Danıştaydan, İzmir depremi sonrası yıkılan taşınmazlar yerine tahsis edilen yeni konutlar arasındaki değer farkı ile emsal kaybı tazminat talepli davada, bilirkişi incelemesi yapılmadan ve ıslah hakkı tanınmadan verilen karara ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: 2020 İzmir depreminde ağır hasar gören taşınmazları yerine verilen yeni konutlar ile eski konutları arasındaki değer farkı ve emsal kat artışından faydalanamama nedeniyle zararlarının tazmini için sembolik bedelli dava açan davacılar, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bilirkişi incelemesi sonrası dava değerini artıracaklarını belirtmişken; ilk derece mahkemesi ile bölge idare mahkemesi, idarenin afetzedelere konut sağlama yükümlülüğünün sosyal devlet ilkesi ve ilgili kanunlar kapsamında olduğunu, konutlar arasındaki farklılıkların doğal ve idarenin planlama kararlarının takdir yetkisinde olduğunu gerekçe göstererek davanın kesin olarak reddine karar vermiş; davacılar ise bilirkişi incelemesi yapılmadan ve dava değerini artırma hakları tanınmadan kesin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR)
: 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ... Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: 2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... T:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: İzmir İli, Bayraklı İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parseldeki taşınmazın █████/2020 tarihinde meydana gelen depremde ağır hasar görerek yıkılmasının ardından davacılara teslim edilen yeni taşınmaz ile deprem nedeniyle yıkılan taşınmaz arasında bulunduğu ileri sürülen değer farkına karşılık olmak üzere her bir davacı için 10,00-TL, emsal kat artışından faydalanılamaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık her bir davacı için 10,00-TL olmak üzere toplam 60,00-TL maddi zararın tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; deprem sebebiyle inşa edilen konutların Anayasanın sosyal devlet ilkesi ile 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanundan kaynaklanan acil barınma ihtiyacının giderilmesine yönelik olduğu ve bu kapsamda depreme dayanıklı konutların inşası aşamasında eski konutlar yönünden bir takım farklılıkların doğabileceğinin tabii olduğu, konutların tahsis yönteminin de kura şeklinde olduğu gözetildiğinde tüm afetzedelere eski konutları ile aynı konum, cephe, metrekare konutların verilmesinin mümkün olmadığı, diğer taraftan, davalı idarelerin afet öncesinde ya da afetin gerçekleşmesinden sonra imar planları ile ilgili görev ve yetkilerinin bulunduğu, depremden sonra yıkılan binalar sebebiyle yeni planlara ihtiyaç duyulmasının olağan olduğu, bu planlarda taşınmazın somut özellikleri, çekme mesafeleri, yeşil alan, sosyal donatı ihtiyaçları gibi sebeplerle birbirinden farklı yapılaşma koşulları belirlenebileceği gibi bazı parsellerin de birlikte yapılaşmasının öngörülebileceği, yine bu kapsamda oluşabilecek herhangi bir yeni bir afette olası can kayıplarının önlenmesi amacıyla bir takım kısıtlamalar getirilebileceği, bu hususların idarenin takdir hakkı kapsamında olduğu, idareye kusur sorumluluğu yüklenemeyeceği, idarenin kusursuz olarak sorumlu tutulabilmesine ilişkin de herhangi bir hususun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; ''...İncelenmekte olan davada, gerçek zarar miktarının bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesinin mahkemeden talep edildiği, davanın fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle açıldığı ve bilirkişi raporunun sonucuna göre davanın ıslah edileceğinin beyan edildiği, gerçek zararın dava dilekçesinde belirtilen miktarla sınırlı olmadığı, bu nedenlerle İdare Mahkemesince verilen kararın kesin olmaması gerektiği yolunda iddialarla istinaf başvurusunda bulunulduğundan, mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmaması kapsamında istinaf başvurusunun esasına yönelik inceleme yapılmıştır. ...'' açıklaması ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... tarih ve E:..., K:... T:... sayılı karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davanın bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek tutar dikkate alınmak suretiyle dava değeri artırılmak üzere açıldığı, dava dilekçesinin gerek konu kısmında gerekse de talepler bölümünde bu hususun açıkça belirtilmiş olmasına rağmen Mahkemece söz konusu hususun dikkate alınmadığı, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, dava değeri belirlenmeksizin, dava değerini artırma hakkının kullanılmasına imkan tanınmaksızın kesin olarak karar verildiği, temyiz haklarının ellerinden alındığı, belirtilen hususların hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... T:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Davacıların adli yardım isteminin kabulü sebebiyle, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen ... TL temyiz başvuru harcı, ... TL temyiz karar harcı ile ... TL posta giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacılardan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!