Yargıtay 4. Ceza Dairesi, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünü, savcılıkça ileri sürülen temyiz itirazlarını hukuka aykırı bulmayarak onamıştır.
Özet: İmar kirliliğine neden olma suçundan ilk derece mahkemesinin beraat kararının ardından bölge adliye mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı, bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısının, sanığın mühür bozma eylemi sonrası gerçekleşen ve iddianamede yer almayan eylemlerin de birleştirilerek değerlendirilmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazı, sanığa yükletilen eylemin kanuni unsurları taşıdığı, sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu, tüm kanıtların eksiksiz değerlendirildiği ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilerek, bölge adliye mahkemesinin mahkumiyet hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: İmar kirliliğine neden olmaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİBölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; ilk derece mahkemesince mühür bozma eyleminden soruşturma yapılması için ihbarda bulunulmuş olmasına karşın sanığın mühür bozma eylemi sonrası gerçekleştirdiği ve iddianamede anlatımı yapılmamış olan eylemler ile ilgili olarak birleştirme talepli iddianame düzenlenmesinden sonra 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında kalan bu eylemlerle ilgili de sanığın hukuki durumunun değerlendirilebilmesi için istinaf aşamasında bozma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇESanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştirIV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Fethiye 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.03.2025 tarihinde karar verildi.