Antalyada 2/b kapsamındaki parselin orman niteliği tartışmasının, Yargıtayın iki bozma kararı sonrası Orman İdaresi talebinin reddedildiği tapu iptal ve tescil davası.
Özet: Antalyada yer alan bir taşınmazın tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tescili, müdahalenin önlenmesi ve kali talebiyle açılan dava, birden fazla kez Yargıtay incelemesinden geçerek ve yapılan araştırma, bilirkişi raporları ile hava/uydu fotoğrafları sonucunda çekişmeli taşınmazın eylemli orman niteliğinde olmadığı ve 2/b poligonunda bulunmadığı tespit edildiğinden, davacının tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine, müdahalenin önlenmesi ve kal taleplerinin ise feragat nedeniyle reddine karar verilmesiyle sonuçlanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    DAVA TARİHİ
    : 10.07.2012
    KARAR
    : Davanın reddine
    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, müdahalenin önlenmesi ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Antalya ili Kemer ilçesi Beycik köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) Ek-4 uyarınca yapılan kullanım kadastrosu neticesinde 195 ada 149 parsel sayılı 6321,60 m² yüzölçümündeki taşınmaz, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" ve "... kızı 1960 doğumlu ...'ın 1982 yılından beri kullanımındadır" beyanıyla Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilip 03.05.2011 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
    Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; dava konusu Antalya ili Kemer ilçesi Beycik köyü 195 ada 149 parsel sayılı taşınmazın Kemer Kadastro Mahkemesinin 04.09.2002 tarihli ve 2002/5 Esas, ███████ Karar sayılı 23.06.2003 tarihinde kesinleşen ilâmıyla tespit gibi “orman niteliğiyle” tesciline karar verilen 597 parsel sayılı taşınmaz içeresinde kaldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi, kullanıcı tespitinin iptali, davalıların müdahalesinin önlenmesi ve üzerindeki yapıların kaldırılmasını istemiştir.
    Mahkemece, davacının tapu iptali ve tescile yönelik talebinin kabulü ile 195 ada 149 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesindeki şerhlerin terkinine, davacının men'i müdahale ve kal' talebi yönünden talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.12.2015 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararıyla; "...Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, mahkemenin kararına esas aldığı Kadastro Mahkemesinin 2002/5 - ███████ sayılı kararında 597 sayılı parsel ile ilgili olarak orman niteliğiyle tescil kararı verilmiş ise de, kadastro mahkemesine açılan davada 597 sayılı parselin tamamının davalı olmadığı, bir bölümünün davalı olduğu halde, mahkemece 597 sayılı parseldeki davalı olan bölümün eldeki davaya konu yer olup olmadığı belirlenmeden, bu bölümlerin 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4 üncü madde uyarınca kullanım kadastrosuna konu edilip edilmedikleri araştırılıp, konu edilmiş iseler kadastro tesbit tutanak örnekleri getirtilmeden, kadastro mahkemesine konu taşınmaz bölümleri ile temyize konu davada çekişmeli bulunan taşınmazlar kadastro paftası ve memleket haritası üzerinde denetime elverişli olarak bir arada gösterilmeden karar verildiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman olduğunun tespitine, beyanlar hanesinde yer alan 2/B ve kullanıcı şerhlerinin terkinine, el atmanın önlenmesi ve kal istemlerine yönelik davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.02.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; "...Mahkemece 2/B şartlarını taşımayan çekişmeli taşınmaz yönünden Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmiş ise de, mahkeme kabulünün yerinde olmadığı, hükme esas bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 1958 ve 1992 tarihli hava fotoğrafı ile 2002 ve 2016 tarihli uydu fotoğrafındaki, bozma ilamı öncesinde alınan bilirkişi raporunda da 2013 tarihli uydu fotoğrafındaki görünümüne yer verilmiş olup bu görüntülere göre çekişmeli taşınmazın eylemli orman niteliğinde olmadığının anlaşıldığı, mahkemece iptal edilen 2/B poligonunda bulunmayan ve eylemli halde de orman niteliğinde bulunmayan çekişmeli parsel yönünden davacı ... İdaresinin davasının reddine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
    Bozma sonrası mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...davacının elatmanın önlenmesine ve kal'e ilişkin talebinden vazgeçmiş olduğu, tapu iptal ve tescil talebi yönünden ise dava konusu taşınmazın eylemli orman niteliğinde olmadığı ve 2/B poligonunda bulunmadığı..." gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin reddine, meni müdahale ve kal talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
    7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
    1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!