İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, trafik kazası sonucu vefat nedeniyle istenen maddi ve manevi tazminat davasında Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi kararının istinaf incelemesi ve daha önceki kaldırma kararını özetleyen kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı ebeveynlerin, müşterek çocuklarının trafik kazasında hayatını kaybetmesi sonucu oluşan maddi ve manevi zararlarının tazmini talebiyle açtığı davanın istinaf incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, kazada davalılardan birinin %75, davacıların çocuğunun ise %25 tali kusurlu olduğunu tespit ederek, destekten yoksun kalma ve cenaze giderleri ile manevi tazminata hükmetmiş, davalı sürücünün aracının zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunmadığını ancak vefat edenin sigortalı motosikletinin mevcut olduğunu, ehliyetsizliğin ve kask takmamanın ölüm nedeni açısından müterafik kusur oluşturmadığını belirterek, belirlenen tutarlarda tazminatın davalılardan tahsiline karar vermiştir.

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Maddi - Manevi TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2024 gün ve ███████ Esas ████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... Sigorta (... Sigorta A.Ş) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu ZMMS poliçsi bulunmayan araç ile davacıların müşterek çocukları müteveffa ...'un kullandığı, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı motosikletin karıştığı trafik kazası neticesinde ...'un hayatını kaybettiğini, davcıların maddi manevi zarara uğradıklarını, davalıların oluşan zararı karşılması gerektiğini belirterek; belirsiz alacak davası olarak şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; ... için 1.000,00-TL, ... için 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 500,00-TL cenaze ve defin giderlerinin işletenler yönünden kaza, ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı anne ... için 40.000,00-TL, baba ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davacılar tarafından başvuru yapılmadığını, sosyal güvenlik kurumları tarafından yapılmış ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, kusur tespiti yapılarak müteveffanın kask takmadan ehliyetsiz olarak motosiklet kullandığından ayrıca müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirimi yapılması gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur konusunda rapor alınması gerektiğini, mütevafanın kusurlu olduğunu, kusur durumu dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, ispat külfetinin davacılarda bulunduğunu, aktüer hesaplaması yapılması gerektiğini, davalı şirketin yasal faiz ile sorumlu olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili, görevli ve yetkili mahkemenin Foça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacıların destekten yoksun kalmadıklarını, mütevefanın maddi destekte bulunabilecek durumda olmadığını, kusurun ceza yargılaması sonucunda açıklığa kavuşacağını, kaza sırasında sürücü müteveffa ...’un alkollü olduğunu, ehliyetinin olmadığını, kask takmadığını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların oğulları ...’un, davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalı motorsiklet ile % 25 oranında tali kusuruyla meydana gelen trafik kazasında vefat ettiği, kazada davalı sürücüsü ...’in % 75 oranında kusurlu bulanan, davalı ...’e ait aracın ZMMS poliçesinin bulunmadığı, kazanın 26.04.2016 tarihinde yapılan değişikliğinden önce meydana gelmesi nedeniyle, davacıların sigorta şirketine başvuru şartı bulunmadığı, ölen ...’un alkolsüz olması, ehliyetsiz oluşunun ise kazanın oluşuna tali derecedeki kusur dışında herhangi bir etkisinin bulunmaması, ölüm nedeni başından aldığı darbeden kaynaklı bulunmadığından, kask takmamış olması müterafık kusur oluşturmadığı, 05.09.2019 tarihli ek rapor uyarıca davacı anne ... için ev kadını olduğunun kabulü ile kendisi için yetiştirme gideri indirimi yapılmadan hesaplanan 117.598,34-TL, davacı baba ... için, 48.956,73-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.672,50-TL cenaze gideri toplamı 50.629,23-TL maddi tazminat ile davacı anne ... için takdiren 40.000,00-TL, baba ... için 30.000,00-TL manevi manevi tazminatın davalılardan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar ve davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.DAİREMİZİN █████/2023 TARİH VE ████████ E. ███████ K. SAYILI KALDIRMA KARARI ÖZETİ : 2918 Sayılı KTK'nun 94. Maddesine göre sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerlidir. Karayolları Motorlu Araçlar Aynı şekilde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın C.4. Maddesininde "Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan sigortalıyı takip eder. Sigortalının değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona erer ve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılır. Ancak, mevcut sözleşme sigortalının değiştiği tarihten itibaren onbeş gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için sözleşme yapılana kadar geçerlidir." , düzenlemesi yer aldığı, eldeki dava dosyasına konu somut olayda kazaya karışan ... plaka sayılı araç davalı ... tarafından 07.03.2016 tarihinde Foça Noterliği'nin 971 yevmiye nolu satışı ile satın alındığı, araç satın alınma tarihinden önce ... Sigorta Şirketi tarafından 24.08.2015 - 24.08.2016 tarihleri arasında 375410715 numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olup söz konusu poliçe satış nedeni ile 10.03.2016 tarihinde iptal edildiği, ancak, anılan düzenlenme gereğince iptal edilmiş olsa dahi aracın fesih/ iptal tarihinden (10.03.2016) itibaren on beş gün süre ile ( 10.03.2016 - 25.03.2016) poliçe geçerli olduğu, kaza tarihi olan 16.03.2016 tarihi itibariyle aracın geçerli bir ZMMS poliçesi bulunduğu, Her ne kadar davalı ... tarafından bu husus yargılama sırasında ileri sürülmemiş ve istinafa konu edilmemiş ise de bir davada davalı yana husumet düşüp düşmeyeceğinin mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği gibi rücu koşulları yönünden davalının bu konuda istinaf yolununa başvurmasında hukuki yararı da bulunduğu, istinaf edenin sıfatına göre İDM tarafından davalı aracın satış ve önceki malik lehine düzenlenen ZMMS poliçesine ilişkin belgeleri getirtilip davalı ...'nın ( husumet) pasif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı değerlendirilip, gerekiyorsa HMK 124/3-4. maddesi kapsamında taraf değişikliği yapılıp oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek dosya kapsamına uyğun düşecek şekilde davacının maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmeyerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Kazanın KTK.'nun 26.04.2016 tarihinde yapılan değişikliğinden önce 16.03.2016 tarihinde meydana gelmesi, poliçenin 10.06.2015 tarihinde düzenlenmesi nedeniyle, davacıların sigorta şirketine başvuru şartı aranmadığı, davacılar tarafından dava HMK'nun 107.maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı taraflarca bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından önce HMK'nun 107/2 fıkrası uyarınca değer artırım dilekçesi sunulduğu, ıslah hakkının kullanılmadığı, bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra ıslah hakkının kullanıldığı ve HMK'nun 177/2 fıkrasına göre ıslah hakkının kullanılmasında usule aykırı bir durumun bulunmadığı, davacıların oğulları ...’un ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında davalı ...'in % 75 oranında asli, müteveffa ...'un ise % 25 oranında tali kusurlu olduğu, müteveffa ...'nun alkolsüz olduğu, ehliyetsiz oluşunun ise kazanın oluşuna tali derecedeki kusur dışında herhangi bir etkisinin bulunmadığı,, ölüm nedeninin başından aldığı darbeden kaynaklı olmadığından kask takmamış olmasının zararın oluşmasında etkisinin bulunmamadığı, olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bir durum olmadığı, davalı...'in sürücüsü olduğu aracın davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde olay tarihi itibari ile zorunlu mali mesuliyet trafik poliçesi ile sigortalı olduğu, kişi başı ölüm/sakatlık teminat limitinin 310.000,00-TL olduğu, yine müteveffa ...'un kullandığı aracın davalı ... (...) Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali mesuliyet trafik poliçesi ile sigortalanmış olduğu, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında teminat limiti 310.000,00-TL olarak belirlendiği, davacılardan ...'un müteveffanın annesi, diğer davacı ...'un müteveffanın babası olduğu, vefatı nedeniyle onun desteğinden mahrum kaldıkları, davacı ...'un maddi destek kaybının 1.327.049,20-TL olduğu, bu miktardan davacıların murisinin kazadaki kusur oranına isabet eden % 25 kusur oranı indirimi uygulandığında talep edilebilecek tazminat miktarının 995.286,90-TL olduğu, davacı ...'un maddi destek kaybı peşin değerinin 765.979,24-TL olduğu, bu miktardan davacıların murisinin kazadaki kusur oranına isabet eden % 25 kusur oranı indirimi uygulandığında talep edilebilecek tazminat miktarının 574.484,43-TL olduğu, bu destek kaybı giderine ilişkin zararlardan davalı sürücü ... haksız fiil hükümlerine ve davalı ... araç işleten hükümlerine göre sorumlu olduğu, ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta Şirketi İle diğer davalı ...(...) Sigorta A.Ş. bu zarardan sigorta teminat limiti kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacıların Müteveffa ...'un vefatı nedeniyle talep edilen 1.672,50-TL cenaze ve def'in giderinin davacılar tarafından hakedildiği, davacıların kazada vefat eden 13.07.2001 doğumlu oğullarını yitirmelerinden dolayı, doğrudan doğruya manevi zarara maruz kaldığı, davacı taraf için zenginleşme aracı olmayacak, davalının ödeme gücünü aşmayacak şekilde hak ve nesafete göre, davacı anne ... için takdiren 40.000,00-TL, yine baba ... için takdiren 40.000,00-TL manevi tazminatın takdiri uygun olduğu, sürücü ve araç işleten davalıların haksız fiil tarihi itibariyle, davalı ...