İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu vefat eden murisin destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesidir.
Özet: Bu hukuki evrak, 30.11.2019 tarihinde ticari bir taksi ile motosikletin çarpışması sonucu motosiklet sürücüsünün vefat etmesi üzerine açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasına ilişkindir. Vefat edenin anne, baba ve kardeşlerinin açtığı davada, taksinin sürücüsü, maliki ve sigorta şirketi; zamanaşımı, kusursuzluk ve talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğu gibi savunmalar ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, yapılan incelemede taksi sürücüsünü %80, motosiklet sürücüsünü %20 oranında kusurlu bularak, anneye 81.292,39 TL, babaya 57.898,65 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile anne ve babaya 80.000er TL manevi tazminatın, sigorta şirketi için poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir.

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 28.09.2021
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 06.02.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 06.02.2025
İzmir 2.sliye Ticaret Mahkemesinin 28.09.2021 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, 30.11.2019 tarihinde davalı ... Sigorta'nın ZMMS ve İMMS sigortacısı, davalı ...'ın maliki ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı ticari taksinin, müvekkillerinin murisi ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı motosikletle çarpışması sonucu muris ...'in vefat ettiğini, davalı sürücü hakkında İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/6 E. ve ███████ K. sayılı dosyası ile taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı ... Sigorta'ya müracaat edilmesi üzerine sigorta şirketi tarafından davacı anne ... için peşin sermaye değeri düşüldükten sonra 54.611,26 TL ve davacı baba ... için 45.077,67 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını belirterek, davacı anne ve baba için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacı anne ve baba için 100.000,00'er TL, davacı kardeş için 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davanın işveren mali mesuliyet sigortası kapsamında karşılanması gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında koruyucu ekipmanı takılı olmadan seyahat etmesi nedeniyle hesaplanacak olan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davacının yasal faiz talep edebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ceza dosyasında mahalinde keşif yapılması taleplerinin kabul edilmediğini ve İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden veya İTÜ Trafik Kürsüsünden rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, ceza dosyasının istinaf aşamasında olduğunu, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda müteveffanın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıların kaza sonucu talep edilen maddi/manevi tazminat talepleri bakımından, maddi tazminatlar yönünden zmms poliçesinin limitlerini aşan kısımlardan ve manevi tazminat taleplerinden poliçe limitleriyle sınırlı ... Sigorta A.Ş.nin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların zamanaşımı definin yerinde olmadığı ve ayrıca davaya bakmaya mahkemenin görevli olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporuna göre davalı sürücü ...'ın olayın meydana gelmesinde %80, davacıların murisinin ise %20 oranında kusurlu olduğu; aktüerya bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler güncellenerek mahsup edildikten sonra davacı ... için 57.898,65 TL, davacı ... için 81.292,39 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulüne, davacı anne ... yönünden 81.292,39 TL, davacı baba ... için 57.898,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 13.04.2020 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olarak) diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı anne ... ve davacı baba ... yönünden 80.000,00'er TL, davacı kardeş ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, sigortalı araç sürücüsüne %80 kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere sigorta hasar uygulamalarında kabul edilmiş teamüllere göre trafik kazalarında bir tarafın asli diğer tarafın tali kusuru ile meydana gelen kazalarda asli kusurlu tarafın %75, tali kusurlu tarafın %25 olarak belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1.8 teknik faizin kullanılmamasının hatalı olduğunu, 2918 sayılı Kanun’un 90. madde hükmü uyarınca TRH tablosunun kullanılması ve azami faiz oranı aşılmamak kaydıyla teknik faizin uygulanması gerektiğini, meydana gelen kaza bir iş kazası olduğunu, müteveffanın kaza esnasında kullandığı motosikleti işe gidip gelirken kullandığını, tazminattan peşin sermaye değeri tenzil edilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, İş Kanunu kapsamında SGK’ya başvuru yapılıp yapılmadığı, başvuru sonucu herhangi bir ödeme ve yahut gelir bağlanıp bağlanılmadığının araştırılması gerektiğini, kaza esnasında müteveffanın kaskının takılı olmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, maddi tazminat istemine ilişkin talep hakkında gerekçesi belirtilmeden hüküm kurulduğunu, cevap dilekçeleri ve bilirkişi raporlarına karşı itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğrayan kısımlarının zamanaşımı/hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davaya konu kazanın davalı sürünün kullandığı müvekkiline ait ... plakalı taksi içerisindeki yolcunun talebi üzerine gidiş geliş şeridi olan tek yolda Narlıderedeki istihkâm okuluna doğru seyir ederken, seyir istikametine göre yolun solunda kalan nizamiyeye geçmek için sağa yanaşan aracın, sinyal verip arkadan gelen araçların geçişini bekledikten ve araçlar geçişini tamamladıktan sonra güvenli bir şekilde seyir istikametine göre davalı sürücünün kendi şeridini ve karşı şeridi geçerek bitirdikten sonra nizamiyeye gireceği esnada müteveffanın süratli bir şekilde motoruyla kontrolsüzce gelip, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde herhangi bir önleyici tedbir almadan ani sola manevra yaparak, müvekkiline ait aracın sol ön kapı kısmından çarpmasıyla meydana geldiğini, müteveffanın kendi şeridinden çıktığını, zıt yönde karşı şeridi de geçerek nizamiyenin girişinin olduğu yerde araca çarptığını, bilirkişi raporunda tazminat hesabına esas kazanç durumunun yasal kesintiler yapıldıktan sonra net asgari ücretin 1,018 katı üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, davacıların bakiye ömür hesaplarını, destek payları oran dağılımını, yapılan hesaplamaları kabul etmediklerini, müteveffanın kaza sırasında kaskının takılı olmaması nedeniyle maddi tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fahiş miktarda olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçedeki manevi tazminat klozu gereği, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtilen manevi tazminat taleplerinin bedeni zararlar limitleri ile teminat kapsamına dâhil edildiğini, davacıların talep ettikleri maddi/manevi tazminat talepleri bakımından, maddi tazminatlar yönünden ZMMS poliçesinin limitlerini aşan kısımlardan ve manevi tazminat taleplerinden poliçe limitleriyle sınırlı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün gerçekleştiği tarihin hatalı belirlendiğini, reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı davacı sayısı kadar red vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının gerekçeli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazasında davacılar murisinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 29.01.2021 tarihli raporda, davalı sürücü ...'ın yolun sağ tarafında durduktan sonra sol tarafa dönmek için arka trafiği kontrol etmesi, gelmekte olan müteveffa idaresindeki aracın geçmesini beklemesi, daha sonra dönüşünü yapması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %80 oranında asli kusurlu olduğu, müteveffa ...'in ise sevk ve idaresindeki motosikletle seyir halinde iken sağ tarafta dönüş ışıkları yanan davalı idaresindeki aracı farkettiğinde hızını düşürüp yoldaki varlığını belli edecek şekilde ikazda bulunması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %20 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Belirlenen kusur oranlarının dosya kapsamındaki belgeler, kaza tespit tutanağı ve İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/6 E. ███████ K. sayılı dosyasında alınan kusur raporu ile uyumlu olduğu anlaşıldığından, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Trafik kazasından kaynaklanan tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. HD 03.01.2022 tarih ve █████████ E - █████████ K., 17. HD 23.03.2021 tarih ve █████████ E. - █████████ K.)
Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ███████-███████ sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih █████████E, █████████K). Yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD 24.02.2021 tarih ve █████████ E. - ██████████ K.)
Somut olaya hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan şekilde bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu'na göre belirlendiği, bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi usulüne göre hesaplandığı anlaşıldığından, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplamalara yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğine ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; Kaza tespit tutanağında müteveffa ...'in kaza sırasında kaskının takılı olup olmadığı "tespit edilemedi" şeklinde işaretlenmiş olup, otopsi raporunda müteveffanın ölüm nedeni "genel beden travmasına bağlı kafa kubbe ve kaide kemiklerinde kırıklar, pelvis kemiklerinde kırık ile birlikte beyin zarları arasında (subdural hematom, subaraknoid kanama) kanama, iç organ (böbrek, mesane) yaralanması ve hospitalizasyon sürecinde gelişen sistemik enfeksiyon (akciğer, kalp, böbrek), miyokard infarktüsü" şeklinde belirlendiğinden, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını gerektiren bir hal ve neden bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK █████/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle istinaf yoluna başvuranların manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... Sigorta Şirketi istinaf karar harcı olan 23.853,23 TL'den peşin alınan 5.964,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 17.889,23 TL harcın davalı ... Sigorta Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 23.853,23 TL'den peşin alınan 5.963,31 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 17.889,92 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!