Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, Toprak Mahsulleri Ofisine sunulan belgenin haksız rekabete yol açtığı iddiasıyla açılan tazminat davasında, sahtecilik iddialarının doğrulanmadığı ilk derece kararının istinafı.
Özet: Bir tarım ticareti firması, rakip şirketin devlete ait Toprak Mahsulleri Ofisine gerçeğe aykırı paketleme miktarı beyanları sunarak haksız rekabet yarattığını, bu durumun kendi pirinç tedarikini azaltıp rakibinin tedarikini artırdığını ve maddi-manevi zarara yol açtığını ileri sürerek tazminat davası açmıştır; davalı şirket ise beyanlarının defter kayıtlarıyla uyumlu olduğunu ve TMOdan yapılan alımların rekabeti etkileyecek seviyede olmadığını savunmuş, ilk derece mahkemesi ise davalı hakkında yürütülen soruşturmada sahtecilik ve dolandırıcılık iddialarının, bilirkişi raporlarıyla davalı şirketin beyanlarının defter kayıtlarıyla örtüştüğünün tespit edilmesi gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ███████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU
: Haksız Rekabetten Kaynaklanan TazminatTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkili şirketin tarım ticareti sektöründe uluslararası şirketler arasında yer alan bir firma olduğunu, davalı Şirketin, TMO'ya sunduğu bir önceki yıllar paketleme miktarını gösteren mali müşavir onaylı belgenin, gerçeği yansıtmadığını, davalının, dava dışı TMO’nun belirtilen cinste pirinç ihtiyacının davalı şirket ...'nın TMO'ya gerçeği yansıtmayan belge sunmak suretiyle, müvekkili şirketin alması gerektiğinden daha az, kendisinin ise alması gerektiğinden çok daha fazla pirinç tedarik ettiğini, davalı şirketin yeterli ve gerekli koşulları taşıyor gibi gerçeği yansıtmayan belge sunmak suretiyle, TMO'dan haksız bir şekilde fazla miktarda ürün aldığını, müvekkili ile davalı şirketin aynı sektörde faaliyet göstermekmekte olduklarından, TMO'nun kapasitelerine göre dağıttığı daha uygun fiyatlı pirinci- kapasite oranlarında temin ederek, iç piyasaya sürmekle kar elde ettiklerinden, bu pazarı paylaştığını, ancak, bir önceki yıl paketli satış miktarını yanıltıcı suretle TMO'ya bildirerek, buna göre kapasite alan davalının, haksız rekabet yaratarak, toplam pirinç miktarından şirketlerin satış kapasitesine göre TMO'dan o oranda yüksek miktarda ürün alan davalı şirket, o oranda müvekkilinin tmo'dan alacağı pirinç tonajının düşmesine neden olduğunu, müvekkilinin zararına sebep olduğunu ileri sürerek müvekkilinin yoksun kaldığı kar nedeniyle, HMK'nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 50.000 TL manevi tazminat ile 10.000 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 60.000 TL tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirketin 2017-2018-2019 yıllarına ait defter ve kayıtlarının dava, savunma ve uyuşmazlık konuları dikkate alınarak incelenmek suretiyle davalı şirket defter ve kayıtlarında davalı tarafından davacı şirketin zararına ve haksız rekabet oluşturmaya elverişli kayıtların tutulup tutulmadığı konusunda rapor tanzim edildiğini, 05.02.2021 tarihli raporda özetle; S.M.M.M. ...'in TMO Polatlı Şube Müdürlüğü'ne muhatap 28.05.2019 tarihli yazısında belirtilmiş olan 2018 yılı pirinç satış değerinin davalı şirket ticari defter kaydını teyit ettiği, taraflar benzer malları satıyor olmalarına rağmen söz konusu malları farklı tedarikçilerden temin ettikleri, davalı şirket mal alımları içinde TMO'dan aldığı pirinç+çeltik miktarı toplam 3 yıllık ortalamasının % 1,984 olması nedeniyle bu miktarda alımın rekabete neden olamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiğini, ayrıca söz konusu raporda TMO'nun davacı ve davalıya hangi kriterlere göre mal sattığına ilişkin dava dosyasında herhangi bir belge mevcut olmamakla birlikte dava dışı kurum kamu kurumu olması nedeniyle her iki şirkete de mal satım usul ve esaslarının aynı olacağı ifade edildiğini, gerçekten de bir iktisadi devlet teşekkülü olan TMO'nun farklı teşebbüslere farklı esaslar uygulaması söz konusu olamayacağı gibi, müvekkilinin gerçeğe aykırı bilgi vererek TMO gibi bir teşekkülü yanıltabileceğinin düşünülebilmesinin de mümkün olmadığını, müvekkiline pirinç satışı yapılması uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket hakkında; resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından yapılan soruşturma neticesinde Kahraman Kazan Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma sayılı dosyasında; █████/2022 tarih ve ███████ sayılı kararında ".. ... ... isimli şirketin Toprak Mahsulleri Ofisine 2018 yılı içerisinde 123.908,631 kg pirinç satışı yaptığı yönünde █████/2019 tarihinde beyanda bulunduğu, dosyamız kapsamında aldırılan her iki bilirkişi raporunda da ... ... isimli şirketin 2018 yılı pirinç satış rakamı olarak bildirdiği 123.908,631 kg'ın defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda da ortaya çıktığı, ... ... isimli şirketin ihbar eden kurum tarafından iddia edildiği üzere sahtecilik suçu ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık eylemlerine ilişkin somut bir delile rastlanmadığı, bu sebeple isnat edilen eylemleri gerçekleştirdiği yönünde bir tespit olmadığı anlaşıldığından; Olayda aşama itibari ile herhangi bir suç ve suç unsuru bulunmadığı, adli yönden soruşturma ve kovuşturmayı gerektirir bir durum olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK. 172. madde uyarınca kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına..." şeklinde karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi Dr.... tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda da; "Daha önceki bilirkişi raporlarının tetkikinden, davalı ... Gıda'nın 2019 yılında TMO tarafından kendisine tahsis edilen pirinç alımı kotasını bütünüyle kulanmadığı, hatta küçük bir kısmını kullandığının tespit edildiği, davalı teşebbüsün, TMO'yu yanıltmak ve daha fazla plirinç kotası almak gibi bir kastının olmadığının anlaşıldığı, TMO duyurusuna göre, kota tahsisi zorunlu olarak yapılmamakta olup taliplilerin çok olmasına istinaden yapıldığı durumda bile, kullanılmadığı sürece tek başına haksız rekabet olarak değerlendirilmesi mümkün gözükmediği, eyleme geçirilmeyen bir amacın, ki amaç/kastın bulunduğunun da tespit edilemediği, tek başına haksız rekabet olarak değerlendirilmeyeceği, bu nedenle iddia edilen haksız rekabet fiili ve davranışlarında, ilgili eylemin ilgili tarafın rekabet yeteneğine bir etkisinin de araştırılmasının gerektiği, davacının bahsedilen bu zarar durumunu ya da olası satış kaybını somut olarak ve uygun illiyet bağı ile ortaya koyamadığı; genel ve soyut ifadelerle zarar beyanı yaptığının" tespit edildiği, Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi marifetiyle aldırları 27.5.2021 tarihli SMMM/ Bağımsız Denetçi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "TMO tahsisatların orantılılığına ilişkin; 24.11.2020 tarihli TMO Hukuk Müşavirliğinin yazısına göre davalı ... ...'nun çeltik kırım miktarı, yıllık fili tüketim miktarının 65.918,325 kg, aylık filli tüketim miktarının 5.492.943 kg, 5 aylık fiili tüketim miktarının 27.464.715 kg olduğu, davalının talep ettiği 5 aylık miktarın 27.459.762 kg olduğu, ancak TMO 'nun tahsis ettiği miktarın 4.480.000 kg olduğu, davalının bu tahsis edilen tutardan sadece 1.332.000 kg aldığı diğer tahsis edien tutarı almadığı, TMO'nun yazısında belirtiği firmalara tahsis edilen ürünü almak gibi bir zorunluluğu bulunmadığını"nın belirtildiği, davacı ile davalının toplam çeltik ve pirinç alışları ve kapasite orandarına göre; davalının toplam mal alımları içerisinde TMO'dan alman pirinç çeltik miktarının 3 yıllık ortalamasının %1,98 olduğu, davacının toplam mal alımları içerisinde TMO'dan alınan pirinç çeltik miktarının 3 yıllık ortalamasının %2 olduğu, 3 yıllık ortalamasındaki oranlar göz önüne elındığında, TMO dan davalının davacıdan ancak davacının oransal olarak davalıdan (0,0200-0,0198) 0,002 daha fazla TMO dan ürün aldığının tespit edildiği, davacının, üç yıllık ortatama olarak davalıdan daha fazla pirinç çeltik tahsisatı aldığı, 2019 yılında davalının toplam pirinç satışlarının sadece %4'ü oranındaki 4.968 ton pirinci TMO'dan satın aldığı; buna karşın davacının ise bir önceki yıl pirinç satışlarının % 17,8'sına denk gelen 946 ton pirinci TMO'dan satın aldığı, davalının TMO'dan uygun fiyatlı tedarik ettiği pirincin şirket cirosal büyüklüğü içerisindeki oranın, davacı