(...) Sigorta A.Ş.nin dava açılış tarihinde temerrüte düştüğü, diğer davalı ... Sigorta Şirketinin ise; taraf değişikliği sonucu davaya dahil edilmesi gözetilerek 12.11.2023 dava dilekçesinin tebliği ile temerrüde düştüğü, belirtilerek davacının davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar, Davalı ... (...) Sigorta A.Ş. ve Davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacılar vekili, mahkemece müşterek müteselsil sorumluluğun hatalı yorumlandığını, davalı sigorta şirketlerinin kendi poliçe limitleri dahilinde ayrı ayrı sorumlu olduğunu, kararda tek bir poliçe teminat limiti esas alınarak yarı yarıya davalı sigorta şirketlerinin sorumluluklarına hükmedildiğini, hükmedilen tazminattan her iki davalı sigorta şirketi kendi poliçelerinde belirlenmiş olan limiti olan 310.000,00-TL bedelden ayrı ayrı sorumlu olduğunu, belirterek; davalıların istinaf taleplerinin reddi ile dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesine; karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili, davalı ...'in sadece araç sahibi olması sebebi ile davalı konumunda olduğunu, istinaf ilamı sonrası ... Sigorta dosyaya taraf olarak katıldığını, geçen bu sürecin uzaması sebebinin davalı olmadığını, mütevaffa sürücünün kanında bulunan alkol miktarı, sürücü belgesiz motosiklet kullanılmasının ve kaskının bulunup bulunmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza davasında taraf olmadığını, ceza davasındaki kusurun dikkate alınmaması gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı tarafından davacılar murisinin kullandığı araç için karayolu zorunlu mali mesuliyet sigorta (trafik) poliçesi tanzim edildiğini, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını, olayın davacılar murisinin kendi kusuru ile sebep olduğu kaza sonucu meydana geldiğini, davacı baba ... aracın işleteni olup mütevefa oğlunun kusuruyla sebep olduğu kazada kendi poliçesinden yaralanamayacağını, aksi düşünülse dahi davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacağını, tarafların kusur durumunun belirlenmesi için ATK kusuru raporu alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve/veya uyuşturucu madde etkisinde olduğunu, geçerli sürücü belgesi de bulunmadığını, motosiklet sürücüsü olan müteveffanın kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giymediğini, müeterafik kusurunun bulunduğunu, destek ilişkisnin ıspatlanması gerektiğini, aktüerya hesap bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davalı şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında ölümlü trafik kazası nedeni ile davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.2. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. Sürücünün ehliyetsiz olması sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hâkim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Ancak bu şekilde müterafik kusur indirimi yapılabilmesi için kazanın oluşumda ehliyetsiz araç kullnımının etkisinin olması gerekir. Aynı şekilde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. Maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliğince koruyucu ekipman / tertibat takılmasının zorunlu olduğu hallerde meydana gelen yaralanma ve ölüm ile illiyet bağı kurulması durumunda hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusunda birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinin varlığı olsa da % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi cihetine gidilmelidir. ( Yargıtay 4. HD'nin 17.03.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. █████/2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K., 04.04.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. ,23.03.2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. )3. Ancak, somut olayda, müteveffaya ait 13.04.2016 tarihli adli tıp raporuna göre müteveffanın kanında alkol ve uyutucu uyuşturucu, uyarıcı maddeler ve ilaçlar bulunmadığının tespit edildiği, müteveffanın ehliyetsiz olmasının kazanın meydana gelmesinde etkili olduğunun davalılar tarafından ispat edilemediği gibi müteveffaya ait adli muaye evrakları ile yine anılan adli tıp raporuna göre müteveffanın ölümünün genel beden travmasına bağlı sternum (göğüs kemiği), torakal omur ve pelvis kemik kırıkları ile birlikte iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu meydana gelmiş olması karşısında kask takılmaması ile ölüm olayı arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığı da anlaşılmakla, sonuç itibariyle müterafik kusur olgusunun varlığı ıspatlanamadığından belirlenen tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.4. Kaldırma kararı öncesindeki karar davacı tarafından tazminat hesabına esas alınan gelirin hatalı olduğu ileri sürülerek istinaf edilmediği gibi dairemizce kararın tazminat hesabına esas alınan gelirin hatalı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasıda söz konusu olmaması nedeniyle bu hustta davacı yönünden davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuş olup, karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün değildir. (Yargıtay 4 HD'nin 25.04.2024 tarih ve 2021/ █████████ E. █████████ K. 4 HD 08.06.2023 tarih ve ██████████ E. █████████ K.) Mahkeme ilk hükmüne esas alınan aktüer raporunda davacının hesaba esas gelirinde 2019 yılı asgari ücret verileri esas alındığı halde kaldırma kararı sonrası hükme esas alınan aktüer raporunda davacı geliri 2024 yılı güncel asgari ücret esas alınarak yapılmıştır. Bu rapora göre karar verilmesi, davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal edici nitelik taşımaktadır. Bu hususta davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilip kaldırma öncesindeki aktüer rapor tarihi verileriyle hesaplamanın yapılarak davalılar yararına oluşan kazanılmış hakları ihlal etmeyecek şekilde karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD'nin 27.10.2021 tarih ve █████████ E.- █████████ K. 11.01.2023 tarih ve ██████████ E. - ████████ K)5. Her ne kadar, önceki kaldırma kararında, yerleşik Yargıtay uygulamasına uygun şekilde 2918 Sayılı KTK'nun 94. maddesi gereğince, somut olayda kazaya karışan 35 S 9130 plaka sayılı araça ait poliçenin satış nedeni ile 10.03.2016 tarihinde iptal edilmiş olmasına rağmen anılan düzenlenme gereğince iptal edilmiş olsa dahi aracın fesih/ iptal tarihinden (10.03.2016) itibaren on beş gün süre ile ( 10.03.2016 - 25.03.2016) poliçe geçerli olduğundan bahsile kaza tarihi olan 16.03.2016 tarihi itibariyle aracın geçerli bir ZMMS poliçesi bulunduğu, bu nedenle davalı ...'nın (husumet) pasif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı değerlendirilip, gerekiyorsa HMK 124/3-4. maddesi kapsamında taraf değişikliği yapılıp oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek dosya kapsamına uyğun düşecek şekilde davacının maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; önceki kaldırma kararından sonra, gerek Yargıtay gerekse dairemiz uygulamasında kaldırma kararına dayanak olarak gösterilen 2918 Sayılı KTK'nun 94. maddesinin "Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebilir " ve " Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerlidir " şeklindeki 3 ve 4 . maddelerinin somut norm denetimi sonucunda Anayasa Mahkemesi'nin 23.01.2024 tarih ve ████████ E. ███████ K. tarihli kararı ile Anayasamızın 13 ve 48. maddelerine aykırılığı dolasıyla iptaline karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı 05.03.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak karar da belirtildiği üzere kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yani 06.12.2024 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olup, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının derdest davalara derhal uygulanacağı ilkesi nazara alınarak, ilk derece mahkemesi tarafından karar tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olsa dahi iptal düzenlenmesinin resmi gazetede yayınlanmış olması göz önüne alınıp, önceki kaldırma kararının içeriği nedeniyle, eldeki dava dosyasına özgü olarak, yargılamanın iptal kararın yürürlük tarihinden sonraki bir tarihine bırakılmak suretiyle davaya konu somut olay yönünden iptal kararı neticesinde oluşan mevcut hukuki durumum gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin aksi yönde karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.6. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından dosyanın aktüerya hesap bilirkişine yeniden tevdi ile usulü kazanılmış hakların ihlaline neden olmayacak şekilde tazminatına yönelik yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde davacıların hak kazanacağı tazminatı gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi ek raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip, AYM'nin iptal kararı ile meydana gelen hukuki durumda gözetilerek, gerekiyorsa HMK 124/3-4. maddesi kapsamında yeniden taraf değişikliği yapılıp oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek sigorta şirketi /güvence hsabı yönünden bu davalıların sorumlu olduğu poliçe limiti belirlenmek suretiyle limiti aşmayacak biçimde, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karar yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar, Davalı ... ( ...) Sigorta A.Ş. ve davalı ...'in istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 gün ve ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2025 tarhinde oy birliğiyle karar verildi.