Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri sosyal medyada alenen aşağılama suçunda zamanaşımı dolmadığından, temyiz talebi reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararı 8. Ceza Dairesi tarafından onandı.
Özet: Sosyal medya paylaşımlarıyla Kabe, Hz. Muhammed, Kuran ve İslam dinine inananları hedef alarak "dini değerleri alenen aşağılama" suçunu işlediği sabit görülen sanık hakkında verilen adli para cezasına ilişkin hükme yönelik yapılan itiraz ve temyiz başvurularında; sanığın suç kastının mevcut olduğu, eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, savunmanın aksine zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenmiş ve bu gerekçelerle bölge adliye mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunarak sanık müdafiinin temyiz talepleri reddedilmiştir.
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama
    HÜKÜM
    : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKİ SÜREÇ
    A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
    1. Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/3, 218, 43/1, 62/1. maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi uyarınca 7 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karara sanık müdafii tarafından basit yargılama usulü uygulanan karara itiraz edilmiş,
    2. Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216/3, 218/1, 43/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü 20,00 TL'den olmak üzere 5.600,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 10 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
    B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.05.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi ve 280/1-a,2. cümlesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. Bu itibarla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 216/3, 43/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
    Hükmün gerekçesiz olduğuna ve sanığın suç kastının bulunmadığına ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, "Facebook" ve "Twitter" isimli sosyal medya hesaplarından 03.02.2013 tarihinde "putperestlere gülen putperesttir" şeklinde karikatür içerikli resimde Kabe önünde ibadet eden kişileri aşağılar şekilde bir paylaşım yapması; 19.08.2014 tarihinde ise "Kuran Muhammedin uydurmasıdır, ateizm güzeldir" yazan gönderiyi paylaşması şeklindeki olaya ilişkin olarak;
    5237 sayılı Kanun'un 66/6. Maddesi "Zamanaşımı, .... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden.... itibaren işlemeye başlar." şeklinde olup; sanığın eylemine uyan suçun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirlenmiştir. Bu itibarla; 19.08.2014 tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği; ayrıca, sanık hakkında zamanaşımı süresini kesen işlemler olan 30.05.2022 tarihli iddianame tarihi, 11.10.2022 tarihli sorgu tarihi ve 04.11.2022 tarihli mahkumiyet tarihleri arasında da 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle; Tebliğnamedeki zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle 03.02.2013 suç tarihli davanın düşürülmesi ve bu sebeple zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı şeklindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, suçtan kurtulmaya yönelik olan ve hayatın olağan akışıyla uyumlu olmayan beyanları dikkate alındığında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı belirlenmiştir. Bu itibarla; halkın büyük bir kesiminin benimsediği İslam dininin önemli değerlerinden olan Hz. ...'i, Kur'an-ı ...'i, Kabe'yi ve İslam Dini'ne inanan insanları aşağılama niteliğinde olan sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Sanığın, herkese açık olan sosyal medya hesaplarından paylaşımları yapması ve soruşturma sürecinin ihbarlarla başlaması dikkate alındığında eylemleri kamu barışını bozmaya elverişli olarak değerlendirildiğinden, sanık müdafiinin temyiz isemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.05.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!