Mirasçıların harici satış iddiasıyla açtığı tapu iptal ve tescil ile muhdesat tespiti davasında Yargıtay, senet asıllarının incelenmemesi ve güncel hukuki yararın araştırılmaması eksiklikleriyle hükmü bozmuştur.
Özet: Bu dava, davacının muristen kalan taşınmazlardaki miras hisselerini haricen satın alarak üzerine ev inşa etmesi iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davası ile terditli olarak muhdesat tespiti talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesinin tapu iptali talebini reddedip muhdesat tespitini kabul etmesi üzerine Yargıtay, harici satış senetlerinin incelenmesi, keşif yapılması ve muhdesat tespiti için güncel hukuki yararın (ortaklığın giderilmesi davası olup olmadığının) araştırılması eksiklikleri nedeniyle kararı bozmuş, bozma sonrası mahkeme senetlerin uyuşmadığını ve tapu iptalinin ispatlanamadığını, ancak ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu tespit etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Mahkeme kararı davacı (mirasçıları) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verikdikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı dava dilekçesinde; dava konusu 1035 ve 1061 parsel sayılı taşınmazın muris ... adına kayıtlı olduğunu, çekişmeli taşınmazlardaki kardeşlerinin miras hisselerini haricen satın alarak üzerine ev ve eklentilerini inşa ettiğini ancak davalılar tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını belirterek, tapu kayıtlarının iptal edilerek adına tesciline karar verilmesini, olmadığı takdirde taşınmazlar üzerindeki yapıların kendisi tarafından yapıldığının tespitini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1. Davalı ... duruşmadaki beyanında; davacının oturduğu evin yerini babasından haricen satın alarak ev inşa ettiğini, ev yapılırken kendilerininde yardımcı olduklarını ve evin bulunduğu yer ile yapının davacıya ait olduğunu belirtmiştir.
    2.Davalı ... duruşmada beyanında; taşınmaz üzerindeki ev ve eklentilerini davacının yaptırdığını ancak rızalarının alınmadığını ifade ederek davanın reddini savunmuştur.
    3. Davalı ... duruşmadaki beyanında; davanın reddini savunmuştur.
    4. Davalı ... duruşmadaki beyanında; davacının eşi olan muristen taşınmazları satın aldığını ve parasını verdiğini iddia etmesine rağmen kendisinin böyle bir şey görmediğini, taşınmaz üzerindeki ev ve eklentilerini davacının yaptırdığını ancak rızalarının alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    5. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisleri adına kayıtlı olduğunu, davacının babaları adına kayıtlı taşınmaz üzerine muvafakatleri olmaksızın inşaat yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    6. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada taraf sıfatı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 29.05.2006 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararıyla; davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden ise muhdesat tespiti talebinin kabulüne, objektif ve subjektif koşullar oluşmadığı gerekçesiyle temliken tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı (mirasçıları) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    ,
    2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 03.03.2020 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında; “...Somut olayda, mahkemece, senet asılları ikmal edilmediği gibi yukarıda izah edilen harici satış senetleri keşif mahallinde zemine uygulanarak dava konusu taşınmazların senet kapsamında kalıp kalmadığı da tespit edilmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece, harici satış senetlerinin asıllarının dosyaya sunulması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, akabinde uzman bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapılarak, dava konusu taşınmazların senetlerin kapsamında kalıp kalmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, niza konusu yerlerin senetlerin kapsamında kalması halinde (senet tarafları da dikkate alınarak) toplanmış ve/veya toplanacak delillere göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, hukuki nitelendirme de yanlış yapılmak suretiyle yazılı gerekçeyle tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca, terditli talep muhdesat tespitine ilişkin olup öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. Davacı, dava konusu parseller üzerindeki yapıların kendisi tarafından yapıldığı iddiası ile eldeki davada terditli talepte bulunduğuna göre; davaya konu taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işleminin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, bu husus göz ardı edilerek davacının tespit davası açmasında güncel hukuki yararının bulunup bulunmadığı tespit edilmeden yazılı şekilde işin esası incelenerek kabul kararı verilmesi de isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir..” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; mübrez senetlerin dava konusu taşınmazlar ile uyuşmadığı, davacının tapu iptali ve tescil istemini ispat edemediği, niza konusu taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, bu haliyle terditli muhdesatın tespiti davası yönünden hukuki yararın mevcut olduğu, dava konusu 115 ada 363 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıların ... tarafından yapıldığı, 115 ada 367 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapının ise tarafların kök murisi tarafından meydana getirildiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli muhdesat tespiti isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle;
    1. Tapu iptali ve tescil talebinin usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini,
    2. Dosya kapsamına ibraz edilen harici satım senetleri ile satışın ispat edildiğini,
    3. Davalıların harici satım senetlerine itiraz etmediğini,
    4. Dava konusu taşınmazların ... tarafından kullanıldığının tespit olunduğunu,
    5. Davalıların kök muris ’den kendilerine intikal eden tarla ve arsa hisselerini harici satış senetleri ile ...’ye sattıklarını,
    6. Harici satış senetlerinin dava konusu taşınmazlarla örtüşmediğine yönelik değerlendirmenin hatalı bulunduğunu,
    7. Kök muris adına başkaca taşınmazın mevcut olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
    C. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, TMK’nın 677 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen miras payının devri sözleşmesine davalı iptal ve tescil olmadığı takdirde muhdesat tespiti istemine ilişkindir.
    Tüm dosya içeriği ve toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazların muris ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu (ve halen muris adına olup mirasçılarına intikal etmediği,) miras bırakanın 25.09.1986 tarihinde vefat ettiği, bozma öncesi sunulan ve yalnızca ön sayfalara yer alan 03.03.1993 tarihli satış senedi fotokopisi ile davalılardan ...’ın kocasından kalan malları ve “04.14.1999” tarihli diğer satış senedi fotokopisi ile davalılardan (senetteki ifade ile) “...” ...’ın ise annesi ve babasından düşen tarla hisselerini davacıya sattığının belirtildiği, bozma sonrası sunulan senet asıllarının her ikisinde de (bozma öncesi bulunmayan) arka sayfalardaki açıklamalara yer verildiği, 03.03.1993 tarihli satış senedinin arka sayfasında (imza içeren ve ) davalılardan ...’e ait olduğu iddia edilen beyanlar ile “04.14.1999” tarihli diğer satış senedinin arka sayfasında ise (imza içermeyen ve ) davalılardan ... ile ...’a ait olduğu iddia edilen açıklamalar bulunduğu, her iki harici protokol belgelerinin arkalı ve önlü örneklerinin davalılara tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
    O halde, Mahkemece, (bozma sonrası ibraz edilen) 03.03.1993 ve “04.14.1999” tarihli harici protokol belgelerinin (asıllarının) arkalı ve önlü örneklerinin tüm davalılara tebliğ edilmesi ve gerekirse isticvap hususunun değerlendirilmesi ondan sonra toplanmış ve/veya toplanacak delillere göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
    VI.KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı (mirasçıları) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
    Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
    13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!