İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde, köklü firmanın tanınmış markasına ev tekstili sektöründe tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açılan dava.
Özet: Mağazacılık ve perakende sektöründe faaliyet gösteren, "..." ve "..." ibareli tescilli ve tanınmış markaların sahibi olan davacı şirket, davalının ev tekstili ve benzeri ürünlerin satışını yaptığı işyerinde "..." ibaresini markasal olarak izinsiz kullanmasının kendi markalarıyla iltibas yarattığını, tanınmışlıklarından haksız yarar sağladığını, müvekkillerinin işletmesiyle bağlantılı olduğu izlenimi vererek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Davacı, delil tespitiyle belirlenen bu ihlallerin ihtar edilmesine rağmen sonlandırılmadığını belirtmektedir.

T.C.

İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ ESAS
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilleri ... A.ş. Ve ... Tic. A.ş. mağazacılık ve perakende sektöründe faaliyet gösteren, Türkiye'nin neredeyse her şehrinde “...” ve “...” ibareli yüzlerce mağazaları, bayileri bulunan, Dünya genelinde başta ..., ..., ... olmak üzere birçok ülkede faaliyet gösteren, kendi ürünlerini piyasaya arz eden, büyük ölçekli ve herkes tarafından bilinmekte olan, TÜRKPATENT nezdinde tescilli yüzlerce tasarım, marka, faydalı modele sahip, fikri mülkiyet haklarına saygılı, köklü kurumsal grup şirketler olduğunu, müvekkillerinin grup şirketlerinin TÜRK PATENT nezdinde 90'lı yıllardan beridir ... gibi mutfak gereçleri, ev tekstili ürünleri, perdeler, kumaş, tül, perde, duvar kağıtları, branda, masa örtüsü, sümen, halı, kilim, paspas, mendil, nevresim, yatak örtüsü, vs. emtialarını ve bunların pazarlanmasını kapsayan sınıflarda tescilli “...” ve “...” ibareli çok sayıda markası bulunduğunu, müvekkillerinin ... ve ... markası ev ve mutfak gereçleri, ev tekstili ürünleri, perdeler, kumaş, tül, perde, duvar kağıtları, branda, masa örtüsü, sümen, halı, kilim, paspas, mendil, nevresim, yatak örtüsü vs. emtialarını kapsayan ... gibi sınıflarda ve bu ürünlerin pazarlaması ve satışı süreçlerini kapsayan, mağazacılıkta ilgili .... Sınıfta tescilli olduğunu, özellikle olay bakımından davalının tecavüz eyleminin gerçekleştiği çeyiz, ev tekstil ürünleri, perdeler vb. emtialar ve bunların pazarlanması hizmetlerinde müvekkillerinin markası 1994 yılından beridir tescilli olduğunu, müvekkillerinin işbu “...” ve “...” markası birer seri marka niteliğinde olduğunu, müvekkilleri şirketin yaptığı reklamlar, promosyon ve diğer tanıtım faaliyetleri sayesinde “...” markasını tanınmış marka seviyesine ulaştırdığını, işbu tanınmışlığı TÜRKPATENT nezdinde de ispatlanarak ... başvuru numarasıyla da tanınmış marka statüsü verildiğini, ilgili ... markası Türkiye'nin de taraf olduğu TRİPS Anlaşması'nda ve PARİS Sözleşmesi'nde “...” kavramıyla geçen ve paralel olarak Sınai Mülkiyet Kanunu'nda “tanınmış marka” olarak yer alarak koruma altına alındığını, müvekkillerinin markasının tanınmış marka statüsüne sahip bir marka olması müvekkillerine ayrıca 6769 sayılı SMK 7/f.2-c bendi uyarınca ilgili tanınmış markanın SMK gereği iltibas oluşturabilecek, haksız yarar sağlanabilecek ve müvekkillerinin itibarını zedeleyebilecek diğer sınıflarda da müvekkillerine koruma sağladığını, davalı tarafın müvekkillerinin markalarının tescilli olduğu ve faaliyet gösterdiği ev tekstil, perde, çeyiz seti vb. ürünlerin pazarlanması, satışı ve mağazacılık sektöründe ... ibareli markasal kullanımları bulunduğunu, davalı tarafın kendisine gönderilen ihlalleri durdurması yönündeki ihtara rağmen ihlalleri sonlandırmadığını, bu nedenle öncelikle taraflarınca davalı aleyhine markasal kullanımların tespitine yönelik ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş dosyası kapsamında delil tespiti davası ikame edildiğini, ilgili dosya kapsamında bilirkişi marifetiyle davalıya ait “...” adresindeki işyerine delil tespitine gidildiğini, bahse konu işyerinin ...'a ait olduğu, işyeri tabelasında, kartvizitte ... ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, mağaza adına ... ismini vererek müvekkillerinin faaliyet alanıyla aynı şekilde ev tekstili, perde vb. ürünlerin satışına yönelik faaliyet gösterdiğini, bu markasal kullanımların, müvekkillerine ait ... ibareli tescilli markaları ile iltibas oluşturduğunun tespit edildiğini, davalının ... işletme adında da ... ibaresine yer verdiği ve markasal olarak kullandığının görüldüğünü, davalının herhangi bir lisans anlaşması veya marka sahibi müvekkillerinin herhangi bir izni olmaksızın müvekkillerinin tescilli markasını izinsiz şekilde kullanarak müvekkillerinin marka hukukundan kaynaklı haklarına tecavüz ettiğini, Davalının mağaza adında ... ibaresini kullanması, müvekkillerinin Türkiye genelinde bulunan ve benzer sektörde faaliyet gösteren ... ve ... mağazalarıyla karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiğini, işbu husus ev tekstili, perde ve bunların satış pazarlanması hizmetleri olan 35. Sınıfın yanı sıra mağazacılık sınıflarında da müvekkillerinin marka hakkına tecavüze ve ayrıca haksız rekabete de yol açtığını, davalının ticari unvanı ... ibaresini içermemesine karşın tabelasında, mağaza isminde haksız bir şekilde ... ibaresi kullanarak kendisini bu şekilde tanıttığını, davalı “...” şeklindeki kullanımları ile müvekkil in işletmesi, şubeleri, mağazaları ve markasıyla bağlantılı olduğu şeklinde yanıltıcı bir izlenim oluşturduğunu, haksız yarar elde ettiğini, müvekkillerinin tanınmış olduğu ve faaliyet gösterdiği sektörde markasal haklarına tecavüz ettiğini, Yine davalının bu haksız kullanımı müvekkillerinin benzer sınıflarda tescilli ... markalarının yanı sıra tanınmış “...” markasına yönelik de haksız yarar sağlayabilecek, iltibas oluşturacak nitelikte olduğunu, müvekkillerinin öncelikle uyuşmazlığı sulh yoluyla çözebilmek adına davalı firmaya ihtarname gönderdiğini, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerine son vermesi, tabela ve diğer materyallerdeki markasal kullanımları sonlandırarak ilgili yerlerden ... ibaresini çıkarması gerektiği ihtaren bildirildiğini, işbu ihtarnamenin davalıya 06.11.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı ise ihtarnameye ve adreste yapılan delil tespitine rağmen ihlalleri hâlihazırda sonlandırmadığını ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davalı firma müvekkillerinin tescilli ve tanınmış ... markasının birebir aynısını tabelasında, kartvizitlerinde kullanarak müvekkillerinin marka hakkına tecavüz etmekte olduğunu, gönderilen ihtarnameye ve adreste yapılan delil tespitine rağmen kötü niyetli bir tutum ile işbu ihlalleri devam ettirmekte olduğunu, davalı tarafın işbu haksız eylemlerinin etkisiyle müvekkillerinin zararının her geçen gün arttığını, davalının işbu eylemlerine devam etmesi müvekkilleri açısından telafisi imkânsız zararların doğmasına sebebiyet vereceğini, davalı adresinde yapılan delil tespiti ve alınan bilirkişi raporu ihtiyati tedbire yönelik aranan yaklaşık ispat şartlarını da karşıladığını, bu nedenle gerek HMK 389 vd. hükümleri gerekse de SMK 1592 hükmü gereği davalı firmanın “...” adresindeki işyerinde “...” ibaresini havi tabela, kartvizit ve her türlü tanıtım evrakına el konulmasına ve ... İşletme adındaki ... ibaresine ilişkin kullanımlarının durdurulmasına yönelik sayın mahkemece teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı yanın dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.
