Anayasa Mahkemesinin seri muhakeme usulüne dair iptal kararının kesinleşmiş dosyalara uygulanmaması gerektiği yönündeki kanun yararına bozma istemi.
Özet: 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kesinleşen mahkumiyet kararı bulunan hükümlünün, Anayasa Mahkemesinin seri muhakeme usulüne ilişkin bir maddeyi iptal etmesi üzerine lehe hükümlerin uygulanması talebi ilk derece mahkemesince reddedilmiş, ancak bu ret kararına yapılan itirazın ağır ceza mahkemesince kabul edilmesi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurularak, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının, yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşen hükümler hakkında geriye yürümezliği ilkesi gereği uygulanmayacağı, dolayısıyla ağır ceza mahkemesinin itirazı kabul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ Değişik İş
    SUÇ
    : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
    İNCELEME KONUSU
    KARAR
    : İtirazın kabulü
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN
    :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 28.10.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) geçici 5/1-d maddesinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre; hükümlü ... yönünden lehe olan hükümlerin uygulanması talebinin reddine ve infazın devamına ilişkin Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.08.2022 tarihli ek kararına yapılan itirazın Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2022 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararıyla kabulüne karar verilmiştir.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    "5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
    1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra),
    2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170),
    3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra),
    4. Gürültüye neden olma (madde 183),
    5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra),
    6. Mühür bozma (madde 203),
    7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206),
    8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra),
    9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268),
    suçları
    b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler
    Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci
    maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar.
    c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci
    fıkrasında belirtilen suç.
    d) █████/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve
    Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç.
    e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin
    birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç." şeklinde,
    Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile,
    Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
    Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, kararın █████/2021 tarihinde verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin █████/2021 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı kararının █████/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
    1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
    2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/2., 231/2., 232/6. ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
    3. Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli kararıyla 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ancak karar tarihinde başka suçtan hükümlü olan hükümlüye, SEGBİS sistemi ile yüzüne karşı tefhim edilen asıl karara ilişkin duruşma tutanağının ve kısa kararın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla bir örneğinin gönderildiğine dair bilgi ve belgeye dava dosyası kapsamında rastlanılmaması karşısında, kanun yolu başvuru süresinin gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı ancak gerekçeli kararın da tebliğ edildiğine dair bir belgenin bulunmadığı bu nedenle 20.10.2021 tarihli kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği ve bu karardan sonra verilen kararların hukuken geçersiz dolayısıyla Uşak 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2022 tarihli kararının hukuki değerden yoksun olduğunun kabulünün gerekeceği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!