Suça sürüklenen çocuğun nitelikli görevi yaptırmamak için direnme suçunda, temyiz incelemesi sırasında olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmesiyle kamu davasının düşürülmesi.
Özet: Suça sürüklenen çocuğun birden fazla kişiyle ve silahla işlediği "görevi yaptırmamak için direnme" suçunda, bölge adliye mahkemesince 4 yıllık olağan dava zamanaşımı gerekçesiyle verilen düşme kararının hatalı olduğu tespit edilmiştir; zira nitelikli hal nedeniyle olağanüstü dava zamanaşımı süresi 10 yıl 15 aydır. Ancak, dosyanın temyiz incelemesi sırasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme ve deneme süresi de dikkate alınarak, suç tarihinden itibaren 10 yıl 15 aylık olağanüstü dava zamanaşımının da dolduğu belirlenmiş ve bu nedenle kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Görevi yaptırmamak için direnmeHÜKÜM
: DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde;Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:Suç tarihinin 28.03.2011 tarihi olduğu, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olduğu, suça sürüklenen çocuğa isnat edilen suçun 5237 sayılı Kanun'un 265/3. ve 265/4. maddelerinde düzenlenen birden fazla kişi ile birlikte ve silahla işlenen görevi yaptırmamak için direnme suçu olduğu, “birden fazla kişi ile birlikte ve silahla işlenmesi” halinin görevi yaptırmamak için direnme suçunun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâlleri olması nedeniyle, aynı Yasanın 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında bu durumun dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla suça sürüklenen çocuk hakkında olağan dava zamanaşımı süresinin 7 yıl 12 ay, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 10 yıl 15 ay olduğu, ayrıca görevsiz mahkemece alınan savunmanın zamanaşımını kesmeyeceği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında düşme kararı verildiği tarihte zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında 4 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen düşme kararının hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.Ancak;Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu görevi yaptırmamak için direnme eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1-3-4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 2 ve 67/4. maddeleri gereği 10 yıl 15 aylık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış, iddiaya konu suçun işlendiği 28.03.2011 tarihine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında, temyiz incelemesi tarihine kadar 10 yıl 15 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.03.2025 tarihinde karar verildi.