Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, bilimsel eser çevirisinin izinsiz değiştirilmesi sonucu FSEK haklarının ihlali ve manevi tazminat talepli dava.
Özet: Bir akademisyen, "---- II" adlı bilimsel eserin çevirisini yaptığı bölümün rızası dışında önemli ölçüde değiştirilerek yayımlanması nedeniyle fikri ve sınai haklarının ihlal edildiğini iddia ederek yayınevinden 50.000 TL manevi tazminat talep etmektedir; yayınevi ise, davacının haklarını önceden bir muvafakatname ile devrettiğini ve dolayısıyla aktif husumet ehliyeti olmadığını, ayrıca değişikliklerin doğrudan kendileri tarafından değil, davacının etkileşimde olduğu bir editör tarafından yapıldığını belirterek pasif husumet ehliyeti bulunmadığını savunmakta, davanın arabuluculuk şartı ve yetki itirazları gibi usuli eksiklikler nedeniyle reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava tarihi itibariyle müvekkili Prof. Dr. ----, ---- Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalında öğretim üyesi olup Türkiye'de Anayasa Hukukunda bilinen, çok sayıdaki çalışmalarıyla hukuk literatürüne önemli katkıda bulunan değerli bir akademisyen olduğunu, ---- tarafından kaleme alınan " ---- II" adlı bilimsel eser, Prof. Dr. ------ editörlüğünde çeşitli akademisyenlerin katkısıyla Türkçeye çevrilmiş ve kitap ----- tarafından basıldığını, müvekkili de söz konusu kitabın "-----başlıklı bölümünü ----- Türkçeye çevirdiğini, müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu çeviri, müvekkili tarafından kitabın çevirmenlerinden olan ve tüm sürecin içerisinde yer alan Prof. Dr. ----- 28 Haziran 2023 tarihinde e-posta aracılığıyla gönderildiğini, buna karşılık 28 Haziran 2023 tarihli bu e-posta yoluyla gönderilen çeviri metni ile basılı kitabın ilgili bölümü arasında esasa ilişkin önemli farklılıklar bulunduğunu, bahsi geçen farklılıklara ilişkin müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediği, kendisinden izin alınmadığı gibi, kitabın basımı öncesinde onayına da sunulmadığını, basım öncesi, müvekkiline bütün bölümlerin birleştirilmesinin ardından tashih amacıyla gönderilen metinde de müvekkilin çevirisi aynen korunduğunu, bu noktada müvekkilin asistanlığını üstlenen ve çeviri süreci boyunca kolaylaştırıcı katkılarda bulunan ---- ve ----- metin üzerinde herhangi bir değişikliğin yapıldığını tespit etmediğini, müvekkilin, ahenk, üslup ve akılcılıkla tercümeyle aktarılabilmesi için sarf ettiği çabasının ürünü olduğunu, müvekkilin tercüme eseri, davalı yayınevine iletildiği ve onay verdiği şekilde yayımlanmamış olup fikri mülkiyete tecavüz edilerek eser üzerinde rızası dışında değişiklik yapıldığını beyan ederek müvekkilin manevi hak ve kişilik haklarının ihlali sonucunda doğan manevi elem ve ızdırabın biraz olsun giderilmesine yönelik 50.000 TLlik manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın hem aktif hem de pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının bizzat imzalamış olduğu 08.09.2023 tarihli " Muvafakatname " ile FSEK 'ten kaynaklan hak, talep ve yetkilerini ----- devrettiğini, davacının da işbu davaya yönelik iddia ve taleplerini ileri sürmeye hak ve yetkisinin olmadığını, yani, davacının işbu dava bakımından aktif husumet sıfatı bulunmadığını, diğer yandan, dava dışı ----- tarafından ise ilgili kitabın bir bölümünde davacıdan yardım alındığını, zaten, dava dilekçesinde de davalı müvekkil ile herhangi bir iletişim, etkileşim ya da yazışma iddiasında