İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde kaçak su kullanımından kaynaklanan itirazın iptali davasında, görevsizlik kararı sonrası yargılama sürecinin ve ticari dava niteliğinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacının kaçak su kullanımı ve gecikme cezası borcundan kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı ve uzun bir yargılama geçmişine sahip davanın seyrini özetlemektedir; dava, başlangıçta asliye hukuk mahkemesinde görülmüş, temyiz incelemesi sonucu bozulmuş ve ardından görevsizlik kararı ile asliye ticaret mahkemesine devredilmiş olup, metinde mahkemelerin görev ilişkisi ve ticari davaların niteliğine dair yasal düzenlemeler detaylıca açıklanmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2013
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Davacı taraf davasını █████/2013 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesine açmış olup, bu mahkemenin ... sayılı ve █████/2016 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne kararı verilmiş olup, davacı vekilince kararın █████/2018 tarihinde temyiz edildiği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığının █████/2019 tarihli Yargıtay ilamında kararın bozulmasına karar verildiği, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ███████ Karar ve █████/2022 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olup, kararın █████/2025 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği, davacı tarafın 12.02.2025 tarihinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; idare elemanları tarafından mahallinde yapılan incelemede, kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini, tutanak ile zabıt altına alınarak ilgilisine tebliğ edildiğini, borçlu aleyhine ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlunun borca itiraz ederek takibin durduğunu, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, dava konusu borcun ...-1 nolu sözleşmeden kaynaklanan su, kaçak su, gecikme cezası borcu olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı duruşmadaki beyanında; davacı tarafın aynı tarihte hem tanker faturası hem de normal su faturasını kabul etmediğini, borcu da kabul etmediğini, sular kesildiği için tanker suyu kullandığını beyan etmiştir.
Dava; davalı hakkında yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılmış olan itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Yargıtay ilamı uyarınca yapılan araştırma kapsamında davalının tacir sıfatı olduğuna, tacir sayıldığına veya tacir gibi sorumlu olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığı, davalının ticari işletme kaydı bulunmadığı, celp edilen vergi kayıtlarına göre davalının gerçek usulde vergilendirildiği, işletme esasına göre defter tuttuğu, bilanço usulü defter tutmadığı gibi 4.616,45-TL'lik tek matrahının V.U.K. 177 maddesine dayalı esnaf işletme sınırlarını aşmadığı, uyuşmazlık dönemini kapsar şekilde esnaf işletmesi düzeyini aşan bir geliri, hasılası bulunmadığı, davalının kaçak tespit tutanağına göre 2 personel ve 5 masa ile lokanta işlettiği, görevsizlik kararı veren mahkemece davalının tacir sıfatının kaynağına dair somut bir belirleme bulunmadığı, bu haliyle davalının tacir sıfatının bulunmadığı, davanın nısbi ticari dava niteliği taşımadığı, mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla .... Asliye Hukuk Mahkemesine karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20 madde gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde iki hafta içerisinde müracaat edildiği taktirde dosyanın görevli .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-HMK 331/2 madde gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan bölümünün mahkememizce karar altına alınmasına,
5-Olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle işbu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde HMK 21-c maddesi ve HMK 22. madde gereğince olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!