Ödenmiş ve teslim edilmiş bağımsız bölümün tapu devrini gerçekleştirmeyen davalıya karşı açılan tapu iptali ve tescil veya rayiç bedel talepli davada istinaf kararı onandı.
Özet: Bir inşaat firmasından bağımsız bölüm satın alan davacının, satış bedelini ödemesine ve taşınmazın kendisine teslim edilmesine rağmen tapu devri yapılmadığı gerekçesiyle açtığı tapu iptal ve tescil veya terditli olarak rayiç bedelin tahsili davasında, ilk derece mahkemesi tapu tescil talebini kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu reddetmiştir; davalı vekilinin taşınmaz üzerindeki takyidatlar, değer tespiti ve tamamlanma oranı gibi hususlardaki itirazlarla yaptığı temyiz başvurusunun da reddedilerek, bölge adliye mahkemesi kararının oy birliğiyle onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 10. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında L 7 blokta bulunan 21 No.lu bağımsız bölümün davacıya satışına ilişkin 14.09.2015 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiğini, davacının anılan sözleşme uyarınca daire satış bedeli olan 380.000,00 TL'yi davalıya ödediğini, davalı şirketin sözleşme konusu daireyi ayıplı ve gecikmeli şekilde 05.11.2016 tarihinde davacıya fiilen teslim ettiğini, ancak tapu devrini yapmadığını belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, talebi kabul edilmezse dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2. Davacı 18.12.2020 tarihli dilekçesi ile bedel istemini 650.000,00 TL’ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, dairenin davacıya teslim edilmiş olmasına rağmen tapu devrini talep etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalı şirket adına tapuda kayıtlı olduğu ve davacı tarafça, davalıya toplam 380.000,00 TL ödeme yapıldığı, ... Park Konutları 41745 ada 1 parsel, L-7 Blok, 2. kat, 21 No.lu dairenin 05.11.2016 tarihinde davacıya teslim edildiği, bloğun tamamlanma oranının keşif tarihi olan 23.06.2020 tarihi itibari ile %95,00, sitenin tamamlanma oranının % 88,66 olarak belirlendiği, dava konusu taşınmazın mimari projesine uygun olarak inşa edildiği ve kısmi iskan alabilecek durumda olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Dava konusu taşınmaz üzerinde takyidatlar bulunduğunu, davacının terditli bedel iadesi isteme hakkının söz konusu olamayacağını ve haciz lehdarlarının davaya dahil edilmesi gerektiğini,b. Taşınmazın değer tespitinin hatalı olduğunu ve bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu,c. Taşınmazın tamamlanma oranının hatalı tespit edildiğini beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, yap-satçıdan harici satış sözleşmesi ile satın alınan bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, ikinci kademe tazminat istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.