Elektrik dağıtım şirketi tarafından düzenlenen kaçak elektrik tüketim faturalarına karşı, abonenin borçlu olmadığının tespiti istenen menfi tespit davası.
Özet: Ticari bir elektrik abonesi, adına düzenlenen ve imzasını taşımayan kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen toplam 207.577,79 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturalarına itiraz ederek, ticari işletmesinde kaçak elektrik kullanmadığını, davalı dağıtım şirketinin tek taraflı tutanağının hukuken geçersiz olduğunu ve kaçak kullanım iddiasını ispatla yükümlü olduğunu savunmaktadır. Davacı, borcun tamamından veya haksız kısmından sorumlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açmış, yargılama sürecinde uzman bilirkişi incelemesi ve elektrik kesintisini önleyen ihtiyati tedbir kararı talebinde bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde
: Davacı müvekkili, dava dışı elektrik tedarik şirketi olan ... Satış A.Ş.'nin - 2024/1-2-3 dönemleri normal elektrik tüketim faturalarından da anlaşıldığı gibi- ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak, ticari işletmesi olan ... tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmadığını, davalı elektrik dağıtım şirketi tarafından, davacı müvekkilin bu kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullandığı iddiası ile düzenlenen - bir sureti müvekkile verilmediğinden sunulamayan - kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak 18.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 9.506,32-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası (ek-2) ve aynı tarihli, ... no'lu ve 198.071,47-TL bedelli ek tüketim faturası (ek-3) ile müvekkili adına toplam 207.577,79- TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, davacı müvekkili tarafından, mezkûr kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili atfen ileri sürülen haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiası haksız, maddi ve hukuksal mesnetten yoksun olduğunu, önceki bazı Yargıtay kararlarında aksi benimsenmiş olsa da - davalı şirket, kaçak elektrik tüketim bedeli talebine dayanak olarak ileri sürdüğü haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispatla yükümlü olduğu gibi, somut uyuşmazlığın tarafı ve özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmayıp kaçak elektrik kullanım iddiasını ispata elverişli ve yeterli delil olmadığını, davalı şirketin tek taraflı olarak düzenlediği, müvekkilinin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının, HMK.m.205 hükmüne göre adi senet vasfı da olmadığını, müvekkili tarafından, davaya konu mezkûr faturalara dayanak oluşturan kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ile ileri sürülen iddianın aksine, belirtilen kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olup müvekkilin, davaya konu faturalar ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tamamından sorumlu ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise davaya konu mezkûr faturalar ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin, kaçak elektrik tüketiminin tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasına ve faturalandırılmasına ilişkin düzenlemeler içeren EPTHY.m.42-m.49 hükümlerine, EPDK tarifelerine uygun hesaplanıp hesaplanmadığı, haksız ve hukuka aykırı olarak fazla tahakkuk yapılıp yapılmadığı, özel ve teknik uzmanlık gerektiren somut uyuşmazlıkta uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesini, sonucunda, kaçak elektrik kullanım iddiasının ispatlanamaması hâlinde, müvekkilin davaya konu faturalarla tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tamamından borçlu olmadığının tespitini, ispatlanması hâlinde ise haksız ve hukuka aykırı olduğu tespit edilen kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin davaya konu mezkûr faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası, HMK'nın 109 madde hükmü uyarınca hukuken mümkün olduğundan kısmi dava olarak açtıklarını, davadan önce .... Asliye Ticaret Mah.'nin 22.03.2024 tarih ve ... Değişik İş, ████████ Karar sayılı kararı ile "müvekkilin kullanmakta olduğu elektrik enerjisinin, davaya konu mezkûr faturaların borçlarından dolayı kesilmemesine" dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tedbir kararının uygulanması 22.03.2024 tarihinde talep ettiklerini, HMK'nın109.madde hükmü uyarınca kısmı dava olarak fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı müvekkilinin, davalı tarafından düzenlenen 18.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 9.506,32-TL bedelli ve 18.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 198.071,47 TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen 207.577,79 TL'nın şimdilik 500,00 TL kısmından borçlu olmadığının tespitini, HMK'nın 397/4 madde ve 323/1-ç madde hükümlerine göre, dava dosyasının eki olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde
: Müvekkili şirket İstanbul Avrupa Yakasında Türkiye genelinin yüzde 10’una denk gelen yaklaşık 4,5 milyon aboneye görevli tedarik şirketi sıfatıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden hizmet verdiğini, müvekkili şirket ayrıca bölge sınırlaması olmaksızın serbest tüketici niteliğine sahip tüketicilerle ikili anlaşma yaparak indirimli tarife ve fayda kampanyalarıyla elektrik enerjisi satışı da yapabildiğini, ek olarak perakende satış sözleşmesi/ikili anlaşma ile dağıtım bağlantı sözleşmesi olmaksızın veya işbu sözleşmeler olsa dahi; " kuruma kayıtlı olmayan bir sayaç kullanılarak , elektrik direğinden veya bir başkasının adına kayıtlı bulunan sayaçtan direk hat çekmek suretiyle , ölçü sistemine müdahale edilip tüketim miktarının doğru hesaplanmasını engelleyerek, kesilen elektriği mücbir sebepler dışında açarak " kaçak elektrik kullanımı yapanların tespiti ve “ dahil olduğu tüketici grubu kapsamının dışında elektrik enerjisi tüketilerek, önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik enerjisi tüketilerek, ölçme noktasından sonraki kendi elektrik tesisatından üçüncü şahıslara elektrik enerjisi verilerek, Güç trafosunu değiştirdiği halde bildirim yapılmayarak, mesken grubu hariç tüketicilerin tesisat bağlantı gücünü arttırıp mevzuat kapsamında başvuru yapılmayarak ” usulsüz elektrik kullanımı yapanların tespit edilip tutanak altına alınması müvekkili şirketin görev alanına girdiğini, müvekkilinin faaliyet alanına: Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde kaçak elektrik enerjisi tüketiminin düzelendiği Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Halleri Madde 42'de de " (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç)Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." hükmü uyarınca davalı taraf, elektriğin kullanılması sebebi ile mevzuatın C bendine aykırı hareket ettiğini, kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, müvekkili kurum görevlileri tarafından EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinin 1/c bendine göre ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü devresine müdahale ederek tüketim hiç ölçülmeden mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edildi. (Sayacın S fazına ait çıkış kablosu giriş sigortasına bağlanarak bu fazda kayıt yapmadığı tespit edildi'' gerekçesi ile ..., ..., Merkez Mahallesi, ... Caddesi, No:6, Otoyıkama/6/Oto Yıkama, ..., İstanbul adresinde █████/2024 tarihli kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı tutulduğunu, kaçak kullanıma ilişkin tahakkuk eden bedelin tahsili için davacı borçlu şahıs adına 18-03-2024 tarihli 198.071.47 TL ve 9.506.32 TL tutarlı faturalar düzenlendiğini, ölçüm sistemine müdahale etmek suretiyle enerji kullanılması davacı tarafın iyiniyetten uzak olduğunun da apaçık kanıtı olduğunu, ortada teknik bir konudan kaynaklı kullanım değil kasti olarak ve sisteme müdahale ederek enerji kullanımı bulunduğunu, Yargıtay kararlarında ve İçtihat Metninde kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı aksi ispatlanana gerek resmi belge statüsünde sayıldığını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretininin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Mahkememizdeki dava █████/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 17.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda: tutanak öncesi (sayaç devre dışı bırakılarak kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (4,49 kwh/gün) ile tutanak sonrası ortalama tüketim değeri (aşağıda çizelge-2 de 8,89 kwh/gün) arasında bariz fark bulunmaktadır. Yine dava konusu dönemde sayaç tarafından kayıt altına alınan günlük tüketim ortalaması, mahalde (oto yıkama) tespit edilen güce göre tüketilebilecek elektrik miktarına nazaran oldukça düşük bir tüketim olduğu tespit edilmiştir. Üstelik bu dönem içerisinde Ocak-Şubat, Mart -Nisan dönemlerinde (çizelge 1 b ve c) sayacın neredeyse hiç tüketim kayıt etmediği tespit edilmiştir. Tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketimi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42-b doğrultusunda kaçak elektrik tüketimidir. Yukarıda "GÜÇ" başlık altında yapılan tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, özellikle davacının sayacının doğru tüketim kayıt ettiği tutanak sonrası ihtilafsız dönem ortalama tüketimi ve faturalarda tespit edilen Tüketmiş Olduğu En Yüksek Güç Tespitleri gerekçeli olarak, davacının davalı tarafın iddia ettiği gibi 17200 watt güç çekmiş olamayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Hesaplamalarda davacı tarafça çekilmiş en yüksek güç değeri olan 5496 watt güç değerinin dikkate alınabileceği değerlendirilmiştir. Zaten sözleşme gücü de 5000 watt'dır. Mevzuat 45-3-ç hükmü gereği davacı taraf diğer tüketici tarifesinde yer almakta olup, davacının günlük 8 saatlik çalışma süresinden sorumlu tutulabileceği değerlendirilmiştir. Yukarıda tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu tutanak için tek tek uyarlanmış olup, davacının 2.549,99 TL. kaçak tahakkuku+54.558,78 TL kaçak EK tahakkuku olmak üzere toplam 57.108,77 TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın 207.577,79 TL - 57.108,77 TL. = 150.469,02 TL menfi tespit talebinin olabileceği şeklinde raporunu sunmuştur.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde: Davalarının kabulü ile, davacı müvekkilinin davalı tarafından düzenlenen 18.03.2024 tarihli 9.506,32 TL ve 18.03.2024 tarihli 198.071,47 TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen 207.577,79 TL'nın 150.469,02TL kısmından borçlu olmadığının tespitini, HMK'nın madde 397/4 ve m.323/1-ç hükümlerine göre, asıl dava dosyasının eki olan ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderlerde dahil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesine ilişkin talep sunmuştur.
Davalı vekili tarafından rapora yönelik ve ıslah dilekçesine yönelik beyan dilekçesi sunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda, tutanak öncesi (sayaç devre dışı bırakılarak kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük
tüketim ortalaması (4,49 kwh/gün) ile tutanak sonrası ortalama tüketim değeri
(aşağıda çizelge-2 de 8,89 kwh/gün) arasında bariz fark bulunduğu, Yine dava konusu dönemde sayaç tarafından kayıt altına alınan günlük
tüketim ortalaması, mahalde (oto yıkama) tespit edilen güce göre
tüketilebilecek elektrik miktarına nazaran oldukça düşük bir tüketim olduğu, bu dönem içerisinde Ocak-Şubat, Mart -Nisan
dönemlerinde (çizelge 1 b ve c) sayacın neredeyse hiç tüketim kayıt
etmediği, açıklanan gerekçelerle tutanak tarihi itibariyle davacı tüketiminin, kaçak
elektrik tüketimi olarak kabul edilebileceğinin değerlendirildiği, Taraflar arasında 5,00 KW güç üzerinden abonelik sözleşmesi imza edildiği, tutanak esnasında sayaç üzerinden 5,4 kw güç tespit edildiği, sayaç komple devre dışı bırakıldığından (kısmen müdahale olmadığından), sayaç üzerinde tespit edilen güç değerinin işletmede tüketilen güç değeri olarak kabul edilebileceği, davacının tutanak sonrasında sayaç bağlantılarının düzeltilmiş olduğu
ihtilafsız dönem tüketimleri incelenmiş, davalı tarafın iddia ettiği gibi 17200
watt güç çekmiş olamayacağı, davacı tarafça
çekilmiş en yüksek güç değeri olan 5496 watt güç değerinin dikkate
alınabileceği, Mevzuat madde 45-1-ç hükmü kapsamında, davacının tutanak
tarihinden geriye 12 ay önceki tüketim değerleri de düşük olması
gerekçeli, 365 gün – 10 gün = 355 gün süre üzerinden kaçak ek
tahakkuku (eksik tüketim) hesaplaması yapılabileceği,
Mevzuat 45-3-ç hükmü gereği, davacı taraf diğer tüketici tarifesinde yer
almakta olup, davacının günlük 8 saatlik çalışma süresinden sorumlu
tutulabileceği,
sunulan hesap bülten kayıtlarında davacının dava konusu tutanak
öncesinde kaçak elektrik kullandığı belgelenemediğinden, Yönetmelik
Madde-46-(2) hükmü gereği; fonsuz tarifenin 1,5 katı kadar faturaya ceza
enerji bedeli yansıtılabileceği, tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası
Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu
tutanak için tek tek uyarlandığında, davacının 2.549,99 TL. kaçak tahakkuku
+ 54.558,78 TL. kaçak EK tahakkuku olmak üzere toplam 57.108,77 TL.
kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmış, davalı itirazlarının bilirkişi raporunda açıklanarak giderildiği anlaşıldığından yeniden rapor alınmasına gerek duyulmamış, denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile davacının 18.03.2024 tarihli, ... no’lu, 9.506,32-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturasının 6.956,33 TL'lik kısmından ve 18.03.2024 tarihli, ... no’lu, 198.071,47-TL bedelli ek tüketim faturasının 143.512,69 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine,
2-Karar harcı 10.278,54 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 2.561,09 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.988,69 TL harçtan mahsubu ile 7.289,85 bakiye TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,600 TL peşin harç, 2.561,09 TL ıslah harcı ve vekalet harcı 60,80 TL olmak üzere toplam 3.477,09 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 105,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.105,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!