İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinde inançlı işlem kapsamında devredilen şirket hisselerinin üçüncü kişilere satışının engellenmesi talepli ihtiyati tedbir kararına yapılan istinaf başvurusu.
Özet: Davacılar, mirasbırakanları ve kendileri tarafından haciz tehdidi nedeniyle inançlı işlemle bir kısım davalıya devredilen şirket hisselerinin, bu davalılarca hukuka aykırı ve haksız fiil teşkil edecek şekilde diğer davalılara devredilerek zarara uğratıldıkları iddiasıyla tazminat davası açarak, söz konusu hisselerin üçüncü kişilere satış ve devrinin yasaklanmasına yönelik ihtiyati tedbir talep etmiş, ilk derece mahkemesinin bu talebe ilişkin kararı istinaf kanun yolu ile üst mahkemenin incelemesine sunulmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ
:█████/2024
NUMARASI
:████████ Esas
DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
DAVA
:Davacılar vekili ihtiyati tedbir talep dilekçesinde özetle; ...'ın, 44 yıl boyunca müvekkillerinin murisi ...’nin yanında çalıştığını, ...'ın, ... vefat ettikten sonra da müvekkilleri ile birlikte davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, ...'ın, müvekkillerinin murisi ile 44 yıl çalışması nedeniyle bir yandan baba emektarı ve bir yandan da aileden biri olduğunu, ...’a müvekkillerinin duyduğu bu güven nedeni ile müvekkillerinin dava konusu İflas Halinde ... Şirketi’ne ait 52.000 adet şirket hissesini haciz tehdidi geçinceye kadar, ...’ın mülkiyetinde kalması için, inançlı işlemle ...’a inançlı temlik yaptığını, ...'ın haciz tehdidi geçtikten sonra şirket hisselerini müvekkiline iade edeceğini, müvekkili ...'nin 15.03.2005 tarihinde 22.600 adet hissesini ...’a devrettiğini, dava devam ederken vefat eden müvekkillerinin miras bırakanı ...'nin 15.03.2005 tarihinde 26.500 adet hissesini ...’a devrettiğini, müvekkilinin Annesi ...'nin 15.03.2005 tarihinde 2.900 adet hissesini ...’a devrettiğini böylece ...’a inançlı işlem kapsamında toplam 52.000,00-Adet hisse devredildiğini, şirket yönetiminde yer alacağı için otelde garson olarak çalışan ...’a (1.000 Adet Hisse), ...’ya (1.000 Adet Hisse), ...’ya (2.000 Adet Hisse) ve ...’a (1.000 Adet Hisse) müvekkillerinin talimatı ile ... tarafından inançlı işlemle hisse devirleri yapıldığını, böylece ...'ın uhdesindeki 5.000 adet hisseyi diğer çalışanlara devretmiş ve inançlı işlem gereği kendisinde bulunan hisse adedinin 50.000 adete düştüğünü, müteveffa ...'nin, davalılardan ...'a şirket yönetiminde yer alacak olması nedeniyle inançlı işlem kapsamında 1.000 adet hisse devrettiğini, davalı ...'ın, bu hisselerin müvekkiline iadesi için tarihsiz bir hisse devir sözleşmesi de imzaladığını, müvekkillerinden ...'nun davalılardan...'a şirket yönetiminde yer alacak olması nedeniyle inançlı işlem kapsamında 700 adet hisse devrettiğini, davalı ...'ın bu hisselerin müvekkiline iadesi için tarihsiz bir hisse devir sözleşmesi de imzalandığını, müvekkillerinin murisi döneminde yürürlükte olan eTK hükümlerince anonim şirketin en az 5 hissedar ile kurulması gerektiğini, bu nedenle 3.000 adet hissesini o vakit .... adına tescil edildiğini, İstanbul 13. ATM’nin █████████ E. Sayılı dosyasında ... bu hisselerinin müvekkillerine devri ile alakalı olarak adi yazılı bir hisse devir sözleşmesi imzaladığını, ...’nda 30.000.000,00-USD değerinde bir otel binasına sahip şirketin 60.000 adet hissesinin 59.700 adedinin şirkette çalışan işçiler tarafından satın alınmasının hayatın olağan akışına ve genel hayat tecrübelerine aykırı olduğunu, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yapılan hisse devirlerinin inançlı işlem kapsamında yapılmış olan hisse devirleri olduğunu, davalılardan ... ve ...'a müvekkillerinin onayı ve bilgisi dışında yapılan devirlerin hukuka aykırı olduğunu, davalılardan ...'in, müvekkilinin ...’nin amcasının oğlu olduğunu, dava konusu hisselerinin inançlı işlem kapsamında ...’a ve diğer şirket çalışanlarına devredildiğini, yakinen ve çok iyi bildiğini, bu hisselerin müvekkillerine ait olduğunu bilen ...'in, davalılardan ... ile birlikte hareket edip, bu hisseleri TBK 49/2 aykırı hareket ederek, ahlaka aykırı filler ile diğer davalılardan devraldığını ve müvekkilini zarara uğrattığından bahisle ... adına yolsuz olarak tescil edilen 37.000 adet hisse ile ... adına yolsuz olarak tescil edilen 20.000 adet hisse, ... adına 1.000 Adet Hisse , ... adına 1.000 Adet hisse ve ... adına 700 Adet hissenin 3. şahıslara rızai veyahut cebri icra marifeti ile de olsa devrinin ve satışının yasaklanmasına” ilişkin ihtiyati tedbir verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Somut davada Davacılar vekili her ne kadar ibraz ettiği tam ıslah dilekçesi ile inançlı işlem hukuki temeline dayalı olarak davalı ... adına kayıtlı 37.000 Hisse ve ... adına kayıtlı 20.000 adet hisse, ... adına kayıtlı 1000 adet hisse, ... adına kayıtlı 1000 adet hisse ve ... adına kayıtlı 700 adet hissenin 3. Kişilere satış ve devrinin cebri icra marifetiyle de olsa tedbiren teminatsız yasaklanması, bu talep kabul görmez ise ... adına kayıtlı 37.000 adet hisse, ... adına kayıtlı 20.000 adet hissenin davalı olduğuna dair şirket pay defterine davalı şerhi verilmesi talebini içeren ihtiyati tedbir isteminde bulunmuş ise de; HMK 389 vd maddeleri uyarınca alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirmesi , HMK 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat olgusunun, bu aşamada gerçekleşmediği anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iflas halindeki ... A.Ş.'nin hissedarı olduğunu, şirketin 30.000.000,00 USD değerindeki otele sahip olduğunu, şirket hisselerinin ortakların bir kısım haciz tehdidi altında olması sebebiyle şirketin 44 yıllık çalışanı ...'a inançlı işlem ile devredildiğini, bir kısım hisselerin de yine anonim şirketlerin o tarihte beş ortaklı olması gerektiğinden diğer şirket çalışanlarına inançlı işlem ile devredildiğini, bilahare ...'ın vefatı ile onun mirasçılarının bu hisseleri mevcut durumu bilen ... ve ...'a TBK 49/2 maddesi gereği ahlaka aykırı bir şekilde devrettiklerini, dosyaya toplanan delillerle haklılık durumunun ispatlandığını, devralan ... ile devreden olarak davalıların hisse devir sözleşmelerinin devredenlerin hak sahibi olmaması dolayısıyla geçersiz olduğunu, davalı ...'ın ...'ye gönderdiği e-mail de de durumun ikrar edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: 6100 Sayıl HMK 390 maddesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin şartlarının ortaya konulduğunu, davacıların açtıkları diğer tüm davaların reddedildiğini, iddialarının yaklaşık olarak ispat edilmesi bir yana aksine haksızlıklarının izahtan vareste olduğunu, İstanbul 14. ATM'nin █████████ Esas sayılı dosyasında verilen kararda davacının hisselerini ...'a inançlı işlem ile devrettiği ve davalıların bu durumdan haberdar olduğu iddiasını kanıtlayamadığını hüküm altına aldığını, kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas sayılı ilamı ile istinaf talebinin reddine kararı verildiğini, kararın temyizi üzerine de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas sayılı kararı ile temyiz başvurusunun reddine kararı verildiğini belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:Talep, inançlı işleme dayalı anonim şirket hisse iptali ve davacılar adına pay defterine tescil istemine ilişkin derdest davada hisselerin 3.kişilere rızai veyahut cebri icra marifeti ile de olsa devrinin ve satışının yasaklanmasına ilişkin ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinde tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6100 Sayılı HMK 389 /(2) Maddesi uyarınca "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanını 390 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemelerine yer verilmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.Davacı taraf inançlı işlem ile devrettikleri hisselerin bu kişilerce davalı diğer kişilere TBK 49/2 kapsamında ahlaka aykırı eylemle devri sebebine dayalı hisselerin iptalini talep etmektedirler.Somut olayda dosyanın geldiği aşama, bilirkişi raporu ve toplanan deliler ile davacı iddialarının yaklaşık olarak ispatlandığının kabul edilme imkanı bulunmadığından mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!