Yargıtay 4. Ceza Dairesi kötü muamele suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sanık müdafiinin temyiz itirazlarını reddederek oy birliğiyle onadı.
Özet: Yerel mahkemenin sanık hakkında kötü muamele suçundan verdiği mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin eksik inceleme, delil yetersizliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmaması gibi iddiaları reddedilmiş; sanığın savunması, şikayetçilerin ve tanıkların beyanları ile dosya kapsamı dikkate alınarak eylemin sabit olduğu, kararın hukuka uygun bulunduğu tespit edilmiş; eylemin iki şikayetçiye karşı işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği eleştirilmişse de aleyhe temyiz olmadığından bu hususun bozma nedeni yapılmayarak hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kötü muameleHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında kötü muamele suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, soyut beyanlar ile karar verildiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇESanığın savunması, şikayetçilerin beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.Sanığa yükletilen kötü muamele eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Sanığın eylemini iki şikayetçiye karşı işlediğinin kabul edilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemişse de aleyhe temyiz olmadığından bu hususta bozma yapılamacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.02.2025 tarihinde karar verildi.