İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, vekilin yetkiyi kötüye kullanarak müvekkiline ait markayı kendi adına tescil ettirip azledilmesi nedeniyle marka hükümsüzlüğü ve tescilin terkini talepli dava.
Özet: Davacı, ticari vekili ve kayınbiraderi olan davalının, yetki kötüye kullanımı ve kötü niyetle hareket ederek, müvekkilinin yurt dışında tescilli ve bilinen kişisel markasını kendi adına TürkPatent nezdinde tescil ettirmesi nedeniyle, bu markanın hükümsüzlüğüne veya şirketi adına tesciline karar verilmesini talep etmektedir; davalı ise yetki itirazında bulunarak davacının şirketteki hisselerini devrettiğini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde; Davacı ...'ın ...'da ve ...'de ticaretle uğraştığı aynı zamanda İngiltere'de saç bakım ürünü geliştirerek bu ürünlerle ilgili olarak, ... Marka Ofisinde, █████/2016 tarihinde kendi isminin ...'de telaffuz edildiği şekliyle ... unsurlu markayı İngiltere Marka ve Patent Ofisi nezdinde başvuru yapılarak ... ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin İngiltere ve Türkiye'de yatırımlarına ek olarak 2013 yılında ...'da müvekkili ... Tic.Aş kurduğunu, müvekkil ...'ın sahibi ve yaratıcısı olduğu ... ürünlerini Türkiye'de pazarlamak adına, █████/2016 tarihinde ... Tic.Aş ile distribütörlük anlaşması yapılmak suretiyle Türkiye'deki satışların anılan şirket üzerinden yapıldığını, müvekkili şirketin kurucusu ...'ın, sağlık sorunları nedeniyle şirket işlerini ... 7. Noterliğinde tanzim edilen ...tarih ... yevmiye nolu vekaletname ile aynı zamanda kayınbiraderi olan davalı ...'i çeşitli iş ve işlemlerde bulunması maksadıyla vekil tayin edildiği, davalı ...'in müvekkil tarafından kendisine verilen yetki ve görevleri kötüye kullandığı, müvekkil nam ve hesabına yapması gereken iş ve işlemleri yapmadığı eksik yaptığı ve kötü niyetli olarak para transferleri gerçekleştirilmesi nedeniyle ...'ın █████/2018 tarihinde noterden gönderdiği azilname ile davalı ...'i azlettiğini, daha sonra yapılan araştırmalar neticesinde dava konusu... tarih ve ... tescil numaralı “...” markasının Türkpatent nezdinde davalı ... adına tescil edildiği bilgisine ulaşıldığı, Dava konusu markanın başvuru tarihinin █████/2017, tescil tarihinin █████/2017 tarihli olduğu, müvekkilİ şirket tarafından davalı ...'in vekil tayin edildiği vekaletname tarihinin █████/2017 vekaleten azil tarihinin ise █████/2018 olduğu, vekalet kapsamında yer alan yetkiler arasında müvekkillerİ adına veya müvekkillerine ait marka üzerinde marka başvurusunda bulunma ve marka tescil talebinde bulunma yetkisinin bulunmadığı halde dava konusu markanın tescil başvurusu, davalı şahıs tarafından kendisine böyle bir yetki verilmemesine rağmen, ticari vekil sıfatıyla yaptığını, davalının dava konusu ... sayılı ve ... ibareli markayı, müvekkil ... A.Ş. Şirketine ait banka hesaplarındaki paralar ve şirketin adresini kullanarak tecil ettirdiğini, Müvekkil şirket tarafından kendisine verilen vekaletnamede öyle bir yetki olmamasına ve hatta vekillikten azledilmesine rağmen, müvekkil şirkete ait tescilli markanın ve...'deki lakabılkişi ismi ile birebir aynı şekilde tescil ettirdiği dava konusu markanın 6769 Sayılı SMK.nın 25. Maddesi uyarınca hükümsüz kılınması yasaya ve hukuka uyarlı olacağını, davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunan davalının, davacıya ait bir marka olduğunu bildiği müşahede olunan Türkçe'de kullanılmayan kelimelerden oluşan markanın ayırt edilemeyecek derece benzerini adına marka olarak tescil ettirmesinin iyi niyetli bir girişim olmadığı davalının bu tescilinin, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şahsın, gerek müvekkilİ ...'ın eşinin kardeşi olması, gerekse de müvekkil şirket arasında ticari ilişki bulunduğu göz önüne alındığında, müvekkil ...'a a ait ... ibareli markanın varlığından haberdar olmayacağının söylenemeyeceği, Davalı şahsın, azledilerek tüm yetkileri alınmasına rağmen kötü niyetli olarak halen ... uzantısını kullanarak ticari faaliyet yürütmesinin müvekkil şirketi ciddi zararlar verdiği, Dava konusu ... numaralı markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devir ve temlikinin ve lisans verilmesinin önlenmesi yönünde İhtiyati Tedbir kararı verilmesini, TPMK'ya bildirilmesine, davalı tarafa ait ... Tescil numaralı markanın Marka sicilinden terkine, hükümsüzlüğüne veya müvekkilİ şirkete devrine karar verilmesini masraf ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; müvekkilİİ adresi ... olması nedeniyle yetkili ve görevli mahkemenin ... Fikri ve Sınai Mülkiyet Mahkemesi olduğu bu yönden itiraz edildiği, huzurdaki davanın davacılardan ... ve yine ...'ın şirket yetkisi olarak verdiği vekaletname ile Netdil için de açıldığı, davanın ... tarihinde açıldığı, ancak ekte sunulan Türkiye Sicil Gazetesi'nin, ... tarihli, ... sayılı sayfa 8'de, ...'ın kendi payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte, davalı ...'in öz ablası...'a devrettiği belirtildiği, bu sebeplerle, hukuki ve mali yükümlülüklerin █████/2018 tarihli Türkiye Sicil Gazetesindeki ilana göre dava açma ile ilgili hukuki yükümlülüklerin artık davacı ...'ın bir dahli olamayacağından, mali yükümlülüklerini de ...'a devrettiği bu nedenle huzurdaki davanın şirket yetkilisi ... tarafından verilen vekaletnameye dayanılarak açılması yönünden reddi gerektiği, davacı ...'ın yönünden ise, davacı mali yönden de haklarını ...'a devrettiğinden huzurdaki davada taraf olamayacağı bu yönünden de usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişiler Marka vekili ... ve Sektör bilirkişisi ... tarafından sunulan █████/2022 tarihli kök raporda;"HÜKÜMSÜZLÜK AÇISINDAN, SMK m.6/3 uyarınca Davalı markası açısından hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı tespit edilmiş olmakla, işbu tespite dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, SMK m.6/9 uyarınca, davalının, dava konusu markayı tescil ettirmesinin “kötü niyetli tescil” olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususundaki takdirin mahkemenize ait olduğu, TARAF EHLİYETİ AÇISINDAN, Davanın açıldığı tarih olan 14 Ocak 2020 itibariyle Davacılardan ...'ın; diğer davacı ... A.Ş.'de herhangi bir payı ve ortaklığının kalmadığı, ... A.Ş.Yönetim Kurulu üyeliğinde yer almadığı ya da mevcut yönetim tarafından kendisine herhangi bir yetki devrinin yapılmadığı, şirketin tüm paylarının sahibi, yönetim kurulu üyesi ve şirketi temsile yetkilinin ...olduğu, tespit edilmiş olmakla, işbu tespitler kapsamında, şirketi temsil açısından Davacı ...'ın HMK m.54 kapsamında taraf ehliyetinin değerlendirilmesi noktasında nihai hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemenize ait olduğunu, şahıs olarak Davacı ... açısından bir değerlendirme yapılacak olursa, her ne kadar dosya içindeki mevcut delillerde İngiltere'deki tescile dair bir belgeye ulaşılamamakla birlikte; söz konusu “...” markasının İngiltere'deki tescilinin Davacı ... adına olması halinde marka hakkı sahibi olması nedeniyle “taraf ehliyetinin” mevcut olacağı" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Bilirkişiler Marka vekili ... ve Sektör bilirkişisi ... tarafından sunulan █████/2022 tarihli ek raporda;"Davacının itiraz dilekçesindeki hususların kök raporda değerlendirildiği, kök raporda varılan sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı, davacı her ne kadar Davalının başvurusunun ticari vekil sıfatıyla yapılmış olduğunu iddia etmekte ise de; tarafların kabulündeki belgelerde yer alan mevcut tarihlere göre, davalının tescil başvurusunun, davacı tarafından kendisine vekalet çıkarılması öncesi olduğu, marka başvuru tarihi itibariyle, davalının davacı adına hareket ettiğini gösterir dayanak başkaca herhangi bir somut belgenin dosyada mevcut olmadığı dikkate alınacak olursa SMK m.6/2'nin dosya kapsamında uygulanmasına ilişkin şartların mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, işbu tespite dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemenize ait olduğunu, davacı SMK m.6/6 kapsamında değerlendirmenin yapılmamış olduğunu belirtmiş olduğundan mevcut evraklara göre değerlendirme yapılacak olursa; davacı ... ibaresinin davacının İngiltere'de kullandığı lakabı olduğunu iddia ederek davaya konu markanın hükümsüz kılınmasını iddia etmekte ise de; ... ibaresinin açık ve net bir şekilde bir ismi işaret etmediği ve ... olarak algılanmadığı, keza davaya konu marka tescilinin de davacının adı ve soyadını içermediği dikkate alınacak olursa SMK m.6/6'nın dosya kapsamında uygulanmasına ilişkin şartların mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, işbu tespite dair nihai hukuki değerlendirme ve takdir sayın mahkemenize ait olduğunu" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.Bilirkişiler Marka Vekili ..., Bilişim Uzmanı ... ve Sektör bilirkişisi ...tarafından sunulan █████/2024 tarihli raporda;"Teknik İnceleme; davacı ...Tic.A.Ş'ye ait olduğu belirtilen ...alan adlı web sitede yapılan inceleme; alan adında “...” ibaresinin kullanıldığı, halihazırda... alan adıyla hizmet veren herhangi bir site olmadığı, site tescil bilgilerinde; alan adının ... Ltd. firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (...) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 18.11.2016 tarihinde kayıt ettirildiği ve 18.11.2024 tarihine kadar kayıt olduğu, sitenin 08.08.2018 ve 02.07.2019 tarihlerine ait iki adet arşiv kaydı olduğu, siteye ait 08.08.2018 tarihli arşiv kaydında; Türkiye satışları için uyarı: Türkiye'de hiçbir bayimiz ve temsilcimiz yoktur. Bütün ürünlerin satışı serbesttir.” açıklamasının, "şekil" logosunun, ... email adresinin yer aldığı görülmüştür. siteye ait 02.07.2019 tarihli arşiv kaydında; “... Türkiye'deki tek temsilcisinin ... A.Ş. olduğuna ve ... A.Ş. Dışında satılan bütün ürünlerin sahte ve Türkiye'de üretildiğine, ... isimli şahsın sosyal medya hesaplarında satışa sunduğu ürünlerin hepsinin sahte olduğuna" dair açıklamanın, "şekil" logosunun ... email adresinin yer aldığı tespit edilmiştir. davalıya ait olduğu belirtilen ...URL adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; hesap adının... olduğu, hesabın Şubat 2018 tarihinde oluşturulduğu, hesapta 28.02.2018-04.07.2018 tarihleri arasında toplam 8 adet paylaşım yapıldığı, hesapta “...” açıklamasının yer aldığı, hesapta ... eposta adresinin verildiği, hesabın takipçi sayısının 413 olduğu, hesaptan yapılan paylaşımlarda "şekil" logosunun kullanıldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ... URL adresinde yer alan hesapta yapılan incelemeler hesap adının ... olduğu, hesabın 28.02.2016 tarihinde oluşturulduğu, hesapta 30.06.2017-26.08.2022 tarihleri arasında toplam 28 adet paylaşım yapıldığı, hesapta “...” açıklamasının yer aldığı, hesapta adres bilgisinde İstanbul bilgisinin yer aldığı, hesabın takipçi sayısının 129 olduğu, hesaptan yapılan paylaşımlarda "şekil", "şekil", "şekil" logolarının yer aldığı tespit edilmiştir. ... tescil nolu "şekil" "..." markasının davalı adına 03, 35 ve 44. emtia sınıflarında tescil edildiği, 13.03.2017 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu ve koruma süresinin devam ettiği, dosyada mevcut deliller kapsamında yapılan inceleme neticesinde, SMK md. 6/2, 6/3 ve 6/6 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, mevcut delillerle davalı marka tescilinin kötü niyetli tescil olduğuna dair bir tespit yapılamadığı, SMK md.6/9 kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda takdir mahkeme'de olduğu" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin...Esas ... Karar sayılı kararında "Mahkemece davacı ...'ın diğer davacı ... A.Ş 'de bulunan hissesini davanın açıldığı tarihten önce devretmiş olması nedeniyle şirkette herhangi bir payı ve ortaklığının kalmadığı, davacı şirket yönünden ise davada geçerli temsilin bulunmadığı gerekçesiyle davada taraf ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dava konusu '' ...'' markasının davacı ...'a ait markalarla iltibas ve karışıklık oluşturduğundan, ayrıca davacının vekaletname verdiği kayınbiraderi olan davalının, davacı markalarıyla kötüniyet oluşturacak şekilde tescil edildiği iddiası ile hükümsüzlük davasının açıldığı, açıklanan olayda davacı ...'ın 6769 Sayılı SMK'nın 25/2.maddesindeki menfaati olanlar kapsamında dava açma hakkına sahip olduğunun kabulü ile, ayrıca davacı şirket yönünden gerekli temsil belgelerini sunmak üzere kesin süre verilerek temsil belgesinin sunulması halinde davaya devam edilmesi, aksi halde sadece davacı şirket ile sınırlı olarak red kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu aşamada aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usule aykırı olduğundan davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. "belirtilmiştir.KANAAT VE GEREKÇE
:6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar." belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ...'ın saç bakım ürünleri alanında ticari faaliyet gösterdiğinin, bu faaliyetleri kapsamında İngitere'de " ..." ibareli marka yönünden marka tescilini yaptırdığının, Türkiye'deki ticari faaliyetleri yönünden davacı ... tarafından diğer davacı şirketin kurulduğunun, davacı ... ile diğer davacı şirket arasında distribütörlük sözleşmesi düzenlendiğinin, davacı ...'ın sağlık problemlerinin bulunduğu dönemde davacı tarafından diğer davacı şirketin işlemlerinin yapılabilmesi için davalıya vekaletname verildiğinin, davalı adına tescilli ... numaralı marka yönünden hükümsüzlük koşullarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, TPMK'dan gelen kayıtlar incelendiğinde davaya konu ... numaralı " ..." ibareli markanın davalı adına tescilli olduğu, bu markanın başvuru tarihinin █████/2017, tescil tarihinin █████/2017 olduğu, davacılardan ... yönünden hükümsüzlük talebi değerlendirildiğinde davacı tarafça iddia edilen 6769 sayılı SMK'nun 6/3 maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığında davalı tarafın davaya konu markasının başvuru tarihinin █████/2017 tarihi olduğu, davacının Türkiye'de davalı markasıyla aynı veya benzer nitelikte tescilli markasının bulunmadığı, dava dilekçesinde "..." ibareli markanın İngiltere'de tescili için █████/2016 tarihinde başvuru yapıldığı ve █████/2016 tarihinde bu marka yönünden diğer davacı şirket ile distribütörlük sözleşmesi düzenlendiğinin beyan ve iddia edildiği, delil olarak sözleşmenin bir suretinin sunulduğu ancak davacı tarafça da delil olarak sunulan ve davalıya ait olduğu kabul edilen sosyal medya hesapları incelendiğinde