Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taşınmaz ihale satışından kaynaklanan, tapu devri sonrası protokoldeki hatalı faiz hesaplaması nedeniyle eksik ödeme bakiye alacağının tahsili davası.
Özet: Davacı kurum, açık artırma ile sattığı taşınmazın bedelinin ödenmesi için davalı alıcı ile yapılan protokoldeki faiz hesaplamasında maddi hata yapıldığı iddiasıyla, tapu devri yapılıp teminat iade edilmiş olmasına rağmen eksik tahsil edildiğini belirttiği 121.276,88 TL bakiye alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; davalı ise borcu olmadığını, hatta fazla ödeme yaptığını savunmuştur; mahkeme, taraflar arasında satış ve ödemelerde uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, protokol hükümlerine göre yapılan hesaplamanın sehven hatalı olup olmadığı ve geriye dönük bakiye alacağın istenip istenemeyeceği hususunun bilirkişi raporlarıyla değerlendirildiğini belirtmiş ve bilirkişi heyeti, protokol şartlarına göre vadeli toplam satış tutarını 17.659.863,27 TL olarak hesaplamıştır.

T.C.
İSTANBULASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: ALACAK (Taşınmaz İhale Satıştan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumlarınca açık teklif - açık artırma yöntemiyle 18.11.2020 tarihinde düzenlenen ihale sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain, 27 pafta, 33 ada, 2 no.lu parselde kayıtlı 1. kat 3 bağımsız bölüm no.lu daire niteliğindeki taşınmazın, ... isimli alıcıya (davalıya), 17.050.000.-TL bedelle satıldığını, satış bedelini ödemek üzere, 19.12.2020 tarihine kadar süre verildiğini, davalı alıcının 14.12.2020 tarihli dilekçesi ek süre ve vadelendirme talebinde bulunması üzerine ... tarih ve ... sayılı cevabi yazılarıyla "...Satış bedelinin % 50'si oranındaki peşinat bedelinin, satış bedeli bakiye tutarına TCMB Avans Faizi oranı üzerinden işleyecek gün sayısı kadar gecikme faizi ile birlikte 17.01.2021 tarihine kadar, kalan % 50 satış bedelinin ise peşinatın yatırıldığı güne en yakın tarihte yapılan 181 gün ve üzeri Hazine ihalelerinde oluşan yıllık faiz oranı üzerinden net bugünkü değer yöntemiyle hesaplanarak 6 ay içinde ödenmesinin uygun bulunduğu"nun alıcıya bildirildiğini, davalı alıcı ile protokol yapıldığını, protokol gereği yine kurumlarınca yapılan hesaplamaya göre davalının ödemelerini yaptığını, tapu devrinin gerçekleştirildiğini ancak daha sonra protokol gereği yaptıkları hesaplamalarda hata yaptıklarını fark ettiklerini, ödemenin 121.276,88 TL eksik olduğunu, tapu devrinin protokole konu borcun ödendiği düşüncesiyle yapıldığını, bu nedenle teminat mektubunun da iade edildiğini, faiz hesaplanmasında yapılan maddi hatanın anlaşılması üzerine davalı alıcıya ... 18. Noterliğinin ... tarihli ve ... sayılı ihtarnamesiyle eksik yatan bedelin istendiğini, ... 