Bir alacaklının, tasfiye edilen şirketin alacak tahsili amacıyla Türk Ticaret Kanunu madde 547 uyarınca ek tasfiye ve yeniden tescilini talep ettiği dava.
Özet: Davacı banka tarafından, tasfiye edilmiş olmasına rağmen alacaklıların devam eden icra takipleri ve hukuken eksik kalan işlemler nedeniyle borçlarının tahsil edilebilmesi için, Türk Ticaret Kanunu madde 547 uyarınca, tasfiye halindeki şirketin tüzel kişiliğinin yeniden tesis edilmesi (ihyası) ve bu sayede hukuki süreçlerin eksiksiz bir şekilde tamamlanarak alacaklı haklarının korunması amacıyla açılan bir davadır.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:''...KONUSU
: TASFİYE HALİNDE ---- ŞİRKETİ'nin ihyası talebinden ibarettir.AÇIKLAMALAR
:Davacı müvekkil ile TASFİYE HALİNDE -----ŞİRKETİ arasında, ekte sunulu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi, Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesi ve Taşıt Rehin Sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı müvekkilin alacağının tahsili amacıyla ----- Banka Alacakları İcra Dairesi Müdürlüğü nezdinde ---- Esas sayısı yazılı dosyası ile rehin takibi başlatılmış ve dosya devam ederken ihya talebine konu edilen şirketin tasfiye edildiği harici olarak öğrenilmiştir.Her ne kadar ----- Gazetesi aracılığıyla yapılan sorgulamada Şirket'in tasfiye ve terkin edildiğine dair bir ilana rastlanılmadıysa da, ekte sunulu İTO kaydı sorgulamasında Şirket'in, aynı zamanda müdürü olan ----- tasfiye memurluğunda, █████/2023 Belge tarihi ve █████/2023 Tescil tarihinde tasfiye edildiği görülmüştür. Şirket'in tasfiye edildiğine dair İTO kaydı haricinde ve ilan niteliğinde başkaca bir bilgi ve belgeye rastlanılamamıştır. İTO ve ---- Gazetesi kaydı sorgu kayıtları dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.İhya talebine konu edilen Şirket, bahsedildiği üzere ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı olup adresi-----Bilindiği üzere TTK madde 125 gereği ticari şirketlerin tüzel kişiliği haiz olduğu açıktır. Tüzel kişiliğin kaybedilmesi için Kanunla düzenlenen muhtelif sebepler bulunmakta olup, TTK 536 ve devamı maddelerde düzenlenen şirketin tasfiyesi de bu sebeplerden biridir.Yine TTK madde 269 ile "(1) Tasfiye hâline giren şirket, ortaklarla ilişkilerinde de, 293 üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ehliyeti tasfiye sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını buna “tasfiye hâlinde” ibaresini ekleyerek kullanmakta devam eder." denilmek suretiyle hüküm altına alındığı üzere ticaret sicile kayıtla kazanılan tüzel kişiliğin, şirketin tasfiyesi halinde tasfiyenin sonuna kadar korunduğu izahtan varestedir.Yine TTK ile tasfiyenin usul ve esaslarını düzenleyen ilgili hükümleri gereğince; tüzel kişiliğin tasfiye suretiyle sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması gerektiği, tasfiye işlemlerinin Kanun ile düzenlenen usul ve esaslara uygun şekilde tamamlanmaması halinde tüzel kişiliğin, ticaret sicilinden silinse dahi sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu da açıktır.Bilindiği üzere, şirketin ek tasfiyesi(ihyası); Yargıtay’ın içtihatlarla yarattığı, başta ticaret şirketleri olmak üzere tüm tüzel kişiler bakımından hukuka aykırı sona erme, tasfiye veya ilgili sicilden silinmenin söz konusu olduğu hallerde, dava yoluyla hukuka aykırılığın ileri sürülmesi ve tüzel kişiliğin tekrar tesis edilmesine yönelik bir kurum olup, tasfiyenin kapanmasından sonra, aslında tasfiye kapsamında kaldığı için yapılması gereken işlemlerin yapılmadığı ve bunların yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşıldığı hallerde istenebilecektir."Ek Tasfiye" başlıklı TTK madde 547 ile bu husus; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. " denilmek suretiyle hüküm altına alınmıştır.Zira bir şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olmasının, şirket alacaklıların alacak haklarının ortadan kalkmasına sebep olmadığı gibi, ticaret sicilden terkin edilmiş bir şirketin bu süreçten sonra da birtakım hak, alacak ve borçlarının ortaya çıkması hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmeyecektir.Yine madde hükmü ile "ek tasfiye işlemlerinin zorunlu olduğu anlaşılırsa" denilmiş ve bu zorunluluk hallerinin neler kabul edildiğine ise maddenin gerekçesinde yer verilerek bu zorunluluk halleri; “Şirketin yararına sonuç doğuracak bir davanın açılması, şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu olması” olarak sayılmıştır.Buna ilişkin olarak Yargıtay --- Hukuk Dairesi Esas, ----- Karar sayılı ve █████/2015 tarihli kararı ile;“..ihtilaflı alacakların depo edilmemiş olduğu gerekçesiyle, alacaklıların alacaklarını alabilmesi için TTK 547. maddesi gereği davalı şirketin yeniden ticaret siciline tescili talebi yerinde görülerek, davanın kabulü ile ---- İcra Müdürlüğü’nün ---.İcra Müdürlüğü’nün ---- ve ---- Esas sayılı icra takip dosyalarının yürütülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile ilgili ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere, ----- sicil numarasında kayıtlı davalı Tasfiye Halinde ..----- Şirketi’nin TTK. 547. maddesi uyarınca yeniden ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerinin önceki tasfiye memuru .. tarafından yapılmasına karar verilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı tasfiye memurunun bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ……….. oybirliğiyle karar verildi.” denilmek suretiyle anılan zorunluluk hallerinin karşılanması halinde tasfiye edilen şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Gerek TTK'nun lafzından gerekse de yerleşik Yargıtay içtihatlarından anlaşılacağı üzere; davacı müvekkilin alacaklarına kavuşabilmesi için, TTK ile düzenlenen usul ve esasları karşılayacak şekilde tasfiye işlemleri tamamlanmamış olan TASFİYE HALİNDE -----ŞİRKETİ'nin ihyası gerekmektedir.Huzurdaki davada husumet, yine Yargıtay --- Hukuk Dairesinin ---- Esas, ---- Karar sayılı ve ---- Karar sayılı kararı ile "Dava, 6102 Sayılı Kanun'un geçici .... maddesine dayalı terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. İhyası istenen ... .... ... ... ve Ticaret Limited Şirketi'nin ....07.2015 tarihinde resen terkin edilmiş olup; dosya kapsamından şirkete bir tasfiye memuru atanmış olduğuna dair bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine dair bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet sebebiyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde belirtildiği üzere ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmiştir. Yine ihya davasında halihazırdaki tasfiye memuruna pasif husumet yöneltilebileceğinden hareketle dava dilekeçemiz ekinde sunulu İTO kaydında tasfiye memuru olarak yer alması sebebiyle 2 no'lu davacı ---- husumet yöneltilmiştir. Buna rağmen Sayın Mahkemece ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı ----- tasfiye memurluğunun devam edip etmediğinin ve Tasfiye Halinde ------Şirketi'ne atanmış başkaca bir tasfiye memurunun olup olmadığının bildirilmesinin istenmesi ile başkaca bir tasfiye memurunun bildirilmesi halinde davaya dahil edilmeleri için tarafımıza süre verilmesini talep etmek zorunluluğu doğmuştur.Tüm bu açıklanan nedenlerle; TASFİYE HALİNDE -----ŞİRKETİ'nin TTK madde 547 uyarınca ihyasına ve yine Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin ---- Esas, ----- Karar sayılı ve █████/2016 tarihli kararında "Dava, TTK'nın Geçiçi 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine dair olup, mahkemece davanın kabulüyle şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir." denilmekle hüküm altına alındığı üzere, Sayın Mahkemenizce takdir edilmek üzere tasfiye memuru veya memurlarının refakatinde şirketin ek tasfiyesine karar verilmesini talep zorunluluğu doğmuştur..........NETİCE VE TALEP
: Yukarıda kısaca arz ve izah edilen hususlar ve resen göz önünde bulundurulacak sebepler muvacehesinde;---Ticaret Sicil Müdürlüğüne ----- Sicil numarası ile kayıtlı TASFİYE HALİNDE -----ŞİRKETİ'İNİN şirket tüzel kişiliğinin İHYASINA;...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde söz konusu şirketin terkin edildiğinin belirlenmesi üzerine ihyası için bu davanın açılması gerektiği ileri sürülerek sonuçta söz konusu şirketin söz konusu takip yönünden ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Davalı tasfiye memuruna tebligat yapıldığı halde bu davalı adına gelen olmamış ve cevap verilmemiştir.Dava tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan "TASFİYE HALİNDE -----ŞİRKETİ" unvanlı şirket aleyhine başlatılan ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören icra takibi nedeniyle ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi:"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içermektedir.Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin tasfiyeye bağlı olarak █████/2024 tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin ------olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, son tasfiye memurunun davalı ---- olduğu belirlenmiştir. Gerekli kısımlarının örneği celp edilen ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören takibin davacı tarafından söz konusu şirket aleyhine yürütülen takip olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında takip olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; söz konusu takibin yürütülmesinin TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için son tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yapılması uygun görülmüş ise de yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ----- Ticaret Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile;---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''TASFİYE HALİNDE-----ŞİRKETİ'' ünvanlı şirketin; ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takibi yönünden ve takibin infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ----- Ticaret Siciline yeniden tesciline,Ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için --- tasfiye memuru olarak atanmasına ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru ---- tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,Kararın ----- Ticaret Siciline tescil ve ilanına,Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına ve buna bağlı olarak sonuçta:Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile EKSİK 187,80 TL harcın davalı tasfiye memuru ---- alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 1.309 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ----- alınarak davacıya verilmesine,Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalı tasfiye memuru--- alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca karar verilmesine yer olmadığına,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.