İşçinin mesai bitiminde servis yerine farklı araca yönelirken geçirdiği ölümcül trafik kazasının iş kazası olup olmadığının tespiti davası temyizi.
Özet: Davacılar murisinin, karayolu yapım işinde çalıştıktan sonra evine gitmek üzere yolun karşısına geçerken geçirdiği ve ölümüyle sonuçlanan olayın iş kazası olup olmadığının tespiti istemiyle açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri olayın iş kazası olduğuna karar verirken, davalılar olayın mesai saatleri dışında meydana gelen bir trafik kazası olduğunu, illiyet bağının kesildiğini ve bazı davalılar için asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
10. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

    Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı ..., davalı ... ve davalı işveren Şirket vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; murislerinin ölümü ile sonuçlanan 26.09.2017 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı işveren vekili cevap dilekçesi ile davacının 11.07.2013 tarihinde davalı Şirketin çalışanı olmadığını, davalı Şirkette 17.08.2013-05.09.2013 tarihleri arasında yalnızca 19 günlük çalışmasının bulunduğunu, davacı ile müvekkili Şirket binasının dış cephesinin onarımı için götürü ücret üzerinden anlaşma yapıldığını, iş yerinde iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz olarak alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisinin uğramış olduğu kazanın trafik kazası mahiyetinde olup iş kazası olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar murisinin ... Karayolu üzerinde, 27. kilometresinde, köprü yol yapım çalışması işinde bayrakçı, trafik işaretleyicisi olarak görev yapmakta iken saat 17:50 sıralarında evine dönmek için yolun karşı tarafında bulunan minibüse doğru yöneldiği sırada geçirdiği trafik kazasının iş kazası olduğu gerekçesiyle davacılar murisinin 26.09.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasının trafik iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum, davalı işveren, ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
    "Davacıların murisinin davalı şirketin işçisi olarak işyerinde çalıştığı sırada trafik iş kazası geçirerek vefat ettiği, bu davanın yargılaması sırasında dinlenen ve ceza yargılaması sırasında beyanlarına başvurulan tanıkların ifadeleri değerlendirildiğinde somut olayın iş kazası olduğu, mahkemece bu yönde karar verilmesinin isabetli olduğu görülmüştür.
    Davalı ... vekili husumet nedeniyle kendileri hakkında davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de kendi kabullerinde olduğu üzere Genel Müdürlüğün asıl işi olan yol yapım işini diğer davalıya ihale ettiği, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu açık olup, davalı ... Müdürlüğünün husumet itirazı yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili özetle, davacıların murisinin uğramış olduğu kazanın trafik kazası mahiyetinde olup iş kazası olmadığını, müvekkili Kurum tarafından titiz bir araştırma yürütülerek sigortalının çalışma saatleri dışında iş kazasına maruz kaldığı tespit edildiğinden 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince davacı tarafın olayın iş kazası sayılması talebinin reddedildiğini, mesai saatlerinden sonra işçinin işyerinin yakınlarında bir yerde bulunmasının işçinin işyerinde olduğu anlamına gelmediğini, davanın reddi gerekirken kabulünün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
    Davalı ... vekili özetle müvekkili ile yüklenici arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/6. maddesi uyarınca asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, 26.09.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasının davacılar murisinin çalışma saatleri dışında meydana gelmesi nedeniyle iş kazası sayılamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
    Davalı Şirket vekili özetle, İlk Derece Mahkemesi tarafından uyuşmazlığa konu olayın yanlış nitelendirildiğini, somut olayın bir iş kazası değil, trafik kazası olduğunu, müvekkili işveren tarafından işçilere servis imkanı sunulmakta olduğunu, işverenin sorumluluk alanında bulunan servis hizmetini kullanmayıp başka bir vasıtaya yönelen işçinin, bu aşamada işverenin hakimiyet alanında olmadığını ve işverenin sorumluluğu ile yaşanan olay arasındaki illiyet bağının kesildiğini, belirtilen nedenlerle, esas ve usul yönünden hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık davacıların murisinin ölümü ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum, davalı ... ve davalı işveren vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!