bulunulmamış, ------- ve Prof. Dr. ----- ile bağlantı kurulduğu, değişikliklerinde bu kişiler tarafından gerçekleştirildiği açıkça ikrar ve beyan edildiğini, davacı tarafından çevirinin gönderildiği belirtilen Prof. Dr. ----- ile davalı müvekkili arasında bu kitap kapsamında bir sözleşme bulunmadığını, yani, Prof. Dr. ----- ile davacı arasındaki hukuki değerlendirmelerin, düzeltme, değişiklik ve onayların davalı müvekkili ile hiçbir bağlantısı, ilgisi bulunmadığını, davacının değişiklik yaptığını iddia ettiği kişi Prof. Dr. ----- olmasına, kendisinin çevirinin Prof. Dr. ----- göndermesine ve onun onay, düzeltme ve değişikliklerine karşı iddia ve ithamlarda bulunmasına karşın, işbu davayı davalı müvekkiline yöneltmesinin hukuken kabul edilebilir yanı da bulunmadığını, davalı müvekkilin davacı iddiaları bakımından herhangi bir sorumluluğun olmadığı, iddia ve taleplerin muhatabının davalı müvekkilin olmadığını, yani davalı müvekkilin işbu dava bakımından pasif husumet sıfatı bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, dava şartı arabuluculuk başvurusunun yapılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, ----- mahkemelerinin yetkili olduğuna yönelik yetki itirazımız uyarınca sayın mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle usulden reddine, davacının aktif husumet yokluğundan reddine, davalı müvekkilin pasif husumet yokluğundan reddine, davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, yargılama masrafları, vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafça yayınlanan ---- isimli ilmi eserin-----bölümündeki davacı tarafça yapılan çevirinin izni olmaksızın değiştirilmesi sureti ile davacının FSEK'ten kaynaklı haklarının ihlal edilip edilmediği, haklarının ihlal edilmesi halinde manevi tazminatın gerekip gerekmeyeceği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; FSEK m. 16 eser sahibinin izni olmadan eserde değişiklik yapılmasını yasaklamıştır. Dosyada mevcut belgelere göre yapılan incelemede; Davacı’nın özgün çeviride yer almadığını beyan ettiği metin ile kitabın basılı halinde farklılıklar olduğu görülmüş olup, dosya kapsamında Davalı tarafından sunulmuş olan bir bilgi ya da belge bulunmadığından Davacı’nın izninin alınıp alınmadığı değerlendirilememiştir. Davacı’nın çevirisindeki değişikliklerin FSEK 16’da belirtilen zaruri değişikliklerden olup olmadığı ve Davacı’nın hususiyetini etkileyip etkilemediği konusundaki değerlendirmelerin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün dava konusu eserin varsa bandrol kayıtları dosya arasına alınmıştır. Tarafların beyan ve itirazları, dosyada mevcut kayıtları ile eser örneği ve davacı tarafın çeviri metni ve tüm deliller dikkate alınarak, davacı tarafın eserden kaynaklı haklarının ihlal edilip edilmediği hususunda FSEK hukuku uzmanı, kitap yayıncısı, ilmi kitap çeviri uzmanı(-----) oluşan heyet raporunda özetle; davaya konu ----- tarafından kaleme alınan-----başlıklı bölümünün tercümesinin Türkçeye orijinal dilin cümle yapısına uygun olarak naklini içeren, aynı ahenk, aynı üslup ile Türkçeye aktaran bu nitelikleri gereği hususiyet taşıyan FSEK 6/1 anlamında işlenme eser olduğu, dosyada mübrez bilgi ve belgeler ve taraf beyanları çerçevesinde davacının davaya konu kitap bölümünün FSEK 11’deki karine çerçevesinde tercüme eden sıfatıyla işleme eser sahibi olduğu, Heyetimiz tercüman bilirkişisinin “Yapılan düzeltme ve değişikliklerin genel olarak redaksiyon olarak kabul