56. Noterliğinin ... tarih ve ... sayılı ihtarnamesiyle cevap verilerek, ihale ve protokol kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğini, herhangi bir ilave ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını bildirdiğini, Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, öncelikle dava konusu taşınmazın 3. Kişilere devrinin önlenmesi açısından ihtiyati tedbir konulmasına, Protokol sonucu 18.01.2021 tarihi itibariyle eksik ödenen 121.276,88-TL"nin Protokol gereği ödemelerin sona erdiği 19.07.2021 tarihine kadar avans faiz oranı, 19.07.2021 tarihinden sonra ise yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; üç ihtimal üzerinde durarak hesaplama yapılması durumunda müvekkilinin bir borcu olmadığını, hatta fazladan ödeme yaptığını, davacının işbu davayı açmada hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, talebin gerekçelendirilemediğini, açık ve kuşkuya bırakmayacak bir şekilde açıklayamadığını, yargılamada alınacak bilirkişi raporu sonrasında bu durumun açıkça görüleceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Dava; ihale ile taşınmaz satışından kaynaklı alacağın tahsili için yapılan protokol hükümlerine göre hatalı hesaptan kaynaklanan ve dolayısıyla eksik tahsil edilen bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasında taşınmaz satış ihalesi, yapılan protokol ve ödemeler hususunda bir tartışma bulunmamaktadır.Çözümlenmesi gereken sorun, protokol hükümlerinin yerine getirilip ödemeler yapılıp, teminat mektubu iade edilerek tapu devrinin verilmesinden sonra geriye dönük olarak, faiz hesabının sehven yanlış yapılmasından doğan bakiye alacağın istenip istenemeyeceği, istenebilir ise gerçekten hatalı bir hesaplama olup olmadığı, talep edilebilecek bakiye bir alacak bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;Taraflar arasında dava konusu taşınmazın satış ve devri için 21.01.2021 tarihli protokol imzalanmıştır.Buna göre;Davaya ve anlaşmaya konu gayrimenkulün peşin satış bedelinin 17.050.000,00- TL olduğu, davalı alıcının 19.12.2020 tarihinde ödeyeceği peşin satış bedelinin %50'sine tekabül eden 8.525.000.-TL'yi TCMB avans faizi oranı üzerinden işleyecek gün sayısı kadar hesaplanan gecikme faizi ile birlikte 18.01.2021 tarihinde ..'nin ... Bankası A.Ş. ...Şubesi ... İBAN nolu hesabına 8.646.276,88 TL olarak ödemiştir.Bakiye bedel 17.07.2021 vade tarihinde ödeneceğinden taşınmazın tamamı için peşinatın yatırıldığı güne en yakın tarihte Hazinenin yaptığı 181 gün ve üzeri ihalelerde kabul edilen Devlet İç Borçlanma Faiz oranı esas alınarak net bugünkü değer yöntemine göre yıllık % 15,04 faiz oranından hesaplanan vadeli toplam satış tutarı 17.659.863,27 TL olarak bilirkişi heyeti tarafından hesap edilmiştir.Alıcı, kalan 9.134.863,27 TL bakiye satış bedelinin teminatı olmak üzere, ...Bankası A.Ş. ...Şubesi tarafından düzenlenen ve ayrıntısı raporda belirtilen teminat mektubunu ...'ye vermiştir.Davalı tarafça 18.01.2021 tarihinde davacı kurumun Vakıflar Bankası nezdindeki hesabına “... İli, ...taş İlçesi, ... Mah. ... Cad. 33 ada, 2 parselde kâin, 3. bağımsız bölüm nolu konut ödemesi” açıklaması ile 8.646.276,88 TL, 19.07.2021 tarihinde 9.134.863,27 TL olmak üzere toplam 17.781.140,15 TL ödenmiştir.Davacı tarafça davalıya ... 18. Noterliği'nin... