8. Ceza Dairesi, patlayıcı madde bulundurma suçunda sanığın eyleminin patlayıcı imalatı için yetersizliği, lehe TCK 174/son, 50 ve 53 maddelerinin uygulanmaması nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Yargıtay, evinde önemsiz miktarda patlayıcı madde ve kimyasal malzeme bulunduran sanığın eyleminin, uzmanlık ve elverişli teçhizat gerektiren imalat fiili için yeterli kabul edilemeyeceği, bu nedenle durumunun daha lehe olan Türk Ceza Kanununun 174/son maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ile birlikte, hükmün tefhim edildiği duruşmada sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talebine (TCK 50 dahil) karar verilmemesi ve TCK 53 maddesinin hak yoksunluğu ile ilgili hükümlerinin hatalı uygulanması nedenleriyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Patlayıcı madde bulundurmaHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:1- Piyasadan temin ettiği önemsiz miktarda patlayıcı madde ve bir kısım kimyasal malzemeler ile mekanik aksamı patlayıcı madde elde etmek amacıyla evinde bulunduran sanığın eyleminin uzmanlık ve elverişli techizat gerektiren imalat fiili için yeterli kabul edilemeyeceği, bilirkişi raporu dikkate alındığında, eldeki alet edavat ve malzemelerin basit bir işlemle birleştirilmesinin imalat sayılamayacağı cihetle, ele geçen önemsiz miktarda patlayıcı nedeniyle sanığın hukuki durumunun, lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 174/son maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,2- Kabul ve uygulamaya göre de;a-) Sanık müdafiinin, hükmün tefhim edildiği son duruşmadaki lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talebinin TCK.nun 50. maddesini de kapsadığı gözetilmeden bu konuda herhangi bir karar verilmemesi,b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 03.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.