edilmesi mümkündür. Birkaç yerde anlam kayması veya kaybolmasını giderecek şekilde metne müdahale edilmiştir. Onun dışında anlatımı güçlendirme ve akıcılık ile zaman kipi ve kullanılan bağlaç ve terim bakımından ----- metne daha yakın olanın tercih edilmesi şeklinde birtakım düzeltmeler yapılmıştır. Bazı noktalarda gönderilen ilk metnin ----- metne lafız olarak daha bağlı olduğu ifade edilebilir. Anlamı bozan veya orijinal metne tamamen yabancı bir anlama gelecek şekilde bir düzeltme ise tespit edilememiştir. Sonuç olarak, metin 2 hem üslup hem de anlam bakımından daha güçlü ve etkili bir çeviri sunmaktadır. Metin 1 ise daha akademik ve karmaşık bir dil tercih etmiş, ancak bazı kısımlarda ifadenin netliğini zayıflatmıştır. Sonuç olarak, metin 2 hem anlamın doğru aktarılması hem de dilin daha sade ve anlaşılır bir şekilde kullanılması açısından daha başarılı bir çeviri olarak öne çıkmaktadır. (Bu durumun, ilk metnin redaksiyona tabi tutulmasının ve haliyle hatalardan arındırılıp iyileştirilmesinin bir sonucu olduğu da ifade edilmelidir.)” değerlendirmeleri dikkate alındığında vaki değişikliklerin FSEK 16/2 kapsamında zaruri değişiklikler olup olmadığı, çevirinin bütünlüğünü bozup bozmayacağı hususundaki Takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemece vaki değişikliklerin FSEK 16/2 kapsamında olmayıp FSEK 16/1 çerçevesinde eserin bütünlüğünü bozan değişiklik olduğu kanaatine varılması ihtimalinde; FSEK m. 67/3 hükmüne göre, “Eser sahibi, eserin değiştirilmiş şekilde çoğaltılmasının yayım ve temsilinin, yayım ve temsilinin, radyo ile yayımının menedilmesini ve tecavüz edenin, tedavülde bulunan çoğaltılmış nüshalardaki değişiklikleri düzeltmesini veya bunların eski haline getirilmesini talep edebilir. Değişiklik, eserin, gazete, dergi veya radyo ile yayımı sırasında yapılmışsa eser sahibi, masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, eseri değiştirilmiş şekilde yayımlamış olan bütün gazete, dergi ve radyo idarelerinden değişikliğin ilan yolu ile düzeltilmesini talep edebilir”. Yine ihlal kanaatine varılması ihtimalinde davacının manevi haklarından birisi olan FSEK 16’da düzenlenen eserde izinsiz değişikliği men hakkı kapsamında davacının FSEK m. 70’e dayalı olarak manevi tazminat talep etmesi mümkün olup bu husustaki takdirin sayın mahkemeye ait olacağına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
:
FSEK 6, 11, 12, 16, 67 ve 70. Maddeleri,
GEREKÇE
:
Dava, eserden kaynaklı hakların ihlalinin meni, ortadan kaldırılması, ve eserden kaynaklı hakların ihlalinden kaynaklı manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf dava konusu ----- isimli kitabın 5. bölümü olan ------bölümünün kendisi tarafından çevrildiğini, bu çevirisinin basım aşamasında rızası dışında değiştirilmek suretiyle yayınlandığını, bu haliyle eserden kaynaklı haklarının ihlal edildiğini beyan ve iddia ederek FSEk'ten kaynaklı haklarının ihlal edildiğinin tespiti ile davalı tarafın bu değişiklikleri yapmasının men edilmesine, tecavüzün ortadan kaldırılmasına ve eserden kaynaklı haklarının ihlali dolayısıyla doğan manevi zararının tazminini talep ve dava etmiştir.
Dava konusu ------ isimli kitap incelendiğinde, eserin FSEK 6/1. Maddesi kapsamında tercüme vasfında olduğu ve bu haliyle işleme eser mahiyetinde olduğu, bu eserin 5. Bölümü olan "-----" bölümünün davacı tarafça tercüme edildiği, hem davacı tarafın beyanları hem de eserde belirtildiği şekliyle sabittir.