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek; "Bilindiği üzere, Kurumumuzca açık teklif açık artırma yöntemiyle 18.11.2020 tarihinde düzenlenen ihale sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain, 27 pafta, 33 ada, 2 no.lu parselde kayıtlı 1. kat 3 bağımsız bölüm no.lu daire niteliğindeki taşınmazın tarafınıza satışı uygun bulunmuş ve 17.050.000 TL satış bedelinin 19.12.2020 tarihine kadar ödenmesi için tarafınıza süre verilmiştir.Tarafınızca ek süre ve vadelendirme talep edilmesi üzerine, ... tarihli ve ... sayılı yazımızla; satış bedelinin 94650'si oranındaki peşinat bedelinin, satış bedeli bakiye tutarına TCMB Avans Faizi oranı üzerinden işleyecek gün sayısı kadar gecikme faizi ile birlikte 17.01.2021 tarihine kadar, kalan 9650 satış bedelinin ise peşinatın yatırıldığı güne en yakın tarihte yapılan 181 gün ve üzeri Hazine ihalelerinde oluşan yıllık faiz oranı üzerinden net bugünkü değer yöntemiyle hesaplanarak 6 ay içinde ödenmesi uygun bulunmuştur.Yukarıda anılan yazıda “satış bedeli bakiye tutarına TCMB Avans Faizi oranı üzerinden işleyecek gün sayısı kadar gecikme faizi ile birlikte” denilmek suretiyle belirtildiği gibi, ödeme günü olan 19.12.2020 tarihinden itibaren verilen 30 günlük ek sürede, satış bedeli bakiye tutarı olan 17.050.000 TL üzerinden faiz işletilmesi gerekirken, satış bedelinin 4650'sine tekabül eden 8.525.000 TL üzerinden faiz işletilerek, 18.01.2021 tarihinde Kurumumuz hesabına 8.646.276,88 TL yatırılmıştır. Bu nedenle, 18.01.2021 tarihi itibarıyla, 121.276,88 TL eksik ödeme yapılmıştır.Öte yandan, Kurumumuz ile imzalamış olduğunuz 21.01.2021 tarihli Protokol hükümleri düzenlenirken yapılan maddi hata nedeniyle, eksik ödenen 121.276,88 TL hesaplamada nazara alınmamış, Protokol tutarı sehven eksik hesaplanmıştır.Bu itibarla, eksik ödenen tutar, Protokol gereği ödemelerin sona erdiği 19.07.2021 tarihine kadar avans faiz oranı, 19.07.2021 tarihinden sonra ise yasal faiz oranı ile birlikte, 31.12.2021 tarihi itibariyle 137.005,86 TL olup, bu tutarın 7 gün içinde Kurumumuz hesabına ödenmesini, aksi takdirde tahsilini teminen yasal yollara başvurulacağını ihtaren bildiririz." denilmek suretiyle maddi hata nedeniyle sehven eksik hesaplamadan kaynaklı olarak alacağın eksik tahsil edildiği bildirilerek bu fark istenmiş, ihtarname 03.01.2022 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir.Davalı tarafça cevaben ... 56. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek "Müvekkilinin gerek 18.11.2020 tarihli ihale belgeleri gerekse 21.01.2021 tarihli protokol hükümleri kapsamında üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiği, bu kapsamda müvekkilinin ilgili ihale belgeleri, protokol ve mevzuattan kaynaklanabilecek fazlaya ilişkin yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili tarafından kuruma karşı herhangi bir ilave ödeme yapılmasının söz konusu olmayacağı” ihtar edilerek, talep geri çevrilmiştir.Mahkememizce alınan 14.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Bilirkişi heyeti, satış bedelinin 17.050.000,00.-TL olup, 17.01.2021 tarihi itibariyle davalı tarafça yapılmış bir ödeme bulunmadığı, 3095 Sayılı Yasa md. 2/2 gereğince uygulanacak avans faiz oranları 2020 yılında % 13,75, 2021 yılında % 16,75 olup, yapılan hesaplamaya göre; 17.01.2021 tarihi itibariyle ödenmesi gereken toplam satış bedeli (17.050.000 + 205.073,61=) 17.255.073,61.-TL olup, % 50'sine tekabül eden miktarın 8.627.536,80 TL olduğu, davalı tarafça ödenen tutar 8.646.276,88.-TL olduğundan, 121.276,88 TL eksik ödeme yapıldığı yönündeki davacı iddiasının izaha muhtaç olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı vekilinin itirazları üzerine SMM bilirkişiden ek rapor istenmiştir.Mahkememizce alınan 18.12.2023 tarihli EK-bilirkişi raporunda özetle;Uygulanan faiz oranları ve dayanağının kök raporda; "3095 Sayılı Yasa md. 2/2 gereğince uygulanacak avans faiz oranları 2020 yılında %13,75, 2021 yılında %16,75 olduğu,…” belirtilerek, anılan oranlara göre faiz hesabı yapıldığı, itirazın ise; "Öncelikle, bilirkişi tarafından 19.12.2020 ile 31.12.2020 tarihleri arasında avans faiz oranının %13,75 olarak esas alınması hatalıdır. Avans faiz oranları TCMB tarafından kurumun resmi web sitesinde yayımlanmakta olup bu sitede yayımlanan ekli tablodan da anlaşılacağı üzere 19.12.2020 tarihi itibarıyla avans faiz oranı 16,75 olarak açıklanmış ve 31.12.2021 tarihine kadar bu oran uygulanmıştır…” şeklinde olduğu, dilekçe ekinde ilan edilen faiz oranları listesi sunulduğu, İtiraza konu faiz oranlarının; tablo halinde Merkez Bankası Tarafından İlan Edilen Faiz Oranları ve 3095 Sayılı Yasa Uyarınca Uygulanacak Faiz Oranları ana başlıkları altında irdelendiği, Merkez Bankası tarafından ilan edilen Reeskont ve Avans Faiz oranları ile ilgili duyuru içeriği; “Reeskont; iskonto edilmiş, diğer bir deyişle bir bedel karşılığı el değiştirmiş (iskonto) olan kıymetlerin, bir bedel karşılığında yeniden el değiştirmesini (reiskonto) ifade eder. Reeskont ve avans işlemleri, Merkez Bankası Kanunu’nun 45. maddesine göre düzenlenmiştir. Merkez Bankası, bankacılık kesiminin geçici likidite ihtiyaçlarının karşılanması için, bankalar tarafından verilecek ticari senet ve vesikaları reeskonta kabul edebilir. Türkiye'de reeskont işlemindeki tüm koşul ve kurallar, Merkez Bankası tarafından belirlenir. Bunun yanında, reeskont kredilerinin en yüksek sınırı ve kredi türlerine göre limitleri, para politikası ilkeleri doğrultusunda yine Banka tarafından konulur. Bu işlemler için Merkez Bankası tarafından uygulanan faize “reeskont faiz oranı" adı verilmektedir. Merkez Bankası reeskonta kabul edebileceği senetler karşılığında avans da verebilmektedir. Avans için teminat olarak alınan bu senetler; ticari senet ve belgeler, devlet tahvilleri ve borsada kayıtlı tahvillerdir. Ekonomideki para arzı ve kredi genişlemesi dikkate alınarak belirlenen reeskont faiz oranı, mevcut durumda uygulanan para politikası kapsamında bir para politikası aracı olarak önemini kaybetmiştir." şeklinde olduğu, duyuru içeriğinden görüleceği üzere; anılan oranlar Merkez Bankası ile “bankacılık kesiminin geçici likidite ihtiyaçlarının karşılanması” ile ilgili olup, duyuruya göre; dava konusu dönemlerde uygulanacak faiz oranları aşağıda (raporun2.sayfasındaki tablo) gösterildiği şekilde olduğu, 3095 Sayılı Yasa Uyarınca Uygulanacak Faiz Oranları: 04.12.1984 Tarihli 3095 Sayılı yasanın konu ile ilgili maddeleri aşağıya (raporun2.sayfasındaki tablo) aynen alındığı, Kanuni faiz Madde 1 – (Değişik: 21/4/2005 - ███████ md.) Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapıldığı, Temerrüt faizi Madde 2 – (Değişik: █████/1999 - 4489/2 md.) Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecbur olduğu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebileceği, söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur. Temerrüt faizi miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hallerde, akdi faiz miktarı yukarıdaki fıkralarda öngörülen miktarın üstünde ise, temerrüt faizi, akdi faiz miktarından az olamaz. ... Tarihli ve ...sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kanuni faiz oranının, 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık % 12’den %9’a indirilmesi kararlaştırıldığı, kanunun 2/2 md. uyarınca dava konusu dönemde uygulanacak faiz oranları ise aşağıda gösterildiği şekilde (raporun3.sayfasındaki tablo) olacağı, sonuç olarak, 3095 Sayılı Yasa’nın Md.2/2. hükmü doğrultusunda; kök rapordaki hesaplamada kullanılan faiz oranlarına yönelik davacı vekili itirazlarının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı vekilinin itirazları ile bir başka bilirkişiden rapor alınmasını talep etmesi üzerine hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmemesi adına başka bir bilirkişiden görüş istenmiştir.Mahkememizce alınan 16.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Taraflar arasında ikinci taksit olarak hesaplanan 9.134.863,27 TL ile ilgili herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 18.01.2021 tarihinde ödenen ilk taksit tutarı üzerine ilave edilen faizin sehven hatalı olduğu iddiasından kaynaklandığının anlaşıldığı, davacı tarafın bilirkişi ek rapora yapmış olduğu itirazında; Satış bedeli 17.050.000.TL’dir ve ödeme tarihi 19.12.2020 tarihi olduğunu, Davacı satış bedelini ödemek üzere 30 gün ek süre ve akabinde iki taksit talep ettiğini, haliyle bu 30 günlük sürede satış bedelinin tamamına faiz işletileceğini. 17.050.000 TL satış bedeline bu 30 günlük ek sürede işleyen faiz tutarının 242.553,77 TL olduğunu, 30 günlük ek süre sonunda, bu süreye ilişkin tahsil edilen faiz tutarının ise 121.276,88 TL olduğunu, (8.646.276,88 TL - 8.525,00 TL (satış bedelinin %50’si) = 121.276,88 TL) olduğunu beyan ettiği, ancak taraflar arasında akdedilen Protokol’ün 4. “GAYRİMENKULÜN SATIŞ BEDELİ VE ÖDEME TARİHİ” başlıklı maddesinde; “Bu anlaşmaya konu gayrimenkulun peşin satış bedeli 17.050.000.-TL’dir. Alıcı 19.12.2020 tarihinde ödeyeceği peşin satış bedelinin %50’sine tekabül eden 8.525.000- TL’nın TCMB avans faizi oranı üzerinden işleyecek gün sayısı kadar hesaplanan gecikme faizi ile birlikte 18.01.2021 tarihinde ...’nin ...Bankası A.Ş. ...Şubesi ... İBAN no.lu hesabına 8.646.276,88 TL olarak ödemiştir." şeklinde belirtildiği, söz konusu madde incelendiğinde alıcının 19.12.2020 tarihinde ödeyeceği peşin satış bedelinin %50’sine tekabül eden 8.525.000,00.- TL’nın TCMB avans faizi oranı üzerinden işleyecek gün sayısı kadar hesaplanan gecikme faizi ile birlikte 18.01.2021 tarihinde ödeyeceğinin belirtildiğinin görüldüğü, diğer bir ifade ile davacının itirazında belirttiği gibi ilk taksit ödemesi için faiz hesabının satış bedelinin tamamı üzerinden değil peşin satış bedelinin %50’sine tekabül eden 8.525.000,00- TL’nın TCMB avans faizi oranı üzerinden faiz hesaplanması gerektiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda ilgili dönemde avans faiz oranı %16,75 olup ödenecek tutarın aşağıdaki şekilde hesaplandığı, yukarıdaki hesaplama incelendiğinde protokol gereği hesaplanan ve davalı tarafça yapılan peşinat ödemesine (8.525.000 + 121.276,88=8.646.276,88) ilave edilen 121.276,88 TL tutarındaki faiz tutarında hata olmadığı, yani davalının peşinat ödemesi ile birlikte yapmış olduğu faiz tutarında eksik ödeme yapılmadığının görüldüğü, rapor içeriğinde de belirtildiği üzere; Taraflar arasında ikinci taksit olarak hesaplanan 9.134.863,27 TL ile ilgili herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 18.01.2021 tarihinde ödenen ilk taksit tutarı üzerine ilave edilen faizin sehven hatalı hesaplandığı iddiasından kaynaklandığı, taraflar arasında akdedilen Protokol’ün 4. “GAYRİMENKULÜN SATIŞ BEDELİ VE ÖDEME TARİHİ” başlıklı maddesi kapsamında peşinat ödemesine ilave edilen faiz ile ilgili yapılan hesaplamanın eksik olmadığı, diğer bir ifade ile davalı tarafça ödenmeyen bir bedelin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;Davacı taraf, ihale ile gayrimenkul satışı nedeniyle 19.12.2020 tarihinde yapılması gereken ödemenin bir ay uzatılarak iki taksite bölünmesi sonucunda, bir ay sonra 18.01.2021 tarihinde ilk taksit tahsil edilirken, yani gayrimenkulün satış bedeli olan 17.050.000,00.-TL'nin yarısı olan 8.525.000,00.-TL'ye eklenecek faiz hesaplanırken, avans faizi hesabının taşınmazın toplam satış bedeli olan 17.050.000,00.-TL üzerinden yapılacağı yerde sehven 8.525.000,00.-TL tutarındaki taksit miktarı üzerinden yapıldığını, bu nedenle 121.276,88.-TL eksik faiz hesaplanarak, eksik tahsilat yapıldığını ileri sürmektedir. Sorun da burada toplanmaktadır. Bilirkişiler ilk taksit tutarı olan 8.525.000,00.-TL tahsil edilirken bu miktar üzerinden faiz hesabı yapmışlar ve hesaplanan 121.276,88.-TL faizin doğru olduğunu belirtmişlerdir. Ancak faiz hesabının taksit üzerinden mi yoksa taşınmazın toplam değeri üzerinden mi hesaplanması gerektiği sorunu öncelikle çözümlenmelidir.Taraflar arasında imzalanan 21.01.2021 tarihli protokolün "Gayrimenkulün Satış Bedeli ve Ödeme Tarihi" başlıklı 3.maddesinde "Bu anlaşmaya konu gayrimenkulün peşin satış bedeli 17.050.000.-TL'dir. Alıcı 19.12.2020 tarihinde ödeyeceği peşin satış bedelinin 250'sine tekabül eden 8.525.000.-TL'nın TCMB avans faizi oranı üzerinden işleyecek gün sayısı kadar hesaplanan gecikme faizi ile birlikte 18.01.2021 tarihinde ...'nin ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... İBAN nolu hesabına 8.646.276 88 TL olarak ödemiştir." denilmiştir. Görüldüğü üzere burada sadece ilk taksit ödemesinin yapıldığı belirtilmekle beraber faiz hesabının neye göre ve hangi bedel üzerinden yapıldığı hususunda bir açıklık yoktur. Ancak sonraki paragrafta kalan taksitin ödeme tarihi ve faiz hesabı konusunda açıklama bulunmaktadır.Davacı tarafın ihale ile sattığı taşınmazın bedeli 17.050.000,00.-TL'dir. Bu bedelin 19.12.2020 tarihinde ödenmesi gerekmektedir. Davalının talebi üzerine ödeme bir ay geciktirilmiştir. Davacı bu 1 aylık gecikme nedeniyle taşınmazın toplam bedeli üzerinden faiz isteme hakkı elbette vardır. Taşınmazın toplam değeri üzerinden hesaplanması gereken faiz 242.553,76.-TL'dir. Normal şartlar altında ana borca bu bedelin (faizin) eklenmesi suretiyle yapılacak bir ödeme ile borç kapatılmış olacaktır. Ancak davalı taraf taksit istediğinden taşınmaz bedelinin yarısı olan 8.525.000,00.-TL taksit bedeli 18.01.2021 tahinde yatırılmıştır. Ana paraya eklenen faiz ise 242.553,76.-TL yerine, taksite isabet eden (bu miktarın yarısı) 121.276,88.-TL olarak hesaplanarak (8.646.276 88.-TL) yatırılmıştır. Burada bir faiz hesap hatası yapıldığı çok açıktır. Davacının, davalının yaptığı borç ödemesinde TBK.nun 100.maddesi gereğince öncelikle faizi borçtan düşmek hakkına sahiptir. Diğer bir anlatımla davacının taksit miktarı (taşınmaz bedelinin yarısı olan 8.525.000,00.-TL) + işlemiş faiz (242.553,76.-TL) = 8.767.553,76.-TL olarak ödeme alması gerekirken 8.646.276 88.-TL ödeme aldığı böylece (8.767.553,76.-TL - 8.646.276 88.-TL=) hesaplanan faizden 121.276,88.-TL eksik tahsilat yaptığı açıktır. Bu soru cevaplandığına ve davacının gerçekten hata yaparak eksik faiz tahsil ettiği, ilk taksit ödemesinden 121.276.88.-TL daha alacaklı olduğu açığa çıktığına göre ikinci sorunun cevaplanması gerekmektedir.Bu eksik tahsilat nedeniyle, diğer bir ifade ile davacının kendi hatasından kaynaklanan bu bedeli sonradan davalı borçludan isteyebilir mi? Kendi hatasına dayanabilir mi? O zaman borcun sona ermesi hallerini incelemek gerekmektedir.TBK.nun 132 ile 161.maddeleri arasında, borcu sona erdiren sebepler düzenlenmiştir. Bunlar; ibra (132.madde), yenileme (133-134.madde), alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi (135.madde), ifa imkânsızlığı (136-138.madde), takas (139-145.madde) ve zamanaşımıdır (146.madde vd). Elbette bu sebeplerin yanına borcun doğal olarak sona erme şekli olan "Borcun ifası"nı da eklemek gerekir. Yasada kişinin kendi hatası ile alacağını eksik tahsil etmesi, unutması vb.hallerde artık kalan borcunu isteyemeyeceği, kendi hatasına dayanamayacağı veya bunun bir hak düşürücü süreye tabi olduğu vb.bir düzenleme bulunmamaktadır. Kaba bir tabirle alacaklıya " hesabını düzgün yapsaydın, yapmadığın için hatandan sorumlusun" denemez. Öyleyse TBK hükümleri çerçevesinde davalının borcunu ortadan kaldıran yasal bir sebep bulunmamaktadır. Davacı alacaklı eksik tahsil ettiği borcu zamanaşımı süresi içerisinde her zaman isteyebilir. Bilirkişi raporlarından da eksik faiz miktarının 121.276.88.-TL olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bilirkişiler kanaatlerini bildirirken ve faiz hesabını yaparken, alacaklının yaptığı hataya düşmekten kurtulamamışlar, faiz hesabını taşınmazın toplam değeri olan 17.050.000,00.-TL üzerinden değil de yatırılan 8.525.000,00.-TL taksit tutarı üzerinden yapmışlardır. Bu nedenle bilirkişilerin görüşlerine itibar edilmemiş, yapılan hesaplamalar baz alınmıştır.Davalı borçlunun ilk taksit ödeme tarihi olan 18.01.2021 tarihi itibariyle 121.276,88.-TL eksik yatırdığından, bu tarih ile protokol gereği ödemelerin sona erdiği 19.07.2021 tarihleri arası için avans faizi, 19.07.2021 tarihinden sonra ise yasal faiz oranı ile birlikte bu miktarın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili tekrar ek rapor alınmasını istemiş ise de 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek yeni veya ek rapor almaya gerek duyulmamış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davanın KABULÜNE,1-121.276,88-TL alacağın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,Bu miktara 18.01.2021 - 19.07.2021 tarihleri arasında avans faizi, 19.07.2021 tarihinden sonra ise yasal faiz UYGULANMASINA,2-Alınması gereken 8.284,42-TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 740,00-TL, bilirkişi ücreti 8.000,00-TL'den oluşan 8.740,00-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2025KATİP ...HAKİM ...