Orman vasfında olduğu tespit edilen tapusuz taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Tapusuz bir taşınmazın tescili talebiyle açılan davada, davacı, uzun süreli zilyetliğe dayanarak taşınmazın tarım arazisi vasfıyla kendi adına tescilini talep etmiş; ancak mahkemeler, taşınmazın devlet ormanı ile çevrili olması, orman karakteri taşıyan toprağı, orman bütünlüğünü bozması, geçmişinin orman alanı olması gibi gerekçelerle orman vasfında olduğuna hükmetmiş, davacının talebini reddederek taşınmazın Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar vermiş ve bu kararlar Yargıtay tarafından da hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    DAVA TARİHİ
    : 11.06.2017
    KARAR
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davada yapılan yargılama sonunda Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine, davalı Hazinenin tescil talebinin kabulüne ilişkin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Osmaniye ili Merkez ilçesi Kumarlı köyünde orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının 27.07.2016 tarihinde tamamlanarak askı ilanına çıkartıldığı, 06.05.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
    Davacı vekili dava dilekçesinde, Osmaniye ili Kumarlı köyü Ziyarettepe Devlet Ormanının sol tarafında, kendi tarlasının kuzeybatı kısmında bulunan tapusuz taşınmazı, yirmi yıldan bu yana, nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla elinde bulundurduğunu, dava konusu taşınmazı kadimden beri tarım alanı olarak kullanıldığını ve bu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak, taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuş, ayrıca dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
    Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın dört yönden Devlet ormanı alanı ile çevrili olması, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olması, toprağının orman toprağı olması, mevcut haliyle orman bütünlüğünü bozması, mevcut ormanlar ile bir bütünlük arz etmesi, bu taşınmazın geçmişinin de orman alanı olması bu haliyle taşınmazın orman vasfında olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine, davalı Hazine vekilinin taşınmaza ilişkin tescil talebi bulunduğu anlaşılmakla, talebin kabulü ile; 22.10.2019 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, Dervişiye köyü mülki hudutları dahilinde bulunan, haritalarda (A) harfi ile gösterilen taşınmazın dört yönden Devlet ormanı ile çevrili olması, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olması, toprağının orman toprağı olması, mevcut hali ile orman bütünlüğünü bozmakta olması, mevcut ormanlar ile bir bütünlük arz etmekte olması, mevcut ormanların bir devamı niteliğinde olması, bu taşınmazın fiili durumunun ve geçmişinin orman alanı olması, ormanla olan sınırlarının değişebilir nitelikte olması, 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olması, 4785 sayılı Orman Kanunu'na Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanun'un Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Devletleştirilen ve 5658 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanun'a Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun ile de iadeye tabi yerlerden olmaması, 1952, 1968, 1973, 1976 1992, 2006 yılı hava fotoğrafları ile 1966, 1976, 1995 ve 2019 yılı basımlı memleket haritalarının incelenmesi neticesinde, taşınmaz üzerinde muhtelif tarihlerde kısmen zeytin fidanları bulunmakla birlikte orman alanı olarak gözükmesi, geçmişte tamamen kızılçam orman ağaçları ve maki bitki örtüsü ile kaplı bulunan orman alanı olması nedenleriyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2896 sayılı 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun ile değişik 1 inci maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin davacının davasının reddine dair kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf talebi esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç
    : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!