Danıştay, belediye arazisindeki trafo kullanımı sebebiyle elektrik dağıtım şirketinden talep edilen ecrimisili, kamu hizmeti niteliği gerekçesiyle reddeden alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Danıştay, bir belediyenin özel mülkiyetindeki taşınmazının bir bölümüne kurulan trafo alanı kullanımı nedeniyle elektrik dağıtım şirketinden talep ettiği ecrimisilin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Yüksek Mahkeme, kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetini yürüten şirketin, önceki hukuki düzenlemelerden ve işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan hakkı uyarınca trafo alanlarını kullanmasının fuzuli işgal sayılamayacağına, dolayısıyla ecrimisil tahakkuk ettirilemeyeceğine hükmederek, alt mahkemelerin ecrimisil ihbarnamesinin iptali yönündeki kararlarını onamıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Isparta İli, Eğirdir İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Eğirdir Belediye Başkanlığına ait 1.828,24 m² yüzölçümlü taşınmazın 63 m²lik kısmının █████/2011 - █████/2016 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacıdan 307.755,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin Eğirdir Belediye Başkanlığınca tesis edilen ... tarihli ... takip no'lu ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; tekel niteliğinde elektrik üretimi ve iletimi yapmak üzere kurulmuş kamu iktisadi devlet teşekkülü olan Türkiye Elektrik Kurumunun (TEK) 1994 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Elektrik Üretim, İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ) ünvanlı iki ayrı iktisadi devlet teşekkülü kuruluşu olarak örgütlendiği, daha sonra TEDAŞ'ın bir müessesesi iken anonim şirkete dönüştürülerek önce özelleştirme kapsamına alınan ve daha sonra "işletme hakkı devir sözleşmesi" ile özelleştirilen davacı şirketin, işletmesi nedeniyle mülga 110 sayılı K.H.K.'nın 23. maddesi uyarınca tasarruf ettiği elektrik iletimine ilişkin trafoların mülkiyetinin ise TEDAŞ'a ait olduğu, özel yasalarından kaynaklanan trafo alanlarının tasarrufuna ilişkin haklarının da aralarındaki sözleşme uyarınca davacı şirkete ait olduğu ve bu nedenle elektrik iletiminde kullanılan trafo alanlarındaki kullanımların ecrimisile konu edilemeyeceğinin kabulü gerektiği, TEDAŞ tarafından dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesinde gerekli diğer ilave unsurların işletme hakkının işletme hakkı devir sözleşmesiyle davacı şirkete devredildiği ve bu kapsamda davacı şirketin yukarıda yer verilen Kanun hükmü uyarınca kamu hizmetini yerine getirirken kamuya ait taşınmazlardan faydalanma hakkına sahip olması sebebiyle işgalci olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacının fuzuli şagil olduğu, temyize konu kararın gerekçesinde belirtilen 110 sayılı KHK'nın mülga olduğu, kaldı ki bu KHK'nın 23.maddesinde araziyi kullanabilmenin de birtakım şartlara bağlandığı, söz konusu işgalden önce bu şartların hiçbirinin yerine getirilmediği, işgale konu arazinin kamuya ayrılmış bir yer olmadığı, belediyenin özel mülkünde bulunan arazinin hukuka aykırı bir şekilde işgal edildiği ve temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!