden iplik temin edip bu iplikleri ham kumaş haline getirdiğini ve müşterilerine sattığını, davalının da davacıya sipariş verdiği bir miktar ham kumaşı davacının ürettiğini ve davalı şirketin de bu kumaşları kasarlama işlemine tabi tutarak kendi müşterilerine sattığını, davalı şirket ile davacı arasında varılan mutabakat gereğince davacı tarafından davalı şirkete 3.617,10 metre "Bauman Kalite" diye tabir edilen ham kumaşın teslim edildiğini, bu kumaşların ayıplı olarak imal edildiğini, kumaşlardaki ayıbın gizli ayıp olup, ayıbın ortaya çıkmasıyla birlikte derhal davacı şirkete ayıp ihbarında bulunulduğunu, ancak ayıp ihbarına rağmen davacı şirketin davalıya geri dönüş yapmadığını davalı şirketin davacı tarafından teslim edilen ayıplı kumaşlar nedeniyle zarar gördüğünü, davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhinde █████/2017 tarih, ... seri nolu ve 31.234,90 TL bedelli 1 adet fatura tanzim edilerek davacıya tebliğ edildiğini, davacının işbu faturayı Denizli 2.Noterliği'nin █████/2017 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iade ettiğini, ihtarnamede ayrıca bir kısım ödemelerin yapılmasını ihtar ettiğini, davalı tarafından davacıya, Bakırköy 43. Noterliğinin 09.10.2017 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilerek "60.000 TLlik senet bedelinin ödendiği, 24.11.207 tarihli senedin henüz vadesinin gelmediği, senedin vadesinde ödeneceği ancak 54.092,99 TLlik cari hesap bakiyesinin müvekkili şirket kayıtları ile uyuşmadığı, davacı tarafından müvekkili şirkete teslim edilen ayıplı kumaşlar nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığı, davacı adına düzenlenen 13.09.2017 tarihli ... seri nolu ve 31.234,90-TL bedelli faturanın davacı şirket kayıtlarına işlenmesi ve fatura bedelinin ödenmesi vs hususları ihtar edildiğini, her ne kadar davacının, ayıplı kumaşlar teslim etmiş ise de cari hesaptan kaynaklandığını iddia ettiği alacağın tahsili için müvekkili şirket aleyhinde icra takibine giriştiğini ve iş bu haksız davayı açtığını beyanla davanın reddi ile davacının takip tutarının %20 sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalı tarafın ticari defterlerine göre, davacının 57.608,33 TL alacaklı olduğu, davalının davacı tarafa düzenlediği 31.237,90 TL reklamasyon faturasından sonra ise davacı yana 26.373,43 TL borcunun bulunduğu tespit edilmiş olup reklamasyon faturasının haklı olarak düzenlendiği ispat edilemediğinden, davacının takip talebinde bulunduğu alacak miktarının yerinde olduğu, davacı tarafça satış sözleşmesi gereğince satılan kumaşların teslim edildiği ancak davalı tarafça satın alınan ürünlerin bedelinin ödenmediği anlaşıldığından, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, takibe konu alacak satış sözleşmesi ve faturalar gereği miktarı likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne..." şeklinde karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kumaşların ayıplı olduğunu, huzurdaki yargılamada dava konusu kumaşların ayıplı olduğu ispat edildiği halde müvekkilin ayıptan kaynaklı haklarının yok sayılmasının fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, satıcının, alıcının sözleşme yapılırken ayıpları henüz bilmeyeceğini, satıcının hileli davranması halinde ise tekeffül borcunu sınırlayan veya kaldıran sözleşme kayıtlarının da geçerli olmayacağını, dava dosyasında taraflar arasında alım-satıma konu edilen kumaşın miktarı ve müvekkilin uğradığı zararın apaçık belli olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından "ayıplı ürünün tespit edilemediği" yönündeki bilirkişi görüşüne itibar edilerek takas mahsup taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, yazılı gerekçe ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Taraflar arasında, davalının iade faturası düzenlediği malın ayıplı olup olmadığı, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile, satıma konu tekstil ürünlerinde boyama sonrası çizgiler oluştuğu ve bu durumun ilk anda gözle veya elle dokunmak suretiyle tespiti mümkün olmadığından gizli ayıp olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Ancak, İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere taraflar tacir olup, davalının gizli ayıbın ortaya çıkması ile süresinde ve TTK'nın 18. maddesinde belirtilen usulde davacı satıcıya ayıp ihbarında bulunması gerekirken gizli ayıbın ortaya çıkmasından 2 ay sonra mail yoluyla ayıp ihbarında bulunduğu ihbar yükümlülüğünün belirtilen yasal süre içerisinde ve usulüne uygun yerine getirilmediği, reklamasyon faturası düzenlenmesinin ayıp ihbarı olarak değerlendirilemeyeceği, davalının satılanı kabul etmiş sayılması nedeniyle bedelini ödemekle yükümlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.(Aynı yönde bknz: Yargıtay 11. H.D █████████ E. █████████ K.)Bu nedenlerle neticeten HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.695,09 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 924,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.771,09 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyleve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi....