Hükümlünün denetimli serbestlik ihlaliyle ilgili "kaçma" suçundan aldığı mahkumiyet kararının, yasa yolu bildirimindeki eksiklikler nedeniyle kesinleşmediği tespiti üzerine kanun yararına bozma isteminin reddi.
Özet: Adalet Bakanlığının hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan verilen bir mahkumiyet kararına ilişkin kanun yararına bozma talebi, söz konusu kararın kesinleşme şerhine rağmen gerçekte kesinleşmediği gerekçesiyle reddedilmiştir; zira başka bir suçtan ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüye, karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi ve başvurunun ne şekilde yapılacağı hususlarında yasal zorunluluklara uygun ve eksiksiz bir bildirim yapılmaması, yani kanun yollarına başvuru hakkının kullanımına ilişkin yanılgı oluşturulması nedeniyle hükmün henüz kesinleşmediği ve dolayısıyla 5271 sayılı Kanunun 309. maddesindeki kanun yararına bozma koşullarının oluşmadığı tespit edilmiştir.
8. Ceza Dairesi         ███████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E, ████████ K
    SUÇ
    :Hükümlü veya tutuklunun kaçması
    İNCELEME KONUSU
    KARAR
    : Mahkumiyet
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Hükümlü ... hakkında, Denizli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle verilen 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün itiraz edilmeksizin 09.07.2021 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB- ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Kanun yararına bozma isteminin;
    “ ... hükümlünün denetimli serbestlik personelinin öneri ve uyarılarına uymamakta ısrar etmesi nedeniyle denetimli serbestlik kararının kaldırılarak hükümlünün kapalı infaz kurumuna iadesine ilişkin evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda yani hükümlünün yokluğunda verilen Denizli İnfaz Hâkimliğinin █████/2015 tarihli ve █████████ esas, █████████ sayılı kararının doğrudan hükümlünün mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edildiği ve bu halde yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, 5275 sayılı Kanun'un 105/A-8. maddesinde "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır." şeklinde düzenlenen suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
    2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
    3.Somut uyuşmazlıkta; karar tarihinde başka suçtan hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün yokluğunda verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263.maddesine göre "sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı itiraz kanun yoluna başvurabileceği" hususunun ve kanun yollarına başvuru süresinin ne zaman başlayacağının gösterilmemesi karşısında; kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak yanılgı oluşturulduğundan inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
    III. KARAR
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!