davalının marka ibaresini █████/2016 tarihinde oluşturulan ... sosyal medya hesabında kullanıldığının anlaşıldığı, sosyal medya hesabının bu tarihinin yukarıda belirtilen tarihlerden önce olduğu, davacı tarafça davalının tespit edilen bu kullanımından ve başvuru tarihinden önce iddia ettiği gibi marka ibaresini fiili olarak daha önce kullandığını somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği bu nedenle bu madde kapsamında talebin reddi gerektiği, davacı tarafça iddia edilen 6769 sayılı SMK'nun 6/2 maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığında davacı şirket yönünden davalıya verilen delil olarak sunulan ... 7. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı vekaletnamenin tarihinin ... olduğu, davalının marka başvuru tarihinin... olmakla vekaletname tarihinden önce olduğu, davacı tarafça davalının davaya konu marka başvurusunda bulunduğunda davacının ticari vekili veya temsilcisi olduğunun ispat edilemediği bu nedenle bu madde kapsamında talebin reddi gerektiği, davacı tarafça iddia edilen 6769 sayılı SMK'nun 6/6 maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığında davacının adının ... olduğu, davalının marka ibaresi " ..." olup, davacının adının ve soyadının marka olarak tescil edilmediği bu nedenle bu madde kapsamında talebin reddi gerektiği, 6769 sayılı SMK'nun 6/9 maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığında yukarıda belirtildiği üzere davacının davalının marka başvurusundan önce aynı veya benzer nitelikte marka başvurusunun veya tescilinin bulunmadığı, yine davalının yukarıda tespit edilen kullanım ve başvuru tarihlerinden önce marka ibaresinin davacı tarafından fiili olarak kullanıldığının somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, bu nedenle de davalının davacının eşinin kardeşi olmasının kötüniyetli olduğu yönünde tek başına delil oluşturmayacağı, davalıya verilen vekaletnamenin de marka başvuru tarihinden sonra olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalının kötüniyetli marka başvurusunda bulunduğunun davacı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla bu madde kapsamında da talebin reddi gerektiği, diğer davacı şirket yönünden değerlendirme yapıldığında davacı şirket yönünden vekaletname incelendiğinde vekaletname şirket yetkilisi olarak diğer davacı ... tarafından verilmiş ise de Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen kayıtlar incelendiğinde dava tarihinden önce davacı ...'ın davacı şirketteki tüm paylarını devrettiği, bu davanın açıldığı tarihte davacı ...'ın davacı şirkette herhangi bir ortaklığının, payının bulunmadığı, davacı şirketin yetkilisi ve yöneticisi olmadığı, temsile yetkili olmadığı bu nedenle davacı şirket yönünden geçerli bir vekaletnamenin bulunmadığı, davacı vekiline temsile yetkili kişiden alınmış vekaletnamenin sunulması için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde şirket yetkilisinden alınmış geçerli bir vekaletnamenin sunulmadığı, dava dilekçesi ile birlikte sunulan vekaletnamenin aynısının sunulduğu anlaşıldığından bu davacı yönünden davanın davacı ... yönünden HMK'nın 114/1-f, 115/2.maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın davacı ... yönünden HMK'nın 114/1-f, 115/2.maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE,2-Davanın davacı ... yönünden esastan REDDİNE,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 615,40-TL harcın başlangıçta alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 561,00-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden ...Ü.T göre hesaplanan 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır