Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyetin istinaf sonrası temyiz incelemesinde, sanığın son söz ve adil yargılanma hakkı ihlali iddialarını reddederek hükmü oy birliğiyle onamıştır.
Özet: Hakaret suçundan mahkum edilen sanığın, ilk derece mahkemesi kararının bölge adliye mahkemesince onanmasının ardından yapılan temyiz başvurusunda, sanığın hükmün verildiği son oturumda hazır bulunmadığı durumlarda son söz hakkının ihlal edilmediği, adil yargılanma hakkının çiğnenmediği, atılı eylemin kanuni unsurlarıyla sabit olduğu ve yargılama sürecinde hukuka aykırılık tespit edilmediği gerekçeleriyle temyiz talebi esastan reddedilerek hüküm oybirliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz istemi, sanığa son sözün sorulmadığına, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, müştekinin soyut iddiaları ile karar verildiğine, beyanların çelişkili olduğuna, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇESanığın savunması, katılanın beyanı, tanığın anlatımı, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, Dairemizce de kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.10.2013 gün ve 2012/3-1391 esas ████████ karar sayılı kararı da dikkate alınarak, hükmün kurulduğu son oturumda sanığın hazır olmadığıdurumlarda münhasıran sanığa tanınmış olan ve 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesinde düzenlenen son söz hakkından bahsedilemeyeceği, adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.02.2025 tarihinde karar verildi.