Bu tespitten sonra davacı tarafça tercüme edilen kısmın orijinal tercümesi ile kitapta baskı halinin karşılaştırıldığı bilirkişi raporu alınmış, tedbirin değerlendirilmesi aşamasında alınan raporda davacı çevirisi ile basımı yapılan çeviri arasında farklılıkların bulunduğu, yine tahkikat aşamasında alınan raporda, çeviri metninin 99., 100., 101., 113., 117., 125., 127., 129., 130., 131., 141., 144., 149., paragrafında farklılıklar olduğu ve davalı tarafça yayınlanan metnin davacı tarafın çevirisinden farklılaştığı, her ne kadar Yapılan düzeltme ve değişikliklerin alınan bilirkişi raporunda, "Birkaç yerde anlam kayması veya kaybolmasını giderecek şekilde metne müdahale edilmiştir. Onun dışında anlatımı güçlendirme ve akıcılık ile zaman kipi ve kullanılan bağlaç ve terim bakımından ----- metne daha yakın olanın tercih edilmesi şeklinde birtakım düzeltmeler yapılmıştır. Bazı noktalarda gönderilen ilk metnin ---- metne lafız olarak daha bağlı olduğu ifade edilebilir. Anlamı bozan veya orijinal metne tamamen yabancı bir anlama gelecek şekilde bir düzeltme ise tespit edilememiştir. Sonuç olarak, metin 2 hem üslup hem de anlam bakımından daha güçlü ve etkili bir çeviri sunmaktadır. Metin 1 ise daha akademik ve karmaşık bir dil tercih etmiş, ancak bazı kısımlarda ifadenin netliğini zayıflatmıştır. Sonuç olarak, metin 2 hem anlamın doğru aktarılması hem de dilin daha sade ve anlaşılır bir şekilde kullanılması açısından daha başarılı bir çeviri olarak öne çıkmaktadır. (Bu durumun, ilk metnin redaksiyona tabi tutulmasının ve haliyle hatalardan arındırılıp iyileştirilmesinin bir sonucu olduğu da ifade edilmelidir." şeklinde değerlendirilmiş ise de her iki raporda da belirtildiği üzere orijinal çevirinin değiştirilerek basımının yapıldığı, yapılan değişikliklerin tahkikat aşamasında alınan raporda belirlendiği üzere metne akıcılık ve zaman kipi vb. Ögeler yönünden tercih edilebilir olduğu kabul edilse bile bu çevirilerin redaksiyonun ötesinde anlamsal olarak davacı çevirisinden farklılaştığı, yine bilirkişilerce tespit edildiği üzere davacı tarafın çevirisinin lafız olarak orijinal metne daha uygun olduğu yönündeki tespit değerlendirildiğinde davacının akademik kimliği ile çevirisi yapılan eserin temel kanun metninin tercümesi olması dolayısıyla orijinal metne sadık kalarak ve düzenlemeyi yapan erkin kastettiği anlama en yakın şekilde tercüme yapmak suretiyle metnin orijinalini eserden yararlananlara sunmaya çalıştığı ve bu sebeple basım öncesi yapılan değişikliklerin metnin orijinal anlamından farklı hale geldiği dikkate alındığında yapılan değişikliklerin FSEK 16/1 ve 16/2 anlamında zorunlu ve izni gerektirmeyen bir düzeltme ve değiştirme olmadığı, anlamsal açıdan farklılaştığı kabul edilmiş ve bu yapılan değişiklikler dolayısıyla davalı yayıncı tarafından davacının eserden kaynaklı haklarının ihlal edildiği kabul edilmiştir.Davalı tarafça her ne kadar davacının asistanı olan 3. Kişiden basım öncesi yapılan değişikliklere yönelik onay alındığı ve davacı tarafın eserden kaynaklı haklarını devrettiği ve muvafakat name gereği eserde değişiklik yapılmasını kabul ettiği iddia edilmiş ise de alındığı beyan edilen onayın eser sahibi olan davacıdan alınmadığı, davacının eser üzerindeki hakları devretmediği ve hakları kullanma yetkisinin kendisinde olduğu, ve FSEK 16/3 maddesindeki "Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür." düzenlemesi karşısında eserin mahiyet ve hususiyetinin bozulacağı dikkate alındığında davacı tarafın her zaman men talebinde bulunma hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafça-----) adlı kitabın yayını sırasında derleme eser sahibi olan davacı tarafın çevirisinin bulunduğu "------" bölümünde davalı tarafça yapılan değişiklikler dolayısıyla davacı tarafın FSEk'ten kaynaklı haklarının ihlal edildiğinin tespiti ile davalı tarafın bu değişiklikleri yapmasının men edilmesine, tecavüzün ortadan kaldırılmasına,
Piyasadaki basılı nüshalardan davacı tarafın çeviri kısmı olan "-----" kısmının çıkarılması mümkün ise çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde ----- adlı kitabın toplatılmasına, karar kesinleştiğinde imhasına,
----adlı kitabın davacının çevirisini içeren ----" kısmının davcı tarafın çevirisini ihtiva eder şekilde yeni nüshalarının çoğaltılmasının ve satışının yasaklanmasına,
2-50.000,00-TL Manevi tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
3-Alınması gereken 3.415,5‬0 TL harçtan başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.987,9‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 17.237,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı asil ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!