Hatalı düzenlenen prim borcu ödeme emrinin davalı kurumca iptali üzerine, şirket temsilcisi aleyhindeki davanın konusuz kalması ve masrafların kuruma yüklenmesi.
Özet: Davacı, davalı kurum tarafından şirket prim borçları nedeniyle kendisine tebliğ edilen ödeme emrinin iptalini talep etmiş; ancak davalı kurum, ödeme emrinde borç dönemlerinin sehven hatalı belirtildiğini kabul ederek evrakı iptal ettiğinden, ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesi sonucunda davanın konusuz kaldığına, davayı hatalı işlemiyle davalı kurumun sebebiyet verdiği için yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğuna hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Trabzon 5. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ... Grup İnşaat Gayrimenkul San. Tic. A.Ş.'de kanuni temsilci bulunduğu döneme ilişkin olarak; söz konusu şirketin 5510 sayılı Kanun md. 88'de yer alan yükümlülükleri yerine getirmediği ve kendisinin üst düzey yönetici sıfatı bulunduğundan müşterek ve müteselsil sorumluluğu olduğu gerekçeleriyle davalı Kurum tarafından gönderilen E-588004773-206.16.01-36095276 sayılı ödeme emriyle şirketin prim borçlarının ödenmesinin istendiğini, tebliğ edilen borçların zamanaşımına uğradığını, davacının ödeme emrinde belirtilen tarih aralığında şirkette ticari mümessil olarak bulunmadığını, asla davacının sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının söz konusu şirketteki görevinin 06.03.2014-06.10.2016 tarihleri arası ile sınırlı olması gerektiğini belirterek, davalı idarenin 01.12.2021 tarihli ve E-58804773 -206.16.01-36095276 sayılı ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 24.09.2014 tarihli ve 8522 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde davacı ...'ın söz konusu şirketin her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere müdür seçildiği ve bu görevinden 06.10.2016 tarihli 9170 sayılı Ticaret sicil gazetesinde müdürlükten azil edildiği kararı alındığını, haliyle davacı ...'ın borçlu şirkette 24.09.2014 ile 6.10.2016 tarihleri arasında müdür olması nedeniyle ödeme emrine konu borçtan sorumluğu bulunduğunu, söz konusu borç ile ilgili herhangi bir zamanaşımı söz konusu olmadığını, 5510 sayılı Kanun' un 88. maddesine istinaden, ...'ın müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla takip edildiğini ve buna istinaden 01.12.2021 tarihli ve 36095276 sayılı yazı ile 4 4120 01 01 1088007 061 01 35 - 2 4120 01 01 1081532 061 01 59. ve 4 4120 01 01 1081531 061 11 58 işyeri sicil numaralı dosyalara bağlı ███████████, ███████████, ███████████, 2017/0li703. ███████████, 20[5/01541; ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████, ███████████ icra dosya numaralarıyla ilgili olarak ödeme emirlerinin MERNİS'e kayıtlı ikametgah adresinegönderilerek, aynı adreste bulunan yakını Nurhayat Akay'a 08.12.2021 tarihinde tebliğedildiğini, ancak 01.12.2021 tarihli ve 36095276 sayılı gönderilen ödeme emrinde prim, ███████-███████, işsizlik ███████-███████, damga vergisi ███████-███████ dönemlerisehven belirtilmiş olup yukarıda belirtilen sicil numaralarına bağlı dosyaların prim - işsizlik ███████, 08, 09, 10, 11, 12, ███████, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, Damga vergisi, ███████-███████, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08. dönemlerini kapsadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum tarafından davacıya hitaben yazılan 14.02.2022 tarihli 40137270 sayılı yazı ile ödeme emri belgesinin iptal edildiği hususu ve davalı Kurum tarafından 16.02.2022 tarihli beyan dilekçesinde ödeme emri belgesine sehven 2020/2 ila ███████ dönemlerinin yazılması nedeniyle ödeme emrinin iptal edildiğini beyan etmesi dikkate alındığında davanın konusuz kalması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava dışı şirketin yöneticisi olduğundan bahisle kendisine gönderilen ödeme emrinin iptali için işbu davayı açtığı, davalı Kurumca davacıya gönderilen 14.02.2022 tarihli yazıda dava konusu ödeme emirlerine konu borç dönemlerinin yanlış yazılması nedeniyle ödeme emrinin iptal edildiği belirtilmiş olup, davalı vekilinin 16.02.2022 tarihli dilekçesi de aynı yönde olup, istinaf talebinde de ödeme emirlerinin iptal edildiği ancak borcun devam ettiğinden bahsedilmiş, dava konusu ödeme emrinin iptali olup, ödeme emri iptal edildiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olduğu, dava açılmasına, hatalı işlemi ile davalı Kurum sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında hata olmadığı, ancak anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderildiğinden AAÜT 6. maddesine göre Tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu, belirtilen hususa ilişkin istinaf talebi yerinde görülmekle;Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine,Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; ödeme emri borç döneminin hatalı yazılması nedeniyle iptal edilmiş olsa da davacının borç miktarının doğru ve geçerli olduğunu, zira Kurum kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 24.09.2014 tarihli ve 8522 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde davacının söz konusu şirketin her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere müdür seçildiğini ve bu görevinden 06.10.2016 tarihli 9170 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde müdürlükten azil edildiği kararının alındığını, haliyle davacının borçlu şirkette 24.09.2014 ile 6.10.2016 tarihleri arasında müdür olması nedeniyle ödeme emrine konu borçtan sorumluğu bulunduğunu, bu durumda Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olmasının hukuka ve kanuna tamamen aykırı olduğunu, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilecek ise ödeme emrinin iptal edildiğine dair yazının 14.02.2022 tarihinde davacıya gönderildiği ve ön inceleme duruşmasının 05.04.2022 tarihinde yapıldığı birlikte gözetildiğinde dava konusu anlaşmazlığın ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce giderildiği anlaşılacağından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerektiğini ancak Mahkemece bu hususu hiç dikkate alınmadığı gibi yine davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tarafların ön inceleme öncesi anlaşmazlığı giderdiği dikkate alındığında, ön inceleme sonrası yapılan yargılama giderlerinden Kurumun sorumlu olmadığı hususunun da tamamen görmezden gelindiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.