Mahkememize sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ;Dosyada davacı tarafa ait olduğu belirtilen .... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 05.12.1997 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, mevcut durumda web sitesinde "... " şeklinde kullanım olduğu görülmüş olup, ...s:/... linklerinden alınan örnek ekran görüntülerinin dosyaya sunulduğunu, dava dilekçesinde ... İşletme adındaki ... ibaresine ilişkin kullanımların olduğunun belirtildiği görülmüş, yapılan inceleme sonucunda ... arama motorunda ... kayseri ibaresi ile yapılan arama sonucunda ...adresi ile birlikte ... şeklinde kullanım olduğu, dava dilekçesinde bulunan kartvizit üzerinde görülen... hesabı kontrol edildiğinde mevcut durumda sayfaya ulaşılamadığı, davacının markalarının esas unsurlarının ... ibaresi olduğu, davacının markalarında yer alan Türkçe karşılığı ev olan home , ev koleksiyonu olan ..., ev, perde ibareli ev tekstili ile ilgili sektör yönünden jenerik isim olduğu, mezkur markaların yardımcı unsurları olduğu, davacının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ....sınıfta dahil emtia ve hizmetlerde tescilli markalarının esas unsuru olan ... ibaresini muhafaza ettiği , markanın esas unsuru olan ... ibaresine ön ek olarak şekil unsuru eklediği , ... ibaresinin sağ üst köşesine ... işaretini eklediği, davalının markasal kullanımlarında ... ibaresinin ön palana çıkarılmak suretiyle marka kompozisyonu içerisinde daha dikkat çekici olarak yazılmış olduğu, perde ibaresinin... sınıfta dahil ev tekstili emtialarında ve işbu emtiaların satışına ilişkin ....sınıfın 5. Alt sınıfında jenerik bir ibare olduğu, davanın taraflarının ev tekstili sektöründe faaliyet gösterdiği, davalının markasal kullanımların davacının ... esas unsurlu markalarının esas unsurlarını içerdiği, perde ibaresinin davacının markalarından uzaklaştırmaya yetmeyeceği, fonetik , görsel ve kavramsal açıdan davalının kullanımların davacının ...sınıfta tescilli markaları ile aynı benzer olduğu, davalının markasal kullanımlarının davacının markasının tescil kapsamında yer alan...sınıfta yer alan emtia ve hizmetler kapsamında olduğu, söz konusu emtiaları orta düzeyde tüketiciye hitap ettiği, orta düzeyde tüketici kitlesinin dikkat düzeyi göz önüne alındığında , davalının kullanımlarının orta düzeydeki tüketici kitlesinin nezdinde davalı tarafından sunulan hizmetin aynı kökenden geldiğini varsaymalarının yanında , her iki işletmenin farklı olduğunun bilincinde olmaları ancak iki işletmeyi idari, ekonomik açıdan bağlantılı görmeleri ihtimalini de kapsayarak iltibasa düşme ihtimalinin mevcut olduğu, bu suretle davalının markasal kullanımlarının davacının markadan doğan haklarını ihlal ettiği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." belirtilmiştir
Tüm dosya kapsamı birlikte değerledirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacılar adına tescilli "..." ibareli markalar yönünden davalının tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, TPMK'dan gelen kayıtlar incelendiğinde ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli markaların davacılardan ... AŞ. ,... numaralı "..." ibareli, ... "..." ibareli, ... numaralı "...+şekil" ibareli markların ise diğer davacı şirket adına tescilli olduğu, dava açılmadan önce davacılar tarafından tecavüz iddiaları yönünden davalının kullanımlarının tespiti için ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Değişik iş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunulduğu, değişik iş dosyasında delil tespiti talebi kabul edilerek davalıya ait olduğu anlaşılan iş yerinde bilirkişilerce inceleme yapılarak rapor alındığı, alınan rapor doğrultusunda davalının iş yerinde tabelada ve kartvizitinde işletme adı olarak "..." ibaresini kullandığının, davalının perde ve ev tekstil ürünleri yönünden faaliyette bulunduğunun anlaşıldığı, davalı kullanımındaki perde ibaresinin kullanım alanı yönünde tanımlayıcı ibare olduğu bu nedenle davalı kullanımının asıl ve esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacıların markaları incelendiğinde davacıların markalarının "..." veya "..." ibaresinin yanına şekil ve başka ibareler eklenerek oluşturulduğu, davacı markalarındaki "..." ibaresi yanındaki diğer ibarelerin de ev tekstili ürünleri yönünden tanımlayıcı ibare olduğu, davacı markalarının asıl ve esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı tarafından davacı markalarının asıl ve esas ibaresinin aynısının kullanıldığı, davalı perde ve ev tekstil ürünleri yönünden faaliyette bulunmakla davacı markalarının bu ürünlerin aynısı veya benzerleri yönünden tescilli olduğu tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı kullanımlarının davacıların tescilli markaları yönünden hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalının bu kullanımlarının 6769 sayılı SMK'nun 7.ve 29.maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-DAVANIN KABULÜ ile,
-Davalının "..." ibareli kullanımlarının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
2 -Davalıya ait iş yerinde "...” ibaresinin bulunduğu tabela, kartvizit ve her türlü tanıtım evrakına el konulmasına, karar kesinleştiğinde mümkün olması halinde üzerilerinden tecavüz oluşturan ibarelerin silinmesine, silinemiyor ise imhasına ve davalının internet sitesinde ve sosyal medyahesabında "..." ibaresine ilişkin kullanımlarının durdurulmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 -TL karar harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 187,8‬0 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 720‬ TL posta masrafı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 -TL peşin harç olmak üzere toplam 11.575,2‬0 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!