oranlarırın gerisinde kaldığı, davalı eylemlerinin meşru rekabet dairesinde kalan eylemler olduğu, davacı aleyhine herhangi bir haksız rekabet oluşturabilecek eylemler olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin █████/2022 tarihli gerekçeli kararında herhangi gerekçe belirtmeksizin sadece █████/2021 tarihli bilirkişi raporuna atıf yaptığını, mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının adil yargılanmanın temel unsurlarından biri olup, hukuk devletinin ve hukuki güvenlik ilkesinin de bir gereği olduğunu, hükme esas alındığı açıkça belirtilen bilirkişi raporunun çelişki ve hukuka aykırılıklar içerdiğini, davalı tarafın diğer şirketlerden farklı ve rekabete kurallarına aykırı bir şekilde hareket ettiğinin açık bir şekilde anlaşıldığını, bilirkişi tarafından bir yandan davalı yanın ihraç ettiği miktarı da içeren rakam üzerinden TMO'dan pirinç kotası almasının etik bir davranış olmadığı değerlendirilirken bir yandan da bu eylemin bir ihlal olmadığının ya da mevcut ihlalin ihmal edilebilir bir boyutta olduğunu belirttiğini, bu husus itibariyle raporun çelişkiler içerdiğinin ve bilirkişi tarafından yetki sınırı aşılarak hukuki değerlendirmeye girildiğinin açık olarak anlaşıldığını, haksız rekabet, haksız eylemden kaynaklanmakta olup zararın azlığının veyahut çokluğunun sonuca direkt etkisinin olmadığını, son bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişki olması halinde çelişkiyi giderecek başka bir rapor alınması gerektiğini, dosya kapsamındaki eksiklikler giderilmeksizin hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığını, dava konusu uyuşmazlığın, davalı tarafın cirosal büyüklüğü ile müvekkili şirketin cirosal büyüklüğü oranlarına göre TMO'dan alınan pirinçlerin azlık ya da çokluğundan değil; davalı tarafın paketli pirinç miktarları alımını gerçek dışı bildirmek suretiyle TMO'yu yanıltarak hak ettiğinden fazla miktarda pirinç kotası alması, bunun karşılığında müvekkili şirketin hak ettiğinden az miktarda pirinç kotası alması nedeniyle uğranılan zararın tespitinden kaynaklandığını, davalının kapasite raporunun Türkiye’deki pirinç piyasasanın rakamları ile örtüşmediğini, mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, haksız rekabet nedeniyle yoksun kalınan kar ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın, haksız rekabet nedeniyle yoksun kalınan kar ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından, rakip teşebbüslerden davalının 2019 yılımda TMO tarafından gerçekleştirilen uygun fiyatlı pirinç satım işleminde, yanlış ve yanıltıcı bilgi ve belgelerle, alması gerekenden daha fazla pirinç alarak davacı ile olan rekabette haksızlık yaptığı ve onu rekebette dezavantajlı duruma düşürerek zarara uğrattığı ve davacı aleyhine haksız rekebette bulunduğunun iddia edildiği, bu iddialarla davalı şirket hakkında resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından yapılan soruşturma neticesinde davalı şirketin iddia edildiği gibi sahtecilik suçu ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık eylemlerine ilişkin somut bir delile rastlanmadığı, bu sebeple isnat edilen eylemleri gerçekleştirdiği yönünde bir tespit olmadığı için 5271 sayılı CMK. 172. madde uyarınca kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı ... Gıda'nın 2019 yılında TMO tarafından kendisine tahsis edilen pirinç alımı kotasını bütünüyle kulanmadığı, hatta küçük bir kısmını kullandığının, davalı teşebbüsün, TMO'yu yanıltmak ve daha fazla plirinç kotası almak gibi bir kastının olmadığının belirlendiği, yine davalı tarafından TMO'ya sunulan belgelerde bir yanlışlık ve yanıltıcı bilgi olmadığı tespitine yer verildiği, 3 yıllık ortalamasındaki oranlar göz önüne alındığında, TMO'dan davalının davacıdan ancak davacının oransal olarak davalıdan 0,002 daha fazla TMO dan ürün aldığının tespit edildiği, bu tahsisatlarda davacının, üç yıllık ortatama olarak davalıdan daha fazla pirinç çeltik tahsisatı aldığı, davalının TMO'dan uygun fiyatlı tedarik ettiği pirincin şirket cirosal büyüklüğü içerisindeki oranın, davacı oranlarırın gerisinde kaldığı, haksız rekabet oluşturabilecek eylem bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.