8. Ceza Dairesi, 6136 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan mükerrer yargılama iddiasıyla yapılan kanun yararına bozma talebini, ilk hükmün usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle reddetti.
Özet: Adalet Bakanlığının aynı fiil nedeniyle mükerrer yargılama yapıldığı gerekçesiyle kanun yararına bozma talebi, her ne kadar aynı sanık hakkında aynı suça ilişkin iki ayrı mahkumiyet hükmü bulunsa da, ilk mahkumiyet kararında kanun yolları, süresi ve başvurulmaması halinde kesinleşeceği gibi hususların usulüne uygun şekilde gösterilmemiş olması nedeniyle kararın kesinleşmediği, bu nedenle de ikinci davanın mükerrer sayılmayacağı belirtilerek reddedilmiştir.
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ Esas, ███████ Karar
    SUÇ
    : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
    İNCELEME KONUSU
    KARAR
    : Mahkumiyet
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN
    :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250/4. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün itiraz olunmaksızın 24.02.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    "Dosya kapsamına göre, sanığın █████/2016 tarihinde gerçekleştirdiği iddia olunan 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu nedeniyle yapılan yargılama neticesinde İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ Esas, ███████ sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olması nedeniyle bu hususta değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesi üzerine, İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararı ile sanık hakkındaki kamu davasının durmasına, seri yargılama işlemlerinin yapılması için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesini müteakip, İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı kararı ile, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2023 tarihli ve ███████████ soruşturma, █████████ Esas, ████████ sayılı seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin kabulüne ve sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla,
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
    1. Kanun yararına bozma istem yazısında belirtilen ve hükümlünün aynı eylem nedeniyle yargılandığı İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyası ile inceleme konusu İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyasındaki dava konusu olay, suç tarihinde hükümlüden 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz silah ele geçirilmesine ilişkindir.
    2. İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında, talepname düzenlenme tarihi, karar tarihi ile kesinleşme tarihinin 24.01.2023; İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında ise talepname düzenlenme tarihi ile karar tarihinin 15.02.2023 ve kesinleşme tarihinin 24.02.2023 olduğu tespit edilmiştir.
    3. 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi; "(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
    4. Hükümlü hakkında aynı eylem sebebiyle İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasından görülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın REDDİNE karar verilir.” hükmü gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ise de, İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dava dosyasından verilen mahkumiyet hükmünün usulüne uygun şekilde kesinleşmediği bu nedenle İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasından açılan davanın mükerrer olmadığı belirlenmiştir. Şöyle ki;
    5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
    6. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilmektedir.
    7. İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde, hükümlünün Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtlarına göre karar tarihinde başka suçtan Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğu ve yokluğunda verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre hükümlünün bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak hükümlüde yanılgı oluşturulduğu dolayısıyla bahse konu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır.
    8. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.7.2007 gün ve ████████-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve ███████-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına, İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinden açılan davanın mükerrer olup olmadığı hususunda kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!