Bozma üzerine yerel mahkeme kararını inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan mahkumiyeti onarken, tehdit suçunda zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verdi.
Özet: Yargıtay, yerel mahkemece sanık hakkında verilen kararı incelemiş; tehdit suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarını değerlendirirken, suçun tabi olduğu sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar vermiş, böylece yerel mahkemenin yargılamaya devam etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir; hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik hem katılan vekilinin indirimin usulsüz olduğu iddialarını hem de sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı ve ceza miktarında hata olduğu yönündeki itirazlarını reddederek, yerel mahkemenin delil değerlendirmesi, eylemin hukuki nitelendirmesi ve ceza tayininin hukuka uygun olduğunu belirterek hükmü oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Hakaret, tehditHÜKÜMLER
: Mahkumiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇBozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine ve tehdit suçundan beraatine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı tehdit suçunun unsurlarının oluştuğunu ileri sürerek sanık hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararının bozulması ve sanığın üzerine atılı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde ise yapılan indirimin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek mahkumiyet hükmünün bozulması taleplerine yöneliktir.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını ileri sürerek ceza miktarının tayininde hata olması ve lehe hükümlerin uygulanmaması nedenleriyle mahkumiyet hükmünün bozulması talebine yöneliktir.III. GEREKÇEA. Tehdit Suçundan Verilen Hüküm YönündenSanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış olup, 67/2-d maddesi uyarınca, zamanaşımı süresini son kesen işlem olan 24.02.2015 tarihli mahkumiyet tarihinden, hüküm tarihine kadar suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşmesi yerine yargılamaya devamla yazılı biçimde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.B. Hakaret Suçundan Verilen Hüküm YönündenSanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın, kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.IV. KARARA. Tehdit Suçundan Verilen Hüküm YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,B. Hakaret Suçundan Verilen Hüküm YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.01.2025 tarihinde karar verildi.