Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın alkol etkisi ve pişmanlık iddialarına rağmen hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf başvurusunu esastan reddederek onamıştır.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik bölge adliye mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından, temyiz incelemesinde sanığın alkol etkisiyle taşkınlık yaptığı, pişman olduğu ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiği yönündeki itirazları yerinde görülmemiş; eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak saptandığı, hukuki sürecin doğru yürütüldüğü ve kanuni unsurların oluştuğu kanaatine varılarak, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza artırımına ilişkin bir eksikliğin düzeltilememesiyle birlikte, bölge adliye mahkemesi kararının oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi; alkolün etkisiyle taşkınlık yaptığı, pişman olduğu, lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇESanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken mağdur sayısı dikkate alınıp artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.03.2025 tarihinde karar verildi.