İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satımdan kaynaklanan menfi tespit davasında senet üzerindeki imza aidiyeti uyuşmazlığında, yetersiz bilirkişi raporuna dayanan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebini inceliyor.
Özet: Hukuki evrak, borçlu davacının, hakkında bono kaynaklı başlatılan icra takibine konu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararını istinaf etmesini konu almaktadır; davacı, kararın özellikle Adli Tıp Kurumu raporunun çelişkili, yetersiz ve bilimsel kesinlikten uzak olmasına, basit tersimli imzaların aidiyetinin "kuvvetle muhtemel" olduğu yönündeki tespitin kabul edilemezliğine dayanarak, tahsil edilen bedelin iadesi ile kötüniyet tazminatı taleplerinin reddedilmesinin haksız olduğunu ileri sürmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2024
NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı takip alacaklısı tarafça, müvekkili hakkında ... sayılı dosyasında bir adet bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe ve davaya konu senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davaya ve takibe konu senetten (bonodan) dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip nedeni ile müvekkilinden tahsil edilen 748.750 TL bedelin ödeme tarihi █████/2009 gününden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; davada bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının, maliki olduğu taşınmazı müvekkiline 1.600.000 TL bedelle sattığını, müvekkili tarafından bedelin nakden ve defaten ödendiğini ancak, davacı tarafın tapu devrinin gerçekleştiremediğini, bu defa davacının müvekkiline 1.600.000 TL miktarlı bonoyu ve bunu teyit eden kendi el yazısı ile ad ve soyadının yazılıp imzaladığı protokolü verdiğini, İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan takibe dayanak █████/2009 vade tarihli kambiyo senedindeki imzanın bizzat davacıya ait olduğunu, davacının müvekkiline daha önce de almış olduğu ödemelere mukabil senet verdiğini ve bunları icra marifetiyle ödediğini, davacının müvekkili dışında birçok kişiyi mağdur ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı
:Mahkemece; "Davanın REDDİNE,Koşulları bulunmadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine," karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... aleyhine davalı tarafından... (yeni ....) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bunun yanı sıra müvekkili hakkında başkaca birçok icra takipleri de başlatılmış, müvekkili tehdit edilerek bu takiplere itiraz etmesi engellendiğini, senede ilişkin icra takibi kapsamında müvekkilinden █████/2009 tarihinde 500.000 USD karşılığı 748.750TL.Tahsil edildiğini, tehditten kaynaklı korkusunu yenen müvekkili, icra takiplerine konu edilmiş olan senetler üzerinde yer alan imzalar konusunda bilirkişi incelemesi yaptırmış ve senetler üzerindeki imzaların müvekkilin eli ürünü olmadığını, mahkemenin menfi tespit ve istirdat davasında Adli Tıp Kurumundan alınan yetersiz rapora gereğince hüküm verildiği ve dosya kapsamında bulunan uzman mütalaası ve savcılık aşamasında alınan raporların dikkate alınmadığını, dava konusu senetteki basit tersimli imzaların müvekkili ...'un imzalarına benzediğinin belirtildiği ve söz konusu imzaları kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olduğunu sonucuna varıldığını, mahkeme hiçbir kesin veri içermeyen sadece benzerlik ve ihtimallerden bahseden 9, dosya içerisinde yer alan diğer raporlarla çelişki taşıyan bu rapora göre karar verdiğini kararın istinaf mahkemesi tarafından kaldığını, ara karar gereğince alınan ATK raporunda da raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan raporda bir sonuca varılmadığını, senetteki imzaların kuvvetle muhtemel müvekkiline ait olabileceğini, bilimsel kesinlik içermeyen rapor gereğince hüküm tesis edilemeyeceğini, dava konusu senet üzerinde yer alan imzaların basit tersimli imzalar olduğunu, imzaların aidiyetinin belirlenmesi bilimsel olarak mümkün olmadığını, sadece benzerlikten yola çıkılarak basit tersimli bir imzanın müvekkiline ait olduğu sonucuna varılması bilimsel olarak mümkün olmadığını, dava konusu senetteki imzaların müvekkili ...'u eli ürünü olmadığı esasen net bir şekilde ortada olup buna rağmen yetersiz Adli Tıp Kurumu raporu gereğince davanın reddi yönünde karar verilmesinin haksız olduğunu, İstinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı ve 24.10.2024 tarihli kararının kaldırılmasına, 22.03.2009 tanzim ve 22.06.2009 ödeme tarihli, 1.600.000 YTL. meblağlı senet nedeni ile müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedi iptaline, bu senede ilişkin olarak başlatılan olan ... (yeni ...) sayılı icra takibinin iptaline, İcra takibi nedeni ile müvekkili tarafından davalıya 07.12.2009 tarihinde ödenmiş olan 500.000USD karşılığı (ödeme tarihideki resmi kur hesabına göre) 748.750,00TL nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek en yüksel ticari avans faizi ile birlikte istirdadına, davalı aleyhine %40'dan az olmamak üzere tazminat ödemesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın alınan bilirkişi raporu ile █████/2014 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkinin giderilmesi hususunda inceleme konusu senette ...'a atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olduğu hususlarını bildirir görüş bildirdiğini, Bam kararında belirtilen ceza soruşturmasına ilişkin yapılan araştırmada ise dava konusu bonoya ilişkin olarak resmi belgede sahtecilik suçundan davalı hakkında İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyasında, █████/2023 tarih ve ████████ K. Sayılı kararla, zaman aşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve söz konusu kararın bu haliyle kesinleştiği görüldüğünü, dava ve takip konusu █████/2009 düzenleme, █████/2009 vade tarihli keşidecisi davacı, alacaklısı davalı olan, 1.600.000,00 TL bedelli bono üzerindeki keşideciye atfen atılı imzanın davacının eli ürünü olduğu kanaatine varıldığını,İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ K. sayılı ve 24.10.2024 tarihli ilamının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Mahkemenin █████/2018 tarih, █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile , davanın reddine karar verilmiş; Dairemizin █████/2021 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararıyla;"... Dosyaya sunulan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, mahkemece alınan ATK raporuna davacı tarafça itiraz olduğu halde, raporlar arasında çelişkinin giderilmediği, mahkemenin gerekçeli kararında neden diğer raporlara itibar edilmediği ve sadece ATK raporunun hükme esas alındığına ilişkin yeterli bir açıklamanın yapılmadığı,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ sayılı soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması gerektiği " gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş mahkemece yargılamaya devam olunmuştur.Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumunun Fizik İhtisas Dairesinden alınan █████/2017 tarihli rapor ile █████/2014 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkinin giderilmesi hususunda Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan █████/2024 tarihli raporda," inceleme konusu belgenin genişletilmiş uzmanlar kurulunca yapılan incelemesinde; İnceleme konusu senette ...'a atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olduğu" kanaati bildirilmiştir.İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyasında; dava konusu bonoya ilişkin olarak resmi belgede sahtecilik suçundan davalı hakkında , ████████ K. Sayılı kararla, zaman aşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve söz konusu kararın istinaf incelemesi sonucu 06.09.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Davacı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ...(eski no:...)sayılı dosyasında , davalı tarafından, davacı aleyhine █████/2009 vade tarihli, 1.600.000 TL bedelli bono dayanak yapılarak kambiyo senetlerine özgü icra takibine girişildiği, davacının bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, davacı tarafından dosyaya ibraz edilmiş olan █████/2013 tarihli Uzman Mütalaası ile , ceza dosyasında alınan 22.05.2014 tarihli Emniyet Müdürlüğü'nün Uzmanlık raporuna göre dava konusu senet üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığı tespiti yapıldığı, Adli Tıp Kurumunun Fizik İhtisas Dairesinden alınan █████/2017 tarihli raporda ve █████/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan █████/2024 tarihli raporda ise , belgedeki keşideci imzasının davacıya ait olduğunun kesin olarak tespit edilmediği, imzasının davacıya ait olduğu kesin olarak belirlenemediğine göre, imzadaki belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması gerektiği (Yargıtay 11.H.D. ████████-█████████ sayılı aynı yöndeki dairemiz kararının onanmasına ilişkin kararı), zira kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu hususunun ispat yükü , senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşer. Senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında, imzanın davacıya aidiyetinin kesin olarak tespit edilemediği,takibe konu senet üzerindeki keşideci imzasının kaligrafik ve karakteristik özellikler ihtiva etmeyip, basit tersimli olması nedeniyle borçlunun eli ürünü olup olmadığının kesin olarak belirlenemediği somut olayda yeniden rapor alınmasının sonuca bir katkısının bulunmadığı artık mevcut raporlara göre karar verilmesi gerektiği , sonuç olarak takip konusu senetteki borçlu/ keşideci imzasının davacı borçluya ait olduğuna dair davalının üzerindeki ispat yükünü yerine getiremediği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK raporlarının imzanın borçlunun eli ürünü olup olmadığı hususunda kesin kanaat içermediği halde rapora itibarla davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.Aynı maddi vakılara dayalı olarak bir başka senet için davacı tarafından açılan menfi tespit davası İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021tarih, ████████ E. - ████████ K. Sayılı kararı ile"Senetteki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı hususu kesin bir kanaat edinilememiş" gerekçesi ile kabul edilmiş,Dairemizin █████/2022 tarih,████████ -████████ sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 11. H.D'nin 04.10.2023 tarihli █████████-█████████ sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleşmiştir.Tüm bu açıklamalara göre, dosyada mevcut ... Bankasının 07.12.2009 tarihli dekontunda davacı tarafından İstanbul 3. İcra Dairesinin ... sayılı dosya borcuna mahsuben açıklaması ile 500.000 USD ödeme yapıldığı anlaşılmakla menfi tespit ve istirdat talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına , davanın kabulüne , davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... (eski no:...) sayılı dosyasında takibe konu █████/2009 vade tarihli, 1.600.000 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, Davacıdan tahsil olunan 748.750 TL nin ödeme tarihi █████/2009tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, takibin kötüniyetli ve haksız olduğu sübut bulmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... (eski no:...) Esas sayılı dosyasında takibe konu █████/2009 vade tarihli, 1.600.000 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, -Davacıdan tahsil olunan 748.750 TL nin ödeme tarihi █████/2009 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,-Takibin kötüniyetli ve haksız olduğu sübut bulmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 109.296,00-TL karar harcından peşin alınan 27.324,00 TL'nin mahsubu ile 81.972‬,00-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 25,20 TL başvurma harcı, 27.324,00 TL peşin harç, 3,80-TL vekalet harcı, 785,30 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 28.138,3‬0 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 236.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 675,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.844,4‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!