İş kazasında kalıcı maluliyet yaşayan işçinin, işverenin kusuru kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasının Yargıtayda temyiz incelemesi sonucu.
Özet: Bu hukuki evrak, işyerinde geçirdiği ağır iş kazası sonucu %37,2 maluliyetle iş göremez hale gelen işçinin, işveren aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasının temyiz incelemesine dair olup; davacı kazadan işvereni sorumlu tutarken, işveren kusurun kendisinde olmadığını iddia etmiş, ilk derece mahkemesi işvereni %70 kusurlu bulup işçinin kısmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat taleplerini hükme bağlamış, Bölge Adliye Mahkemesi ise tarafların istinaf başvurularını reddederek kararı onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 27. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalıya ait işyerinde ... SSK sicil numarasıyla konkasör ustabaşı olarak çalışmakta iken 28.11.2007 tarihinde iş kazası geçirdiği ve sırt bölgesi, kolu ve vücudunun diğer yerlerinde ağır kayıplar olduğundan iş göremez hale geldiğini, iş kazasının meydana gelmesinde kusurun tamamen davalıya ait olup davalı işverenin ilgili mevzuatla yer alan işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin yükümlülüklerine aykırı davrandığını, iş kazası nedeni ile müvekkilinin sol kolunu kullanamamakla birlikte, sol kulağında işitme kaybı ve sol gözünde görme kaybı mevcut olup davacının uğradığı kaza sonucu maddi ve manevi zarara duçar olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almış olup kazanın tamamen davacının özensiz ve dikkatsiz çalışması neticesinde meydana geldiğini, müvekkili işverene atfedilebilecek bir kusurun mevcut olmadığını, davacı tarafın maluliyet oranına ve psikolojisinin bozulduğuna yönelik iddialarının kabul edilemez olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş nitelikte olup faiz talebinin de yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;"...27.03.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacı ... %30 oranında, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin %70 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. Davacının Ankara 37. İş Mahkemesinde SGK'na karşı açtığı tespit davasında, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 18.01.2018 tarih 72 sayılı raporda davacının iş kazasına bağlı maluliyet oranı %37,2 olarak tespit edildiği, Mahkemenin raporu hükme esas alıp davacının maluliyet oranının %37,2 olduğuna karar verdiği görülmekle, davacı talebinin değerlendirilmesinde davacının maluliyet oranını %37,2 olarak kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki SGK belgelerine göre davacının geçici iş göremezlik süresi kaza tarihinden itibaren bir yıl devam ettiği görülmekle, 20.11.2008 tarihine kadar geçen sürede davacının maluliyet oranının %100 olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Konusunda uzman hesap bilirkişisi tarafından sunulan hesap raporunda; SGK tarafından davacıya 5.122,59 TL Geçici İş Göremezlik ödeneği verildiği, 5.717,08 TL sağlık harcaması yapıldığı, bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin 27.875,20 TL olduğu, bu nedenle iş kazası nedeniyle SGK'nın davacı için yaptığı toplam harcamanın 38.714,87 TL olduğu, iş kazasında davalı işveren %70 oranında kusurlu olduğu için bu tutarın (38.714,87 x 0,70)= 27.100,40 TL'lik kısmı için davalı işverene rücu edilebileceği, davacı lehine hesaplanan 318.009,25 TL toplam zarardan 27.100,40 TL'nin indirilmesi gerektiği, sonuç olarak davacının rapor tarihi itibarıyla karşılanmamış maddi zararının (318.009,25 - 27.100,40) = 290.908,85 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Ancak, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 15.01.2008 tarih 1156 nolu 800,00 TL, █████/2008 tarih 858 nolu 690,00 TL, 28.07.2008 tarih 2715 nolu 750,00 TL, 10.08.2010 tarih 362 nolu 500,00 TL, 07.09.2010 tarih 407 nolu 500,00 TL, 12.09.2008 tarih 1236 nolu 750,00 TL, 25.11.2008 tarih 2315 nolu 740,00 TL'lik ödeme makbuzları incelendiğinde; işveren tarafından davacıya toplam 4.730,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmış, ödenen bu tutarların mahsup edilerek davacının 286.178,85 TL karşılanmamış maddi zararı olduğu, ayrıca davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile yaralanması ve bir süre tedavisinin devam etmesi nedeniyle duymuş olduğu manevi acı ve ızdırabın boyutu, meydana gelen kaza olayında davacının kusur oranı, olay sonrasında oluşan maluliyet oranı, davanın açılış tarihi, davacının sosyal ve ekonomik durumu, piyasadaki fiyat artışları ve paranın satın alma gücü dikkate alındığında 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olacağı yönünde vicdani kanaate ulaşıldığı..." gerekçesiyle :
    "I- Maddi Tazminata Yönelik Davanın Kısmen Kabulü ile;
    1- 286.178,85 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    II- Manevi Tazminata Yönelik Davanın Kısmen Kabulü ile;
    2- 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, tüm dosya kapsamı incelendiğinde işverenin önlemler almak ve denetleme konusunda ciddi davranmadığı ve mevzuatla verilmiş olan görevlerini savsattığı, kaza tarihinde yürürlükte olan İş Kanunu’nun 77. maddesine açıkça aykırı hareket ettiği gerçeği karşısında müvekkili davacıya %30 oranında kusur atfında bulunulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan 24.09.2022 tarihli hesap raporunda bilirkişinin, müvekkili davacının kaza tarihindeki aylık net ücretini 2006 yılı TÜİK verilerini kaza tarihi olan 2007 yılına güncellemek suretiyle 930,51 TL olarak belirlediğini, bilirkişi raporundaki ücrete yönelik bu tespitin hatalı bir tespit olduğunu, zira, müvekkili davacının kaza tarihindeki net ücretinin, dava dilekçelerinde ve tanık ifadelerinde belirtildiği üzere, net 1.200,00 TL olduğunu, 24.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkili davacının aylık ücreti hesaplanırken, 01.01.2008 tarihinden itibaren alacağı aylık ücrete asgari geçim indiriminin de dâhil edilmesi gerektiğinin belirtildiği ve asgari geçim indirimi oranının “evli ve eşi çalışmayan bir işçi” için belirlenen “brüt asgari ücretin %9 u” olarak kabul edildiğini, müvekkili davacının, “evli, eşi çalışmayan ve 5 çocuklu” olmakla, ücrete eklenecek asgari geçim tutarlarının da buna göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkili davacının SGK’dan aldığı sürekli iş göremezlik gelirinin %11,2 maluliyet oranı üzerinden hesaplandığını ve müvekkili davacıya 9.049,66 TL peşin sermaye değerli iş göremezlik geliri bağlandığını, bu nedenle, müvekkili davacıya %37,2 maluliyet oranı üzerinden 27.875,20 TL peşin sermaye değerli iş göremezlik geliri bağlanmış gibi hesap yapılması ve toplam zarardan mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna gerek peşin sermaye değeri hesabının yapılması bakımından gerekse hatalı mahsup işlemi bakımından taraflarınca itiraz edilmiş olmakla, itirazlarının karşılanmadığını, davalı yanca dosyaya sunulan ve ödeme belgesi olduğu iddia edilen makbuzlar incelendiğinde, gönderenin Mete Özyörük olduğu ve açıklama kısmında hiçbir şey yazmadığı görüldüğünü, bu haliyle mezkûr dekontların davalı lehine olacak şekilde tazminat ödemesi yapıldığına dair delil olması mümkün olmadığı gibi makbuzlarda belirtili miktarların tazminat ödemesi olarak kabul edilmesi ve toplam tazminat bedelinden mahsup edilmesinin de mümkün olmadığını, yerel mahkeme kararının hükmedilen manevi tazminat yönünden de kaldırılarak manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı yanın maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğramış olup yerel mahkeme tarafından işbu husus dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, sürekli işgöremezlik nedeni ile uğranılan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresinin Borçlar Kanunu gereğince her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıl olduğunu, işbu davada zamanaşımı süresinin 28.11.2017 tarihinde dolduğunu, davacı tarafça ıslah dilekçesinin sunulma tarihinin ise 23.11.2022 olup alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, yerel mahkeme tarafından hesap bilirkişi raporunda tespit edilen tutar üzerinden müvekkili şirketin davacıya yaptığı ödemelerin mahsubu konusunda hatalı hesaplama yapıldığını, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda yapılan hesaplama hatalı olmakla bu anlamda yerel mahkeme tarafından kurulan hükmün hukuka aykırılık teşkil ettiğini, hesaplamaya esas alınan ücretin hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan rapor ile uzman görüşleri arasında çelişki bulunmakta olup bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davalı müvekkili işverenin tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almış olup kazanın tamamen davacının özensiz ve dikkatsiz çalışması neticesinde meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili işverene atfedilebilecek bir kusur mevcut olmadığını, kaza sonrasından yapılan tüm tetkik ve muayenelerde, düzenlenen raporlarda hiç bir suretle yer almayan işitme kaybı arızasının, kazanın üzerinden yaklaşık 8 yıl geçtikten sonra Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından 14.07.2014 tarihinde yapılan muayene neticesinde düzenlenen 23.07.2014 tarihli raporda ve kazanın üzerinden 8 yıl geçtikten sonra Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından 19.10.2015 tarihinde yapılan muayene neticesinde tespit edilmesi ve davacının 2007 yılı içerisinde geçirdiği kazayla ilişkilendirilerek meslekte kazanma gücü oranının %37,2 olarak hesaplanmasının maddi hakikate aykırı, abesle iştigal bir değerlendirme olup tıbben de hatalı bir tespit olduğunu, davacı manevi zararını ispatlayamamış olmasına rağmen, yerel mahkeme tarafından manevi tazminata hükmedilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin hiçbir gerekçe sunulmamış olup somut olayda manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını, ayrıca hükmedilen manevi tazminat tutarının son derece fahiş olduğunu, yerel mahkeme tarafından manevi tazminata faiz uygulanmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20. ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
    3. Değerlendirme
    A) Taraf vekillerinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
    Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
    Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı kazalı için 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu , ilk derece mahkemesince davacı kazalı yönünden 40.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun istinaf mahkemesince esastan reddine karar verildiği, kabulüne ve reddine karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730.00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
    B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    C)Davacı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
    Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    Dosya kapsamından; mahkemece hükme esas alınan 24.09.2022 tarihli hesap raporuna göre davacının maddi zararının 290.908,85 TL olarak hesaplandığı, ancak davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 15.01.2008 tarih 1156 nolu 800,00 TL, 12.05.2008 tarih 858 nolu 690,00 TL, 28.07.2008 tarih 2715 nolu 750,00 TL, 10.08.2010 tarih 362 nolu 500,00 TL, 07.09.2010 tarih 407 nolu 500,00 TL, 12.09.2008 tarih 1236 nolu 750,00 TL, 25.11.2008 tarih 2315 nolu 740,00 TL'lik ödeme makbuzları incelendiğinde; işveren tarafından davacıya toplam 4.730,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle ödenen bu tutarların mahsup edilerek davacının 286.178,85 TL maddi tazminata hak kazandığı tespiti ile anılan tutarın hüküm altına alındığı anlaşılmış ise de davalı vekilince sunulan 15.12.2022 tarihli beyan dilekçesinde anılan ödemelerin yardım olarak davacıya ödendiği belirtilmekle yardım adı altında ödenen tutarların maddi zarardan mahsup edilemeyeceği açık olduğundan bu yönde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
    Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    1.Taraf vekillerinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
    2. Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
    3.Davacı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden;
    İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    A. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan "..konusunda uzman hesap bilirkişisi tarafından sunulan hesap raporunda; SGK tarafından davacıya 5.122,59 TL Geçici İş Göremezlik ödeneği verildiği, 5.717,08 TL sağlık harcaması yapıldığı, bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin 27.875,20 TL olduğu, bu nedenle iş kazası nedeniyle SGK'nın davacı için yaptığı toplam harcamanın 38.714,87 TL olduğu, iş kazasında davalı işveren %70 oranında kusurlu olduğu için bu tutarın (38.714,87 x 0,70)= 27.100,40 TL'lik kısmı için davalı işverene rücu edilebileceği, davacı lehine hesaplanan 318.009,25 TL toplam zarardan 27.100,40 TL'nin indirilmesi gerektiği, sonuç olarak davacının rapor tarihi itibarıyla karşılanmamış maddi zararının (318.009,25 - 27.100,40) = 290.908,85 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Ancak, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 15.01.2008 tarih 1156 nolu 800,00 TL, 12.05.2008 tarih 858 nolu 690,00 TL, 28.07.2008 tarih 2715 nolu 750,00 TL, 10.08.2010 tarih 362 nolu 500,00 TL, 07.09.2010 tarih 407 nolu 500,00 TL, 12.09.2008 tarih 1236 nolu 750,00 TL, 25.11.2008 tarih 2315 nolu 740,00 TL'lik ödeme makbuzları incelendiğinde; işveren tarafından davacıya toplam 4.730,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmış, ödenen bu tutarların mahsup edilerek davacının 286.178,85 TL karşılanmamış maddi zararı olduğu,... " ibarelerinin silinerek yerine "Konusunda uzman hesap bilirkişisi tarafından sunulan hesap raporunda; SGK tarafından davacıya 5.122,59 TL Geçici İş Göremezlik ödeneği verildiği, 5.717,08 TL sağlık harcaması yapıldığı, bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin 27.875,20 TL olduğu, bu nedenle iş kazası nedeniyle SGK'nın davacı için yaptığı toplam harcamanın 38.714,87 TL olduğu, iş kazasında davalı işveren %70 oranında kusurlu olduğu için bu tutarın (38.714,87 x 0,70)= 27.100,40 TL'lik kısmı için davalı işverene rücu edilebileceği, davacı lehine hesaplanan 318.009,25 TL toplam zarardan 27.100,40 TL'nin indirilmesi gerektiği, sonuç olarak davacının rapor tarihi itibarıyla karşılanmamış maddi zararının (318.009,25 - 27.100,40) = 290.908,85 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Anılan rapor hükme esas alınarak... " ibarelerinin yazılması,
    B. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
    " I- Maddi tazminata yönelik davanın kısmen kabulü ile;
    1- 290.908,85 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    II- Manevi tazminata yönelik davanın kısmen kabulü ile;
    2- 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    3-a) Alınması gereken 22.604,38 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan toplam 5.823,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.781,18 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 5.823,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    b) Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 01.11.2016 tarih ve 4518370145 fatura numaralı 762,00 TL fatura bedelinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
    4-a) Davacı tarafından yapılan davetiye, müzekkere, bilirkişi giderleri vd olmak üzere toplam 2.314,20 TL yargılama giderinin kabul red oranı gözönüne alınarak 2.264,00 TL.sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama gidrerinin 2,00 TL.sinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiyesinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
    5-a) Maddi tazminat yönünden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözönüne alınarak 43.727,24 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    b) Manevi tazminat yönünden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözönüne alınarak 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife uyarınca 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
    6- Taraflarca yatırılan gider avanslarının bakiyelerinin karar kesinleştiğinde talep halinde ilgilisine iadesine,
    Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine başvurularak HMK 321.maddesi uyarınca tebliğinden itibaren iki haftalık sürede itiraz edilebileceğine dair verilen karar usulüne uygun olarak açıkça okunup anlatıldı. 22.12.2022
    " ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!