Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari ilişki ve faturaya dayalı alacak kaynaklı ilamsız icra takibi itirazının iptali davasında görevli mahkeme yetkisini inceleyen kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin davalıya sattığı yapı ürünlerine ilişkin 26.899,41 TL bedelli faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan ticari bir davayı detaylandırmakta olup, davacının sevk irsaliyesi ile mal teslimini kanıtladığını iddia etmesine karşın, davalının ticari ilişkiyi, faturanın tebliğini ve mal alımını reddettiği bu uyuşmazlıkta mahkemenin, taraflar arasındaki ticari iş ilişkisinden doğan fatura kaynaklı alacağa dayalı itirazın iptali davalarında görevli olduğuna dair gerekçesini ortaya koymaktadır.

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - ████████
T.C.ANKARA BATIASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025K.YAZIM TARİHİ
: █████/2025Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında süregelen ticari ilişki uyarınca davalıya muhtelif yapı ürünleri satılmış olup, işbu satışa ilişkin olarak davalı adına 18.08.2021 tarih ve 26.899,41TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı tarafından bahsedilen faturaya ilişkin olarak bir ödeme yapılmaması üzerine, müvekkilinin alacaklarının tahsil edilebilmesi adına Ankara Batı İcra Dairesinin ... E. numaralı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, anılan takibe ise borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine ilgili icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, her ne kadar davalı, borca itirazında; takibe dayanak faturadaki mal ve hizmeti almadığını ileri sürse de 14.08.2021 tarihli sevk irsaliyesinde açıkça görüldüğü üzere bu hususun gerçeği yansıtmadığını, ilgili faturaya konu mal ve hizmetlerin davalıya verildiğini, tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılacak inceleme ile de ayrıca ve açıkça görülecek olup, davalının sırf bu beyanı dahi esasında müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleme saikiyle, kötü niyetli olarak hareket edildiğini gösterir nitelikte olduğunu beyan ederek, davalının ilgili icra takibine yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili; görev itirazında bulunduklarını belirterek, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü konuların yerinde olmadığını, taraflar arasında ticari ilişki olduğu hususunun doğru olmadığını, müvekkilinin bedelini ödemediği hiçbir alışverişi olmadığını, dolayısıyla verdikleri aldıklarını karşılamadığını, müvekkiline karşı Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili davalı şirketin dilekçesinde belirtilen 18.08.2021 tarih ve 26.899,41TL bedelli faturanın kendisine tebliğ edilmediğini, müvekkilinin sevk irsaliyesinde imzası ayrıca tacir olmadığı için herhangi bir ticari defter ve kaydı bulunmadığını, yalnızca küçük esnaf olduğu için işletme defteri tuttuğunu, firmanın aynı alacak için müvekkilinin eşi ...e de bu konuda mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile dava açtığını beyan ederek, haksız ve kötüniyetli açılmış davanın reddi ile %20 icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, davalının vergi dairesi kayıtları, tarafların 2021 yılına ait BA - BS formları ile tüm dosya kapsamı.GEREKÇE
:Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 12.08.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 07.08.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.█████/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.Eldeki davada; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmektedir. Mahkememizce, ilgili ticaret sicil müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucunda davalının herhangi bir tacir kaydına rastlanılmadığı, ilgili vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucunda davalının dava tarihinde mevcut, faal bir vergi kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davalı tacir değildir. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu bağlamda, somut uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katip Hakime-imzalı e-imzalı