6292 sayılı Kanun kapsamında satılan 2/b vasıflı taşınmazlarda beyanlar hanesindeki şerh iptali talebinin dinlenemeyeceğine dair Yargıtay kararı.
Özet: Orman vasfını yitirmiş (2/b) alan statüsündeki taşınmazların kadastro tespiti sırasında murislerinin zilyetliğinde olduğunu iddia eden mirasçıların, bu taşınmazların beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilerek murisleri adına tescili talebiyle açtığı davada, yargılama sürecinde 6292 sayılı Kanun kapsamında üçüncü kişilere satışı gerçekleşen parsellerin artık Hazine mülkiyetinden çıkması nedeniyle, Yargıtayın şerhin iptali ve davacı adına şerh verilmesi talebinin dinlenemeyeceği gerekçesiyle verdiği bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmesi, hukuka uygun bulunmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
: Davanın reddineTaraflar arasında görülen yukarıda açıklanan davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKullanım kadastrosu sonucunda, Antalya ili Kaş ilçesi ... ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 181 ada 2 parsel sayılı 4.299,84 metrekare ve 181 ada 3 parsel sayılı 1.526,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1990 yılından itibaren ...'in kullanımında bulunduğu; 181 ada 4 parsel sayılı 16.744,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1990 yılından itibaren ...'un kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, yargılama esnasında 23.06.2014 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 181 ada 2 parsel ve 181 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar ..., 181 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ise ... tarafından satın alınmıştır.Davacı dava dilekçesinde, Antalya ili Kaş ilçesi ... köyü 181 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların bir bütün halinde babası Mehmet ... Bozkurt'un zilyet ve tasarrufu altındayken, babasının 19.04.2010 tarihinde ölümüyle mirasçılarına kaldığını, kadastro çalışmaları sırasında bu taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini belirterek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın mirasçılar adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 23.11.2011 tarihli dilekçesinde talebin her üç taşınmazda davalılar adına olan şerhin muris Mehmet ... Bozkurt olarak düzeltilmesine ilişkin olduğunu bildirmiştir.İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, davalı ... açısından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, dava konusu 181 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 20.06.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide gösterilen 4271 m2 yüzölçümlü yerin tapusunun iptaline, Kaş Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı veraset ilamı doğrultusunda 3/28 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, █████ hissenin davalı ... adına ipkasına, aynı parselde fen bilirkişisi raporuna ekli krokide gösterilen 12.474,09 m2 alanın tamamının davalılardan ... adına ipkasına, dava konusu 181 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dahili davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile 3/28 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye █████ hissenin davalı adına ipkasına, dava konusu 181 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dahili davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile 3/28 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye █████ hissenin davalı adına ipkasına karar vermiştir. Hüküm, davalılar ..., ... vekili ve dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince dava konusu taşınmazların, yargılama sırasında 23.06.2014 tarihinde, 6292 sayılı Kanun uyarınca satılarak davalı 182 ada 4 parselin ..., 182 ada 2 ve 3 parsellerin dahili davalı ... adına tescil edildiği, başka bir ifade ile Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olduğu, buna göre artık şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, Mahkemece, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhin iptali ve davacı adına şerh verilmesi istemine yönelik olarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, Mahkeme kararının gerekçesini kabul etmediklerini, müvekkilinin miras hakkına tecavüz edildiği ve taraf olmadığı bir sözleşme ile mağdur edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.